Geriatri polikliniğine başvuran hipertansiyon tanılı yaşlı hastalarda kognitif kayıpla ilişkili faktörlerin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEYİD YILDIRIM
Danışman: Mustafa Kemal KILIÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Yaşam beklentisinin artmasıyla dünya nüfusu kaçınılmaz olarak daha fazla yaşlı popülasyona sahip olmaya devam edecektir. Yaşlı nüfusun günlük yaşam aktivitelerini kısıtlayıp morbidite ve mortalitesine en sık neden olan hastalıkların başında demans gelmektedir ve maalesef halen hastalık sürecine etkili bir tedavi ajanı bulunmamaktadır. Bundan dolayı demans yönetimindeki en stratejik konu önlenebilir etiyolojilerin belirlenmesi, bu etiyolojilerin etkin tedavi edilmesi suretiyle demansa gidişin engellenmesi ya da geciktirilmesidir. Yapılan çalışmalarda hipertansiyonun -özellikle orta yaş (5. ve 6. dekadlar) hipertansiyonunun- demansın önlenebilir en önemli etiyolojisi olduğu gösterilmiştir. Hipertansiyon tedavisinde kullanılan bazı ajanların potansiyel pleiotropik etkileri ile demansa gidişte rol oynayan mekanizmaları etkileyerek demansa gidişi engellediğini belirten çalışmalar vardır. Bizde bu bilgiler ışığında, çalışmamızda hastanemiz geriatri polikliniğine başvuran hipertansiyon tanısı bilinen ve antihipertansif tedavi verilerine tamamen ulaşılabilen hastaların kognitif fonksiyonlarıyla ilişkili faktörlerin araştırılmasını amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Geriatri polikliniğine Haziran 2016-Temmuz 2019 tarihleri arasında başvuran hipertansiyon tanısı bilinen ve antihipertansif tedavi verilerine tamamen ulaşılabilen hastaların MMSE skorlarına göre sınıflanan kognitif fonksiyonlarıyla ilişkili faktörleri inceledik. Çalışmamız kesitsel,retrospektif ve analitik bir çalışmadır. İlgili tarihte geriatri polikliniğimize 1201 hasta girişi tespit edilmiştir. Bu hastalardan 665'i hipertansiyon tedavi verilerine tamamen ulaşılıp çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların demografik verileri, yandaş hastalıkları, kullandıkları antihipertansif tedaviler, mono/dual/triple/quadruple tedavi rejimlerinde kullandıkları ilaçlar,polifarmasi durumları,alışkanlıkları, geriatrik sendrom ve dizabilite sıklıkları, laboratuar verileri Mini Mental Durum Değerlendirme Test skorlarına göre oluşturulan kognitif sınıflar (normal kognisyon, hafif kayıp, ciddi kayıp) arasında farklılık yönünden tek değişkenli ve çok değişkenli istatistiksel analizler ile değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya katılan 665 hastanın 460'ı(%69,2) kadın, yaş ortalaması ise 79'dur(62-99). Hastalarımızın 323'ü (%48,6) okur yazar değil, 72'si (%10,8) ise okur yazar olmasına rağmen hiç okula gitmemişti. Hastalarda en sık yandaş hastalık olarak 259(%38,9) kişide diyabetes mellitus olduğu görüldü. Monoterapi alan hastalarınen çokKKB (çalışma evrenindeki oran=%8,6 n=57) kullandığı görüldü. Sonrasında 56(%8,4)kişi ile RAS blokeri monoterapisi gelmekteydi. Diüretikli dual terapi ise en sık kullanılan tedavi rejimiydi(n=180 %27,1). Mono/dual/triple/quadruple terapilerin hepsini kapsayacak şekilde KKB'ler sınıflandırıldığında en sık amlodipin kullanımının olduğu görülmüştür (n=148, %22,3). İkinci sıklıkta tercih edilenKKB ise 53(%8) kişi ile lerkanidipin olmuştur.Tek değişkenli analize göre yaş arttıkça kognitif kayıp oranı artmaktadır(p<0,001). Eğitim seviyesi de etkili faktörlerin başında gelmektedir(p<0,001) ve ciddi kognitif kaybı olan hastaların 88'i (%82,2) okur yazar değildir.Koroner arter hastalığı(p=0,039), inkontinans(p=0,012), MNA-SF skoru (p<0,001), sigara kullanımı (p<0,001) kognitif sınıflar arasında anlamlı olarak farklı bulunan etkenlerdir. Çok değişkenlilojistik regresyon analizindekognitif kayıp riskinikadın cinsiyetin 18,4 kat (%95 GA=4,9-68,5 p<0,001),atriyal fibrilasyonun 29,8 kat (%95 GA=3,3-266,7p=0,002), uyku süresinin 1,26 kat (%95 GA=1,03-1,55p=0,021) artırdığısonucuna varılmıştır. Çalışmamızda gözlük kullanımı (OR:0,18 %95 GA=0,06-0,50 p=0,001), Lawton-Brody skorunun yüksekliği (OR:0,79 %95 GA=0,69-0,89 p<0,001) ve MNA-SF skorlarının yüksekliği (OR:0,76 %95 GA=0,60-0,96 p=0,024) kognitif kaybı azaltan faktörler olarak bulunmuştur. Antihipertansif tedavi grupları arasında Mini Mental Durum Değerlendirme skorlarının dağılımı açısından anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p=0,010). Bununla birlikte farklı KKB'ler arasında anlamlı fark bulunmamıştır(p =0,932). Tartışma ve sonuç: Geriatri polikliniğine başvuran hipertansiyon tanılı yaşlı hastalarda kognitif kayıpla ilişkili faktörlerin incelenmesi çalışmamızda kognitif kayba sebep olan en önemli nedenler olarak kadın cinsiyet ve atriyal fibrilasyonu tespit ettik. Günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığın ve bilişsel rezervin korunmasının göstergesi olan Lawton-Brody skoru, MNA-SF skoru ve gözlük kullanımının ise kognitif kayıp açısından koruyucu olduğunu tespit ettik. Özellikle gözlük kullanan hastalarımızın daha iyi bilişsel performansa sahip olması yaşlı nüfusta ihtiyacı olan hastalara kognitif fonksiyonların korunması amacıyla erken gözlük başlanması gerekliliği açısından yeni araştırmalara ilham olabilecektir. Her ne kadar son 2 dekaddır demans için bazı antihipertansif ajanların çeşitli mekanizmalar ile demansı engelleyeceği düşüncesi öne çıkmış olsada çalışmamızda hiçbir ajanın direkt olarak kognitif kayıptan koruduğuna dair net bir sonuç elde edilememiştir. Gözlük kullanımının ve Lawton-Brody skoru yüksekliğinin kognitif kayıp üzerine koruyucu etkilerinin olmasıyaşlı popülasyonda özellikle bilişselrezervi koruyucu, daha aktif bir şekilde hayatın içinde kalacakları aktivitelerin ve enstrümanların geliştirilmesinin demansı engellemesebile geciktireceğini düşündürmektedir. İleride antihipertansif tedavi ve yaşam içinde daha aktif kalmayı sağlayacak faaliyetlerinbilişsel rezerv üzerinekoruyucu etkisini inceleyen çalışmaların yapılmasının önemli olacağını düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: Hipertansiyon, Kognitif Bozukluk, antihipertansif tedavi, Mini Mental Test Skoru