Erişkin radius başı kırıklarında cerrahi tedavi sonuçlarının karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BURAK BELEN

Danışman: Cemal KURAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Radius proksimal uç kırıkları ortopedi günlük rutininde sık karşılaşılan kırıklar olup radius proksimal ekleminin biyomekanik özellikleri gün geçtikçe netlik kazanmaktadır. Hangi hastalara cerrahi uygulanması gerektiği ve de hangi cerrahi yöntemin altın standart olduğu hususunda tartışmalar devam etmektedir. Henüz yakın bir tarihe kadar cerrahi seçeneği yalnızca rezeksiyona dayanmakta iken; günümüzde osteosentez ve artroplasti seçenekleri ön planda tutulmaktadır. Bu çalışmanın amacı osteosentez ve eksizyon yapılan hastaların kısa – orta vadeli sonuçlarını retrospektif olarak değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza; 1 Ocak 2014 ile 1 Ocak 2019 tarihleri arasında radius üst uç kırığı tanısı ile kliniğimize başvurarak cerrahi tedavi kararı verilmiş ve cerrahi sonrasında minimum 6 aylık takip süresine sahip olan 52 hasta dahil edilmiştir. Hasta verileri olarak ilk gelişinden itibaren yapılmış olan elektronik medikal kayıtları ve muayene bulguları kullanılmıştır. Kırık sınıflamasında Modifiye Mason Sınıflaması baz alınmıştır Hastaların son kontrollerinde dirsek ve el bilek grafileri çekilmiş, dirsek ve el bilek eklem hareket açıklıkları (EHA), önkol rotasyonel arkı, dirsek valgus laksitesi, el kavrama gücü ölçülerek kayıt altına alınmış ve Mayo, Dash/Dash İş, Vas, Gartland-Werley Skorlama anketleri doldurulmuştur. Radyolojik değerlendirmede; dirsek ve el bilek eklemlerinde gelişen artroz, ulnar varyans, heterotipik ossifikasyon (HO), kaynamama ya da yanlış kaynama durumu ve implantın sağkalımı değerlendirilmiştir. Artroz sınıflaması için Broberg- Morrey evrelemesi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan hastaların 27'si erkek, 25'i kadın olup, yaş ortalamaları sırasıyla 51,9 ve 48,1'dir. Mesleki olarak %42,3 oranla en fazla işçi grubu yer almaktayken ev hanımları ikinci sırada gelmektedir. Minimum takip süresi 6 ay olup ortalama 38,8 aydır. Oluş nedeni olarak %30 basit düşme ilk sırada olup bunu merdivenden düşme, yüksekten düşme, trafik kazaları takip etmektedir. Oluş nedenlerinin %15,4'ü iş kazasıdır. Hastaların %15,4'üne ek yaralanmalar eşlik etmekte olup en sık eşlik eden yaralanma koronoid çıkıntı kırıklarıdır (%30,8). Ancak koronoid III çıkıntı kırıklarının cerrahi endikasyonu her hastada olmayıp en sık eşlik eden ve cerrahi gerektiren yaralanma olarak %28,8 oranla LKL yaralanmaları karşımıza çıkmaktadır. Vakaların %17,3'ünde dirsek çıkığı eşlik etmekteydi. Mason sınıflamasına göre vakaların %7,7'si tip2, %75'i tip 3, %17,3'ü tip 4'tü. Hastalara uygulanan cerrahi yöntem ise %69,2 osteosentez iken %30,8 radius başı eksizyonudur. Eklem hareket açıklıkları karşılaştırıldığında yalnızca dirsek fleksiyonunda eksizyon hastaları lehine istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuşken, ekstansiyon, pronasyon ve supinasyonda anlamlı fark saptanamamıştır. Yine el kavrama güçleri arasında istatistiksel olarak gruplar arasında fark saptanamamıştır. Dirsek valgus laksitesi tüm eksizyon yapılan hastalarda mevcut olup osteosentez grubunun üstünlüğü söz konusudur. Grafi kontrollerinde dirsek eklem çevresinde artroz gelişimi açısından eksizyon grubu anlamlı olarak geride kalmaktayken radiusun proksimale migrasyonunda da aynı durum söz konusudur. Ancak kaynamama, HO gibi komplikasyonlar açısından gruplar arası fark yoktur. Mayo, Dash, Vas, Gartland – Werley skorlamalarında gruplar arasında fark saptanamamıştır. Sonuç: Osteosentez kırıkların hemen hepsinde olduğu gibi radial baş kırıklarında da ideal yöntemdir. Ancak rekonstrükte edilemeyen kırıklarda radial baş eksizyonu alternatif bir seçenek iken eksizyon uygulanacak olan hastanın preoperatif ve peroperatif çok iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. İhmal edilmiş ya da tanı konmamış bağ yaralanmaları ve dirsek instabilitelerinde radial baş eksizyonu ile birlikte ciddi morbidite gelişebileceği unutulmamalıdır. Radius başı eksizyonu rekonstrükte edilemeyen bilhassa ileri yaş vakalarda erken hareket başlangıcı, minimal invaziv, hızlı ve pratik bir işlem olarak iyi bir yöntemdir. Rekonstrüksiyonun tam yapılamadığı, zorlamalı osteosentez vakaları genel olarak kötü sonuçlarla ilişkilendirilmiştir. Daha uzun takip süresi ve daha fazla hasta sayısı ile izole yaralanmalar üzerine çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.