Cerrahi alan enfeksiyonu saptanan olgularda risk faktörlerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR BOZYAKA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ORKUN SUBAŞI
Danışman: Mehmet YILDIRIM
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Cerrahi alan enfeksiyonları(CAE) operasyonlar sırasında cerrahlarca incelenen dokularda organlarda veya boşluklarda operasyon sonrası meydana gelen infeksiyondur. Cerrahi girişimi takiben, eğer implant/protez/mesh kullanılmamış ise 30 gün içinde, kullanılmış ise bir yıl içinde gözlenen, cerrahi girişimin uygulandığı doku veya organdaki enfeksiyonlar cerrahi alan enfeksiyonu olarak adlandırılır.Bu enfeksiyonlar insizyonel veya organ/boşluk enfeksiyonu olmak üzere iki gruba ayrılır. Ayrıca, insizyonel cerrahi alan enfeksiyonları da yüzeyel ve derin olmak üzere iki grupta incelenir.Cerrahi alan enfeksiyonları mortalite, morbidite hastane masraflarını arttırması bakımından cerrahinin ve sağlık sisteminin önemli bir sorunudur.Cerrahi alan enfeksiyonlarından korunmak ve gelişimini önlemek için risk faktörlerinin bilinmesi ve gerekli önlemlerin alınması şarttır. Bu çalışma İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği'nde yürütüldü. 2014-2018 yılları arasında opere olduktan sonra cerrahi alan enfeksiyonu saptanan 109 hasta ve aynı tarihler arasında opere edildikten sonra cerrahi alan enfeksiyonu saptanmayan 120 hasta, kontrol ve hasta grubu olarak ikiye ayrılarak incelendi. Hastalar retrospektif olarak hastane bilgi sistemi ve hasta dosyaları incelenerek tarandı. Cerrahi alan enfeksiyonlarında risk faktörleri arasında malignite, obezite, hipoalbuminemi, yaş, cinsiyet, ASA skoru, ameliyat zamanlaması(acil/elektif), ameliyat tipi(konvansiyonel/laparoskopik), diyabetes mellitus, anemi, hipoksi, ameliyat süresi, yetersiz antibiyotik proflaksisi, yara sınıfı, pre-op ve post-op hastanede yatış süresi, per-op kan transfüzyonu, cerrahi alan enfeksiyonun tipi gibi etkenler irdelendi.Saptanan cerrahi alan enfeksiyonunun türü(yüzeyel, derin, organ/boşluk) ve alınan yara yeri kültürlerinde saptanan mikroorganizmalar incelendi. Bu araştırmada istatistiksel değerlendirmeler için SPSS (Statistical package for Social Sciences) istatistik paket programı 22.0 sürümü kullanıldı.P < 0.05 anlamlı olarak kabul edildi. Risk faktörü olarak değerlendirilen parametrelerden hasta yaşı incelendiğinde CAE saptanan 109 hastanın yaş ortalaması 63±15 kontrol grubundaki 120 hastanın yaş ortalaması 49 ±17 olarak saptandı. (p<0.01) 229 hastanın 129'u(%56) erkek, 100'ü(%44) kadındı.Cinsiyet dağılımında erkeklerin %48'inde, kadınların %46'sında CAE saptandı.Erkeklerin ve kadınların arasında (%48.8 vs %46) anlamlı fark olmadığı(p=0.6) saptandı. Operasyon tipi incelendiğinde calısmadaki toplam 229 vakanın 186(%81) tanesinin açık operasyon, 43(%19) tanesinin laparoskopik operasyon olduğu saptandı.Açık operasyonlarda %55, laparaskopik operasyonlarda %11 oranında CAE saptandı. (p<0.01) Operasyon zamanlaması acil ve elektif olarak değerlendirildiğinde toplam 229 vakanın 74(%32.3) tanesinin acil olarak opere edildiği, 155(%67.7) hastanın elektif opere edildiği görüldü.Acil opere edilen vakaların %56sı elektif operasyonların %43ünde CAE saptandı. (p<0.01) Hastaların toplam 79(%34.4)tanesinde malignite mevcuttu.Malignitesi olanları %74, olmayanların %33'ünde CAE saptandı.(p<0.01) Albumin değeri 3.5gr/dl altındaki değerler hipoalbuminemi olarak belirlendi.Çalışmaya katılan 229 hastanın 106 tanesinin pre-op albumin değerlerine ulaşılabildi.106 hastanın 25'İnde hipoalbuminemi saptandı.Hipoalbuminemisi olanları %92'sinde CAE geliştiği görüldü.Albumin değeri normal olan hastaların %40'ında CAE geliştiği görüldü.(p<0.05) Çalışmada toplam 53 diyabetik hasta mevcuttu.Diyabetiklerin %56'sında, diyabeti olmayanların %44'ünce CAE saptandı.(p=0.1) ASA skorunun CAE ilişkisi incelendiğinde ASA skoru arttıkça CAE gelişme olasılığının arttığı saptandı.(p<0.01) Yara sınıfının CAE ilişkisi incelendiğinde yara sınıfında derece arttıkça CAE gelişiminde anlamlı artış saptandı.(p<0.01) Kan tx öyküsü olan hastaların %80'i CAE saptanan hastalar içinde olduğu, kan tx öyküsü olmayan hastaların %37'sinin CAE saptanan hastalar içinde olduğu görüldü.(p<0.01) CAE saptanan hastaların 19'unda, CAE saptanmayan hastaların 16'sında solunum sistemi hastalığı mevcuttu.Anlamlı fark saptanmadı.(p=0.3) Hemoglobin değeri 10 ve altındaki hastalar CAE gelişen grupta daha fazla saptandı.(p<0.01) Çalışmamızda operasyon süresi uzadıkça CAE gelişiminde anlamlı farklılık bulundu(p<0.01) Gelişen 109 cerrahi alan enfeksiyonu yüzeyel,derin ve organ/boşluk olarak incelendiğinde 43(%39) adet yüzeyel, 27(%24) adet derin, 39(%35) adet organ boşluk olarak saptandı.CAE saptanan hastaların kültür sonuçları incelendiğinde 11 hastanın kültür sonucuna ulaşılamadı.Kalan 98 hastanın kültür sonuclarına göre %40 e.coli, %32 klebsiella, %20 flora bakterisi, %20 enterokok, %16 entero/acinetobakter, %10 pseudomonas, %6 proteus, %6 oranında candida üremesi olduğu saptandı. Bizim çalışmamızda CAE; yaşlılarda, açık operasyonlarda, acil operasyonlarda, malignite varlığında, hipoalbuminemide, ASA skor yüksekliğinde, artan yara sınıfı derecesinde, kan transfüzyonunda, hemoglobin değeri düşüklüğünde, post-op yatış günü artışında anlamlı yüksek bulundu. Cerrahi alan enfeksiyonları, asepsi ve antisepsi uygulamalarında, sterilizasyon metotlarında, ameliyathane koşullarında ve cerrahi teknik, yoğun bakım imkanlarındaki ilerleme ve gelişmelere ve profilaktik antibiyotik uygulamalarına rağmen hâlâ modern cerrahinin çok önemli ve ciddi bir problemi olmaya devam etmektedir.