Rozasea hastalarında subklinik aterosklerozun akım aracılı dilatasyon yöntemi ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NAZLI CAF
Danışman: Zafer TÜRKOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Rozaseanın inflamatuvar özellikler göstermesi nedeniyle literatürde endotel disfonksiyonuna yol açarak kardiyovasküler hastalık oluşumuna katkıda bulunabileceği bildirilmiştir. Çalışmamızın amacı rozasealı hastalarda, akım aracılı dilatasyon (AAD) yöntemi kullanarak endotel disfonksiyonu olup olmadığının gösterilmesidir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 73 rozasealı ve 73 yaş ve cinsiyet olarak uyumlu sağlıklı gönüllü alındı. Hipertansif hastalık, tip I veya II diyabetes mellitus, geçirilmiş serebrovasküler hastalık, koroner arter hastalığı, kronik böbrek yetmezliği ve karaciğer yetmezliği, son üç ayda kronik steroid kullanımı, OKS veya HRT tedavisi kullanan kadınlar, gebeler, laktasyon dönemindeki kadınlar, alkol kötüye kullanım öyküsü olanlar, antihipertansif veya antiagregan ilaç kullan bireyler çalışmaya dahil edilmedi. Katılımcıların demografik ve klinik verileri ile antropometrik ölçümleri kaydedildi. AAD ölçümü, çalışma için kör bir kardiyolog tarafından General Electric Vivid 3 ekokardiyografi cihazı, General Electric 10 L lineer probu ile yapıldı. Ölçüm öncesi sistolik ve diyastolik kan basınçları ölçüldü. Biyokimyasal ve hematolojik parametrelerden hemogram, eritrosit sedimentasyon hızı, CRP, total kolesterol, trigliserid, LDL, HDL ve açlık kan şekeri değerleri ölçülerek değerlendirildi. Bulgular: Rozasea hastaları ve sağlıklı kontrol grupları arasında AAD değeri istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0.000). Metabolik sendrom varlığı vaka grubunda kontrol grubuna göre anlamlı yüksek bulundu (p=0.009). Sistolik ve diyastolik tansiyon arteryel basınçları ile plazma nötrofil/lenfosit oranları vaka grubunda kontrol grubuna göre anlamlı yüksek bulundu (sırasıyla p=0.000, p=0.000, p=0.000). AAD, papülopüstüler tip hastalarda eritematelanjetatik tip hastalara göre anlamlı düşük bulundu (p=0.038). Diyastolik arteryel basınç, MPV ve CRP düzeyleri papülopüstüler tip hastalarda eritematelanjetatik tip hastalara göre anlamlı yüksek bulundu (sırasıyla p=0.017, p=0.028, p=0.010). N/L oranı orta ve şiddetli rozasea grubunda hafif şiddetli gruba göre anlamlı yüksek bulundu (p=0.016). Multivaryant lineer regresyon analizine göre rozasea tipinin AAD'yi anlamlı olarak yordadığı bulunmuştur. (Beta = 0.25 t (66) = 2.12 p = 0.038, pr =2 0.064) Sonuç: Rozasea sadece deriye sınırlı inflamatuvar bir dermatoz olmayıp sistemik tutuluma da sebep olabilmektedir. Çalışmamızda vaka ve kontrol grupları arasında akım aracılı dilatasyon değerinde anlamlı farklılık saptanması nedeniyle rozaseanın aterojenik etkisinin olabileceği söylenebilir. Şiddetli rozaseada inflamasyon daha şiddetli olabilir ve papülopüstüler tip rozaseada inflamatuvar süreç daha şiddetli seyrediyor olabilir. Bu nedenle rozasealı hastalarda kardiyovasküler riskin erkenden belirlenmesi ve tedbir alınması önemlidir. Anahtar kelimeler: Akım aracılı dilatasyon, ateroskleroz, endotel, nötrofil lenfosit oranı, rozasea