Lateralize periyodik deşarjlarda (LPDD) elektrografik ve radyolojik bulguların nöbet ile ilişkisinin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ABDULHAMİT SAĞLAM
Danışman: Ayşe Özlem ÇOKAR DEMİRBİLEK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Lateralize Periyodik Deşarjlarda (LPD) Elektrografik ve Radyolojik Bulguların Nöbet İle İlişkisinin İncelenmesi Amaç: Lateralize periyodik deşarjların (LPD) iktal-interiktal süreklilik içindeki klinik anlamı hâlen tartışmalıdır. LPD'lerin bazı olgularda interiktal bir hasar göstergesi gibi, bazı olgularda ise nöbet veya status epileptikus ile ilişkili iktal/peri-iktal bir patern gibi gözükmesi, bu paternlerin morfoloji, frekans, amplitüd, prevalans, lokalizasyon, klinik bulgular ve nöroradyolojik verilerle birlikte değerlendirilmesini gerektirmektedir. Bu çalışmada LPD saptanan olgularda elektrografik özellikler, morfolojik alt gruplar, lokalizasyon ve radyolojik bulguların nöbet ve status epileptikus ile ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak EEG arşivi tarandı ve LPD devamlılığı kayıt süresinin %50'sinden fazla saptanan toplam 54 olgu çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, klinik bulguları, etiyolojileri, bilinç durumu, nöbet tipleri, status epileptikus varlığı, diazepam uygulanma durumu ve tedavi yanıtları değerlendirildi. EEG kayıtları LPD morfolojisi, frekansı, amplitüdü, prevalansı, keskinliği, yayılımı ve lokalizasyonu açısından yeniden incelendi. LPD'ler morfolojik olarak LPD-proper, LPD-plus ve LPD-max şeklinde; lokalizasyon açısından ise frontal, santro-temporal ve posterior temporo-pariyeto-oksipital (Post-TPO) bölgeler temelinde sınıflandırıldı. Nöroradyolojik değerlendirmede yapısal lezyon varlığı, lezyon-LPD lokalizasyon uyumu ve epileptik nöbet lehine değerlendirilen peri-iktal sinyal değişiklikleri incelendi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 54 olgunun yaş ortancası 64 yıl idi ve olguların %57,4'ü kadındı. LPD lokalizasyonu en sık Post-TPO bölgede izlendi (%63). LPD morfolojik alt gruplarının lokalizasyonlara göre dağılımı anlamlı farklılık gösterdi (p=0,038). Tüm kohortun 16/54'ünde elektrografik veya elektroklinik nöbet, 34/54'ünde ise status epileptikus saptandı. ESz/ECSz oranı LPD-proper grubunda %15,6, LPD-plus grubunda %30,8 ve LPD-max grubunda %77,8 idi (p=0,001). Status epileptikus oranı ise LPD-proper, LPD-plus ve LPD-max gruplarında sırasıyla %50,0, %69,2 ve %100 olarak bulundu (p=0,020). Sürekli (kaydın >%90'ında devam eden) prevalans, yüksek amplitüd ve Post-TPO lokalizasyonu nöbet ve/veya status epileptikus ile ilişkiliydi. Buna karşılık LPD frekansı ile nöbet veya status epileptikus arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Nöroradyolojik değerlendirmede hastaların büyük çoğunluğunda LPD lokalizasyonu ile uyumlu kortikal veya kortikosubkortikal yapısal lezyon izlendi. Bazı olgularda LPD ile uyumlu kortikal bölgede ve ipsilateral pulvinar çekirdek düzeyinde epileptik nöbet lehine değerlendirilen peri-iktal sinyal değişiklikleri saptandı. Sonuç: Bu bulgular LPD'lerin tek başına interiktal bir patern olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, özellikle LPD-max, yüksek amplitüdlü, sürekli ve Post-TPO yerleşimli paternlerin yüksek iktal/peri-iktal potansiyel taşıdığını göstermektedir. Çalışmanın özgün yönü, LPD'lerin LPD-max dâhil morfolojik alt gruplarına ayrılması; bu alt grupların lokalizasyon, elektrografik özellikler, tedavi yanıtı ve radyolojik bulgularla birlikte değerlendirilmesi ve böylece nöbet riskinin bütüncül bir yaklaşımla incelenmesidir. Anahtar Kelimeler: EEG, Lateralize periyodik deşarj, LPD-max, elektrografik nöbet, iktal-interiktal süreklilik, status epileptikus