Akut miyokardit atağı geçiren hastaların akut atak ve klinik remisyon ekg, laboratuar ve ekokardiyografik parametrelerinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL KOŞUYOLU YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET İNANIR
Danışman: Ramazan KARGIN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Çocukluk ve gençlik çağında yüksek morbidite ve mortaliteye sahip olan miyokardit patogenezi tam olarak aydınlatılamamıştır. Akut myokardit patogenezi birden fazla etkenin rol oynadığı kompleks bir süreçtir. Hastaların miyokardit akut atağı ve klinik remisyon dönemindeki EKG, laboratuar ve ekokardiyografi parametreleri karşılaştırıldı. Hastaların takiplerinde hastalığın seyrini değiştirebilecek faktorlerin varlığını tespit etmek amacıyla bu araştırmayı planladık. MATERYAL VE METOD: Çalışmaya akut miyokardit atağı geçiren, yaş ortalaması (28±5) 144 hasta (124 erkek, 20 bayan) dahil edildi. Bu hastalar 3-12 ay içerisindeki klinik remisyon döneminde kontrole çağrıldı. Hastaların akut atak ve klinik remisyon dönemindeki EKG, laboratuar ve ekokardiyogarfik parametreleri karşılaştırıldı. QT ve Tp-e EKG parametreleri ölçüldü. Rutin biyokimya ve hemogram parametrelerine ilave olarak troponin I, ürik asit, CRP, sedimentasyon, TSH ve kolesterol düzeyleri ölçüldü. Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu ekokardiyografik parametre olarak ölçüldü. BULGULAR: Hastaların akut atak sırasındaki ve klinik remisyon dönemindeki parametreleri karşılaştırıldığında EKG (Tp-e, QT-max, QT-min), biyokimyasal parametreler (TSH, ürik asit, troponin-I, üre, ALT, AST, WBC, Hb, Htc, RDW, Plt, MPV, nötrofil sayı, lenfosit sayı, monosit sayı, eozinofil sayı, PDW, CRP, sedimentasyon rate ve HDL kolesterol) ve ekokardiyografik (EF%) bulgularda anlamlı değişiklikler saptandı. SONUÇ: Hastaların akut atak sırasında sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonuna ilave olarak EKG parametreleri, enflamasyon markerları ve HDL kolesterol düzeylerinin anlamlı olarak klinik remisyonda düzeldiği saptandı. Akut atak sırasındaki LVEF, EKG parametreleri, enflamasyon markerları. TSH ve HDL kolesterol düzeyinin hastalığın klinik seyri ve patogenezi açısından önemli olduğu düşünüldü.