Besin alerjisi tanılı çocuk hastaların klinik ve demografik özellikleri ile annelerinin anksiyete ve depresyon durumunun değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: VİLDAN KARA

Danışman: Mehmet Yaşar ÖZKARS

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Besin alerjisi tanısı alan hasta sayısı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de son yıllarda giderek artmaktadır. Takip ve tedavisi sabır isteyen bu kronik hastalık, hastaların ve ebeveynlerinin yaşam kalitesini, psikolojik ve sosyal durumunu olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmayla, besin alerjisi tanılı çocuk hastaların klinik ve demografik özellikleri ile annelerinde anksiyete ve depresyon görülme ilişkisinin ortaya koyulması hedeflendi. Bu sayede, hastalığın takibi süresince ailelere destek olmak konusunda klinisyenlere yol göstermek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk immünoloji ve alerji Polikliniği'ne Ocak 2023-Temmuz 2023 arasında başvuran 0-2 yaş besin alerji tanısı almış 190 hasta ve hastaların anneleri çalışmaya dahil edildi. Çalışma prospektif-kesitsel bir çalışma olarak tasarlandı. Çalışmaya dahil edilme kriterlerini sağlayan hastaların klinik özellikleri ve annelerinin sosyodemografik özellikleri oluşturulan anket yardımıyla elde edilirken, hastaların annelerine Beck Anksiyete Ölçeği ve Beck Depresyon Ölçeği uygulanarak veriler toplandı. İstatistiksel değerlendirme IBMSPSS (Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi)17 kullanılarak yapıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen besin alerjisi tanılı 190 hastanın 83'ü (%43,7) kız, 107'si (%56,3) erkekti. Hastaların medyan yaşı 9 ay (6-14) olup hastaların klinik semptomları sorgulandığında; en sık cilt bulguları, ikinci sırada gastrointestinal sistem ve üçüncü sıklıkta solunum sistemi semptomları saptandı. Hastaların tanısı bulunan besin alerjenleri sıralandığında; ilk sırada yumurta alerjisi, ikinci sıklıkta inek sütü ve üçüncü sıklıkta kuruyemiş alerjisi bulundu. Hastaların besin alerjenleri sayısına göre; 114'ünde (%60,0) tek besin alerjisi, 76'sında (%40,0) çoklu besin alerjisi mevcuttu. Annelerin medyan yaşı 31 yaş (28-34) olarak bulundu. Yapılan Beck Ansiyete Ölçeği ile annelerin 50'sinde (%26,3) şiddetli anksiyete, 35'inde (%18,4) orta düzeyde anksiyete, 56'sında (%29,5) hafif anksiyete düzeyi tespit edilirken, 49'unda (%25,8) anksiyete tespit edilmedi. Beck Depresyon Ölçeği verileri toplandığında annelerin 10'unda (%5,3) şiddetli düzeyde depresyon, 59'unda (%31,1) orta düzey depresyon, 64'ünde (%33,7) hafif düzey depresyon, 57'sinde (%30,0) minimal depresyon düzeyi tespit edildi. Besin alerjisi semptom alevlenmesi/atak sayısı ayda 1'den fazla olan hastaların annelerinde anksiyete ve depresyon düzeyleri anlamlı olarak yüksek saptandı. Çoklu besin alerjisi tanılı çocukların annelerinin anksiyete ve depresyon düzeyi tek çeşit besin alerjisi olan hastaların annelerine göre anlamlı yüksek bulundu. Alerji tanılı birden fazla çocuğu olan annelerin anksiyete düzeyleri anlamlı yüksek bulundu. Eğitim durumu; lise ve altında olan annelerin, lisans ve lisans üstü eğitim alan annelere göre anksiyete düzeyleri istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptandı. Besin alerji konusunda bilgi düzeyini yetersiz gören annelerin yeterli gören annelere göre anksiyete düzeyleri istatiksel olarak anlamlı yüksek saptandı. Ankete; "yaşam kalitem kötü etkilendi" cevabını veren annelerin anksiyete ve depresyon düzeyleri "etkilenmedi" cevabını veren annelere göre istatiksel olarak anlamlı yüksek saptandı. Sonuç: Besin alerjisi tanılı çocuğu olan anneler kaygılı ve depresif olmaya eğilimlidir. Çocuğun besin alerjisi atak sıklığının artması, çoklu gıda alerjisi tanısı olması, anne yaşının genç olması ve besin alerjisi konusunda bilgi düzeyinin yetersiz olması annelerde kaygıyı arttırmaktadır. Besin alerjilerinin yönetimi, tedavisi ve izlemi sabır isteyen bir iştir. Klinisyenler bu süreçte hastanın ailesiyle iş birliği içerisinde olmalı, anksiyete ve depresyon açısından riskli gördüğü anneleri profesyonel destek için yönlendirmeli ve besin alerjisi konusunda annelerin yeterli eğitimi aldığından emin olmalıdır. Anahtar Kelimeler: "besin alerjisi", "anksiyete", "depresyon"