Acil serviste COVID-19 ön tanısıyla değerlendirilen PCR testi negatif olup sonrasında pozitifleşen hastaların klinik özelliklerinin ve tam kan sayımı parametrelerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BÜŞRA BEKTAŞ

Danışman: Özgür DİKME

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve amaç: COVID-19 pandemisi ülkemizde ve tüm dünyada önemli bir sağlık sorunu teşkil etmektedir. Bu çalışmada; acil servise başvuran, ilk sürüntü testi negatif olup devamındaki sürüntü testlerinde pozitiflik saptanan hastaların klinik özelikleri ve tam kan sayımı parametreleri arasındaki ilişkinin araştırılması hedeflenmiştir. Gereç ve yöntem: Tek merkezli, retrospektif, kesitsel ve gözlemsel olarak planlanan çalışmamıza; ilk PCR testi negatif olup, 10 gün içinde benzer şekilde acile tekrar başvuran PCR testi pozitifliği saptanan hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların demografik özellikleri, vital bulguları, şikayetleri, kronik hastalıkları, şikayet süresi ve iki başvuru arasındaki süre, ilk ve ikinci başvuruda çalışılmış olan tanımlanmış tam kan sayımı parametreleri kaydedilip, PCR örneklerinin pozitifleşmesinin bu parametrelerle ilişkisi araştırılmıştır. Bulgular: Çalışmaya 89'u semptomatik, 34'ü asemptomatik olmak üzere toplam 123 hasta dahil edildi. Bunlardan semptomatik grupta vücut ısısı daha yüksek ve SpO2 yüzdesi daha düşük bulundu. Kronik hastalıklar incelendiğinde en sık HT, sonrasında sırası ile DM ve KAH görüldüğü bulundu. En sık semptomun ateş olduğu, sonrasında sırası ile öksürük ve ağrının yer aldığı görüldü. İki PCR alımı arasında geçen süre medyan değeri 6 gün bulundu. Hastaların tam kan sayımı parametreleri incelendiğinde ikinci başvuruda, lökosit, nötrofil, lenfosit, trombosit, hematokrit ve NLR'de düşüş saptanırken, bant formasyonu ve PLR'de artış saptandı. Lökosit düşüşünün; semptomatik grupta istatistiksel olarak korele iken, asemptomatik grupta istatistiksel olarak korele olmadığı bulundu. Diğer parametrelerin ise istatistiksel korele olarak değiştiği bulundu. Her iki grubun kendi içerisinde de nötrofil, lenfosit, trombosit, hematokrit ve NLR'de azalma saptanırken, bant formasyonu ve PLR'de artış saptandı. En güçlü korelasyon semptomatik gruptaki nötrofil sayısındaki düşüşe ait idi. İlk başvuruda semptomatik grupta asemptomatik gruptan daha yüksek immatür granülosit ve PLR olduğu, ikinci başvuruda ise sadece immatür granülosit sayısının semptomatik grupta asemptomatik gruptan daha yüksek olduğu istatistiksel anlamlı olacak şekilde izlendi. Sonuç: COVID-19 şüphesiyle tekrarlayan değerlendirmelerde tanımlanmış tam kan sayımı parametrelerinin testin pozitifleşmesiyle ilgili öngörüleri destekleyebilir. Özellikle semptomatik hastalarda saptanan yüksek PLR değeri ve immatür granülosit sayısının, başlangıçta negatif saptanan COVID-19 testinin süreç içerisinde pozitifleşebileceği konusunda şüphe uyandırması gerektiğini düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: COVID-19, PCR, tam kan sayımı, acil servis