Sol ventrikül destek cihazı implantasyonu sonrası oluşan elektrofizyolojik ve ekokardiyografik değişiklikler
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL KOŞUYOLU YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET ÇELİK
Danışman: Mehmet Yunus EMİROĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Günümüzde sol ventrikül destek cihazları (LVAD) yaygın bir şekilde implante edilmektedir. Çalışmamızda LVAD implantasyonu sonrası hastalarda meydana gelen elektrofizyolojik ve ekokardiyografik değişiklikler ve oluşan bu değişikliklerin kiliğne yansıması araştırılmıştır. Materyal ve metod: Kliniğimizde 2016-2018 yılları arasında LVAD implante edilen 40 hasta çalışmamıza dahil edilmiştir. Hastaların LVAD öncesi ve LVAD implantasyonu sonrası oluşan elektrofizyolojik değişiklikler (kalp hızı, PR süresi, QRS süresi, QT süresi, QTc süresi, QTc dispersiyonu, TPe süresi) EKG'de oluşan yapısal değişiklikler (artefakt, fragmentasyon, ST segment elevasyonu, düşük voltaj), ekokardiyografik değişiklikler (sol ventrikül diyastol sonu çapı (LVEDD), TAPSE, IVC çapı, tricuspit yetersizliği, pulmoner arter sistolik basıncı, plethore) ve LVAD öncesi sonrası oluşan ventriküler aritmiler ve oluşum nedenleri incelenmiştir. Bulgular: LVAD implantasyonu sonrası kalp atım hızı, PR süresi, QRS süresi, QT süresi, QTc süresi, QTc dispersiyonu, TPe süresi azalmış olduğu, artefakt, fragmentasyon, ST segment elevasyonu, düşük voltaj gibi yapısal değişikliklerin meydana geldiği, LVEDD çapının azaldığı, trikuspit yetersziliği ve pulmoner arter sistolik basıncının azaldığı istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Ventriküler aritmilerin LVAD implantasyonu sonrası daha az görüldüğü ve bu durumun LVAD implantasyonu sonrası QT süresi QTc süresi, QTc dispersiyonundaki azalma ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Sonuç: LVAD implantasyonu sonrası miyositlerde pozitif remodeling olmakta ve buna bağlı olarak miyositlerde elektrofizyolojik ve ekokardiyografik değişiklikler olmaktadır. Meydana gelen pozitif remodeling neticesinde ventriküler aritmi riski azalmakta ve EKG'de oluşan değişiklikler ile ventriküler aritmi riski önceden predikte edilebilir. Ancak bizim elde ettiğimiz bu verilerin daha çok hasta ile yapılacak prospektif çalışmalar ile desteklenmesi gerekmektedir.