Pentraxin-3 subklinik hipotiroidi hastalarında kardiyovasküler riski göstermede yeni bir belirteç olabilir mi?
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AHMET KOÇ
Danışman: İbrahim GÜNEY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Subklinik hipotiroidi (SH) toplumda sık rastlanan bir tiroid hormon fonksiyon bozukluğudur. SH normal referans aralığında serbest T4 (sT4) ve yüksek tiroid sitimülan hormon (TSH) seviyeleri ile karakterizedir. Etiyolojisi net olmamakla birlikte, otoimmun durumlar, iyot yetersizliği, aşırı iyot alımı, ilaca bağlı nedenlerin sürece katkısı olduğu bildirilmektedir. Pentraxin-3 (PTX-3) iki kısa pentraxin, C-reaktif protein (CRP) ve serum amiloid P (SAP) yi içeren bir akut faz protein ailesi olan pentraxin super ailesinin bir üyesi olup vasküler inflamatuar yanıtı ve endotel disfonksiyonunu destekler. Bu çalışmada subklinik hipotiroidi hastalarında kardiyovasküler hastalık riski göstergesi olan PTX-3'ün değişip değişmediğini incelemek ve PTX-3 ile karotis intima media kalınlığı (KİMK) ve high sensitif CRP (HsCRP)korelasyonunu ortaya koymak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Endokrinoloji ve İç Hastalıkları polikliniklerine Mayıs 2019–Ağustos 2019 tarihleri arasında başvuran 30-60 yaş arası iki grup hasta çalışmaya alınmıştır. Birinci grubu, serum serbest T4 ve/veya serbest T3 düzeyi normal ve TSH düzeyi yüksek (5-10 mU/L) olduğu ve aşikar hipotiroidinin klinik bulgularının olmadığı 60 subklinik hipotiroidi tanısı almış hasta oluşturmuştur. İkinci grup kontrol grubu olarak değerlendirilmiştir ve 30 sağlıklı birey çalışmaya alınmıştır. Çalışma grubundaki hastaların tamamının demografik verileri, fizik muayene bulguları, bel ve kalça çevreleri, serum üre, kreatinin, ürik asit, AST, ALT, total kolesterol, trigliserid, HDL, LDL, hemogram, tiroid hormon (TSH, sT3 ve sT4) düzeyleri, tiroid otoantikorları (Anti-TPO, Anti-Tg), insülin, serum PTX-3 ve HsCRP düzeyleri bakılmıştır. Ayrıca KİMK ölçümleri yapılmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 90 hastadan 60'ının subklinik hipotiroidi dışında ek hastalığı ve sigara kullanımı yoktu. Subklinik hipotiroidisi olan 60 hastanın 52'si (%86,7) kadın, 8'i (%13,3) erkekti. Kontrol grubunun ise 26'sı (%86,7) kadın, 4'ü (%13,3) erkekti (p=1,000). Hasta ve kontrol grupları genel özellikler açısından karşılaştırıldığında cinsiyet dağılımının benzer olduğu görüldü. Subklinik hipotiroidi hasta grubu ile sağlıklı kontrol grubu yaş ortalamaları benzerdi(sırasıyla 42,8±12,7'e karşın 38,7±10,7)(p=0,138). Laboratuvar verilerinde, subklinik hipotiroidi grubunda TSH düzeyi 6,5(5-10)mU/L, kontrol grubunda ise 1,9(0,7-3,8)mU/L idi (p<0,001). Subklinik hipotiroidi grubunda pentraxin-3 düzeyi ortancası [3,9(2,3-60,2)ng/mL] kontrol hasta grubuna [3,5(1,4-7,9)ng/mL] göre daha yüksekti (p=0,008). Subklinik hipotiroidi grubunda HsCRP düzeyi [2,8(1,5-34,4)ng/mL] kontrol hasta grubuna göre [2,2(1-6,6) ng/mL] daha yüksek saptandı (p=0,001). Subklinik hipotiroidi hasta grubunun karotis intima media kalınlığı [0,48(0,19-0,65) cm] kontrol hasta grubuna göre [0,26(0,16-0,48) cm]daha yüksekti ve farkın istatiksel olarak anlamlı olduğu tespit edildi (p<0,001). Subklinik hipotiroidi grubunun trigliserid düzeyi [108(50-334) mg/dl] kontrol hasta grubuna göre [83(40-300) mg/dl]daha yüksekti(p=0,014). Pentraksin-3 düzeyi ile HDL (p=0,005, rho=0,360) ve HsCRP düzeyleri (p<0,001, rho=0,865) arasında pozitif yönde, istatistiksel olarak anlamlı korelasyon olduğu gözlendi. Subklinik hipotiroidi ile bağımsız ilişkili faktörlerin değerlendirilmesi için binominal lojistik regresyon analizi yapıldı. KİMK, serum ürik asit ve PTX-3 düzeyleri bağımsız ilişkili parametreler olarak saptandı. Sonuç: Bu araştırma hipotiroidili hastalarda subklinik aşamada KİMK artışlarının başladığını doğrulamaktadır. Elde ettiğimiz veriler doğrultusunda subklinik hipotiroidi hastalarında kardiyovasküler risk belirteci olarak vasküler enflamasyonu ve endotelal disfonksiyonunu gösteren PTX-3'ün kullanılabileceğini söyleyebiliriz. Ayrıca PTX-3'ü kardiyovasküler riski göstermede hsCRP, KİMK ve TG düzeyleride desteklemektedir. Anahtar kelimeler: Subklinik hipotiroidi, pentraxin-3, ateroskleroz