Horizontal şaşılık nedeniyle opere edilmiş ve postoperatif dönemde ortoforik olan çocuk hastaların mikroperimetrik değerlerinin sağlıklı grup ile karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP GÖKDOĞAN

Danışman: Aslı VURAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, horizontal şaşılık nedeniyle cerrahi uygulanmış ve ortoforik ya da kabul edilebilir düzeyde rezidü kayma miktarı ile takip edilen çocuklarda, postoperatif dönemde mikroperimetrik parametreleri değerlendirmek ve ezotropya (ET), ekzotropya (XT) ile sağlıklı kontrol grupları arasında fiksasyon stabilitesi, fiksasyon lokalizasyonu ve retinal hassasiyet açısından farklılık olup olmadığını araştırmaktır. Bu sayede şaşılığın, yalnızca oküler hizalanmayı bozan bir patoloji olmadığını, aynı zamanda binoküler görme gelişimini, foveal fiksasyon organizasyonunu ve maküler fonksiyonları etkileyebilen bir durum olduğunu göstermeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği'nde, 2021-2026 yılları arasında horizontal şaşılık cerrahisi geçirmiş ve en az 6 ay sonraki dönemde mikroperimetri incelemesi yapılmış, 7-12 yaş aralığındaki primer pozisyonel durumu ortoforik olan hastaların kayıtları retrospektif olarak incelendi. Hastalar şaşılık tipine göre; ekzotropya cerrahisi geçirenler ve ezotropya cerrahisi geçirenler olmak üzere iki gruba ayrıldı. Demografik özellikler açısından benzer bir sağlıklı grup ise kontrol grubu olarak seçildi. Çalışmaya toplam 90 hastanın 90 gözü dahil edildi; bunların 30'u ET, 30'u XT ve 30'u sağlıklı kontrol grubundaydı. Ambliyopisi bulunan olgular ve mikroperimetri test güvenilirliğini etkileyebilecek düzeyde kooperasyon problemi bulunan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Tüm hastalara tam oftalmolojik muayene yapıldı. Mikroperimetri çekimleri MP-1 cihazı ile yapılmıştı. Değerlendirmede fiksasyon stabilitesi (BCEA, Bivariate Contour Ellipse Area), retinal hassasiyet (desibel, dB) ve fiksasyon lokasyonu parametlerine bakıldı ve gruplar arasında istatistiksel olarak karşılaştırıldı. Bulgular: Yaş ve cinsiyet dağılımı açısından gruplar arası anlamlı farklılık izlenmedi. Fiksasyon stabilitesi (FS) açısından stabil/rölatif anstabil/anstabil olarak 3'lü yapılan analizlerde şaşılık grupları ile kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı fark izlendi (p<0.001). ET grubunda stabil fiksasyon oranı (%50) XT grubuna (%73.3) göre daha düşük görünse de istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0.194). FS; stabil/stabil değil olarak 2'li grup halinde de değerlendirildi. Benzer şekilde ET grubundaki stabil fiksasyon oranı XT ve kontrol gruplarına göre daha düşüktü ancak XT grubuyla arasında anlamlı fark izlenmedi (p=0.063). Fiksasyon lokalizasyonu üç kategorili olarak değerlendirildiğinde gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı; ancak predominant santral ve santral değil şeklinde ikili olarak sınıflandırıldığında gruplar arasında anlamlı fark bulundu (p=0,024). Kontrol grubunda santral olmayan fiksasyon izlenmezken, bu oran ET grubunda %23,3, XT grubunda %16,7 olarak saptandı. Ancak bu fark istatistiksel olarak anlamlı düzeye ulaşmadı (p=0.519). Retinal hassasiyet parametlerinin her üçünde de kontrol grubu ile şaşılık grupları arasında anlamlı fark mevcuttu (p<0.001) fakat ET/XT arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı düzeye ulaşmadı. Postoperatif rezidü kayma miktarı sürekli değişken olarak değerlendirildiğinde, yalnızca santral retinal hassasiyet ile negatif yönde, zayıf fakat istatistiksel olarak anlamlı korelasyon saptandı (rho=-0,293; p=0,023). Rezidü kayma 0–4 PD ve 6–10 PD olarak iki kategoriye ayrıldığında, 0–4 PD grubunda within 2° derece (%) ve within 4° derece (%) değerleri 6–10 PD grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek bulundu (sırasıyla p=0,045 ve p=0,035). 1SD BCEA ve 3SD BCEA değerleri 6–10 PD grubunda anlamlı olarak daha yüksekti (sırasıyla p=0,035 ve p=0,046). Retinal hassasiyet açısından değerlendirildiğinde ise 0–4 PD grubunda santral, parasantral ve ortalama retinal hassasiyet değerleri 6–10 PD grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek saptandı (sırasıyla p=0,007, p=0,010 ve p=0,041). Rezidü kayma grupları arasında şaşılık tipi dağılımı açısından anlamlı fark bulunmadı (p=0,796). Sonuç: Horizontal şaşılık cerrahisi geçirmiş çocuklarda postoperatif dönemde klinik olarak başarılı kabul edilen motor hizalanmaya rağmen mikroperimetrik parametrelerde sağlıklı çocuklara kıyasla farklılıklar olabileceği görülmüştür. Bu farklılıkların binoküler deneyim ve rezidüel kayma miktarı ile ilişkili olabileceği düşünüldü. Bu nedenle gelecekte MP, şaşılık cerrahisi sonrası değerlendirmede motor hizalanmaya ek olarak foveal fiksasyon organizasyonu ve maküler fonksiyonel durumu ortaya koyabilen tamamlayıcı bir yöntem olarak değerlendirilebilir. Anahtar Kelimeler: Horizontal şaşılık, ezotropya, ekzotropya, mikroperimetri, fiksasyon stabilitesi, fiksasyon lokalizasyonu, retinal sensitivite