HIV ile enfekte, erkeklerle seks yapan erkeklerde (ESE) diğer cinsel yolla ile bulaşan etkenlerin, PCR yöntemi ile araştırılması ve ilişkili risk faktörlerinin belirlenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NOMIN BOLD

Danışman: Hayat KUMBASAR KARAOSMANOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda, polikliniğimize başvuran HIV ile enfekte erkeklerle seks yapan erkeklerdeki Neisseria gonorrhoea (NG), Chlamydia trachomatis (CT) ve HPV ile ilişkili cinsel yolla bulaşan hastalıkların prevalansını ve risk faktörlerini belirlemeyi amaçladık. Gereç-Yöntem: Hastanemiz Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji polikliniğine başvuran 100 HIV ile enfekte erkeklerle seks yapan erkekte (ESE) cinsel yolla bulaşan hastalıkları (CYBH) tarama amacı ile semptomatik olsun veya olmasın üretral, orofarengeal, rektal ve idrar örneklerinden multiplex polymerase chain reaction (PCR) yöntemi ile NG, CT, onkojenik HPV tiplerinin varlığı araştırılarak, sosyodemografik özellikleri ve test sonuçları hastane veri sistemi ve hasta dosyalarından elde edilmiştir. Bulgular: Çalışma kapsamına alınan olgularda NG veya CT ilişkili CYBH sıklığı %17 olarak saptanmıştır. CYBH ile yaş, eğitim, medeni durum, keyif verici madde ve kondom kullanımı, partner sayısı, daha önce cinsel yolla bulaşan hastalık öyküsü arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. En fazla enfeksiyon etkeni saptanan bölgeler sırası ile rektal, üretra, idrar ve orofarenks olarak bulunmuştur (82%, 40%, 23% ve 17%). Olgularımızın yarısından fazlasının (% 56) onkojenik HPV ile enfekte olduğu tespit edilmiştir.En fazla saptanan HPV tipleri sırası ile HPV 68 (%22), HPV 31 (%18), HPV 39 (%17) ve HPV 51 (%16) olarak bulunmuştur. Sonuç: HIV ile enfekte, erkeklerle seks yapan erkeklerde diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara sık rastlanılmaktadır. Olgularımızın da yaklaşık beşte birinde NG veya CT ilişkili CYBH saptanmış olup, prevalans yüksektir. Yalnızca üretral örneklerde araştırılmış olsaydı olguların yarısından fazlasında CYBH tanısının atlanacağı belirlendiğinden ekstragenital bölgelerden tarama yapılmasının önemi de anlaşılmaktadır. HIV ile yaşayan ve riskli cinsel teması olan bireylerde diğer CYBH'lerın genital ve ekstragenital bölgelerden taranması gerekli olmakla birlikte pek çok merkezde rutin olarak yapılmamaktadır. Bu konunun önemini vurgulamaya ve farkındalık oluşturmaya yönelik daha fazla araştırma yapılmalıdır. Anahtar kelime: Cinsel yolla bulaşan hastalıkları, HIV, C.trachomatis N.gonorrhoeae