KOAH alevlenmesi ile başvuran hastalarda mortaliteyi öngörmede DECAF, CURB-65, BAP-65 ve Ottawa KOAH risk skorlarının prokalsitonin düzeyleri ile ilişkilerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SENA TOPRAK
Danışman: Öner BOZAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, acil servise Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) alevlenmesi ile başvuran hastalarda, yaygın kullanılan prognostik skorlama sistemleri olan DECAF, CURB-65, BAP-65 ve Ottawa KOAH Risk Skalası'nın (OCRS) 30 günlük mortaliteyi öngörmedeki karşılaştırmalı etkinliklerini ve serum prokalsitonin (PCT) düzeylerinin bu modellere ek prognostik katkısını değerlendirmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu tek merkezli, gözlemsel prospektif kohort çalışma, Ağustos 2025 - Ekim 2025 tarihleri arasında Prof. Dr. Cemil TAŞCIOĞLU Şehir Hastanesi Acil Servisi'nde etik kurul onayı alındıktan sonra yürütüldü. GOLD kriterlerine göre KOAH alevlenme tanısı alan, 18 yaş üstü ve bilgilendirilmiş onam veren hastalar çalışmaya dahil edildi. Dispnenin alevlenme dışı bir nedene bağlı olduğu veya belirli ciddi ek hastalıkları/durumları olan hastalar dışlandı. Katılımcıların demografik verileri, klinik öyküleri, başvuru vital bulguları, laboratuvar sonuçları (Prokalsitonin, arter/venöz kan gazı pH/pCO2 dahil), görüntüleme ve EKG bulguları standart bir olgu rapor formuna prospektif olarak kaydedildi. Bu veriler kullanılarak her hasta için DECAF, CURB-65, BAP-65 ve OCRS skorları hesaplandı. Birincil sonlanım noktası, e-Nabız sistemi üzerinden teyit edilen 30 günlük tüm nedenlere bağlı mortalite idi. İkincil sonlanımlar arasında yoğun bakım yatışı, 30 gün içinde yeniden başvuru ve skorların karşılaştırmalı prognostik performansları (ROC analizi, lojistik regresyon) yer aldı. Gerekli örneklem büyüklüğü hedefine ulaşılarak nihai analize 200 hasta dahil edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 200 KOAH alevlenmesi hastasının 30 günlük mortalite oranı %31.5 (n=63) olarak saptandı. Mortaliteyi öngörmede, ROC analizi ile en yüksek ayırt ediciliğe sahip skor CURB-65 (EAA: 0.838) olurken, bunu BAP-65 (EAA: 0.805) ve DECAF (EAA: 0.793) takip etti; OCRS ise en düşük performansı gösterdi (EAA: 0.678). Optimal eşik değerlerinde, DECAF en yüksek sensitiviteyi (%74.6) sergilerken, BAP-65 (%82.5) ve CURB-65 (%80.3) en yüksek spesifisiteye sahip skorlar olarak belirlendi. Tek değişkenli analizde mortalite riskindeki en yüksek artış katsayısı BAP-65 ile ilişkiliydi. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde, DECAF, CURB-65 ve BAP-65 skorlarının bir arada değerlendirilmesi mortaliteyi en iyi açıklayan modeli oluşturdu (%52.1). Serum prokalsitonin düzeyleri, tek başına veya skorlarla birlikte değerlendirildiğinde, 30 günlük mortaliteyi öngörmede istatistiksel olarak anlamlı bağımsız bir katkı sağlamadı. Yoğun bakım ünitesine yatışı öngörmede ise DECAF skoru en iyi performansı (EAA: 0.853) sergiledi. 30 gün içinde yeniden başvuru ile skorlar arasında karmaşık ilişkiler gözlendi. Akciğer kanseri varlığı ve indeks başvuruda başlanan tedavi olarak mekanik solunum desteği ihtiyacı, skorlardan bağımsız önemli mortalite risk faktörleri olarak belirlendi. Sonuçlar: Araştırmamızda, KOAH alevlenme hastalarında 30 günlük mortaliteyi öngörmede CURB-65 (en yüksek EAA), BAP-65 (en yüksek spesifisite) ve DECAF (en yüksek sensitivite) skorlarının etkin olduğu, OCRS' nin ise diğerlerine kıyasla daha zayıf bir performans gösterdiği saptandı. Çalışmamızın önemli bir bulgusu olarak, serum prokalsitonin düzeylerinin, bu klinik skorların prognostik değerine anlamlı bir ek katkı sağlamadığı bulundu. Mortaliteyi en iyi açıklayan modelin DECAF, CURB-65 ve BAP-65 skorlarının kombinasyonu olduğu görüldü. Bu veriler ışığında, acil serviste KOAH alevlenmesi risk değerlendirmesinde bu üç skorun (özellikle kombine) kullanılmasının faydalı olabileceği, ancak prokalsitoninin mortalite öngörüsündeki ek rolünün bu popülasyonda desteklenmediği sonucuna varılmıştır. Farklı skorların güçlü yönlerini (sensitivite vs. spesifisite) dikkate alarak yapılacak değerlendirmeler ve ilerideki çok merkezli çalışmalar, klinik karar verme süreçlerini daha da iyileştirebilir. Anahtar Kelimeler: KOAH alevlenmesi, DECAF, CURB-65, BAP-65, OCRS, Prokalsitonin, Mortalite