Süt çocuklarında ilk dokuz ay verilen demir profilaksisi ile dokuzuncu ay hemoglobin değerleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEMA ÖZMEN
Danışman: Güzin ZEREN ÖZTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Demir eksikliği ülkemizdeki sık rastlanan sorunlardandır. Nisan 2004'te ülkemizdeki demir eksikliğine bağlı aneminin önlenmesi, emzirmenin korunması, desteklenmesi amacıyla Demir gibi Türkiye isimli program başlatılmıştır. Bu program çerçevesinde; anne sütünün teşvik edilmesi, vaktinde yeterli ve doğru ek besin, demir desteği, anemi muayenesi, fizik muayene ve 9. Ay Hgb kontrolü yer almaktadır. Çalışmamızda ilk 9 ayda verilen demir profilaksisi ile 9 aylık hemoglobin düzeyinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız tek merkezli, tanımlayıcı niteliktedir. Bir (1) aylık süreçte Şişli Hamidiye Etfal Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Aile Hekimliği Kliniği'ne bağlı polikliniklere herhangi bir sebeple başvuran, 9 aylık rutin hemoglobin taraması yapılmış çocuklar dahil edildi. Demir eksikliği anemisi (DEA) tespit edilen 9 aylık bebeklerde rutin demir profilaksisi 24 aya kadar uzatıldığı için araştırma kapsamında 9-24 aylık süt çocukları değerlendirildi. Çalışma öncesi son bir ay içerisinde aile hekimliği polikliniğe başvuran 9-24 ay arasındaki çocuk sayısı 169 kişi olup, %95 güven aralığında örneklem büyüklüğü CDC'nin Epi Info programıyla 117 olarak hesaplandı. Annelere literatür taranarak hazırlanmış olan, kendilerine ait sosyodemografik veriler ile bebeğin doğum öyküsü, annelerdeki gebelik sırasında verilen ve bebeklerde dördüncü ayda başlanan demir profilaksisine uyumlarını değerlendirilen 27 soruluk anket formu yüz yüze uygulandı. SPSS 25.0 programı istatistik analiz için kullanıldı. Bulgular: Çalışmamıza 117 süt çocuğu dahil edilmiştir; %50,4'ünü (n=59) kız çocukları oluştururken %65,8'i (n=77) sezaryen yöntemi ile doğmuştur. Annelerin yaş ortalaması ise 30,66±5,24 (min:18, maks: 44) olup, annelerin doğum sayısı ortalaması 2,14±1,52 (min:1, maks:7) olarak belirlenmiştir. Bebeklerin %53,8'i (n=63) ilk 6 ay anne sadece sütü ile beslendiği; %82,9'unun (n=97) 5-6 ay arasında ek gıdaya başladığı, %94'ünün (n=110) inek sütü alımına 9 ay üstünde başladığı belirlenmiştir. Anne ve bebeklerin %62,4'ü (n=73) evde sigaraya maruz kalmıştır. Annelerin %62,4'ü (n=73) lise ve altı, %44 (n=37,6)'ü lise üstü eğitim sevisindedir. Çalışmamızda süt çocuklarında, profilaksi %97.4 verilmiş, %95,7 doğru zaman olan 4. ayda başlamış, inek sütü %94 oranıyla ilk 9 ay kullanılmamıştır. Sigara maruziyeti ile kıyaslandığında; istatistik sonucu anlamsız olsa da DEA olan süt çocuklarının tamamında, tüm anemik çocukların ise %72'sinde sigara maruziyet vardır. Lise ve altı eğitimde olan annelerde hem gebelik başında anemi daha çok hem de DEA ve anemi çocuklarında daha çok olsa da istatistik sonucu anlamlı değildir (p>0,05). Anne eğitimi lise ve altı olan grupta postpartum anemi istatistiki anlamlı daha sık rastlanmıştır (p=0.037). Çalışmamızda gelir düştükçe bebekte anemi oranı anlamlı olarak daha artmıştır (p=0.034). 5 aydan az demir profilaksisi alan süt çocuklarında DEA daha sık rastlanmıştır. (p=0,029) Demografik verilerle kıyaslanınca demir profilaksisi verme eğilimi yönünden; gelir, anne yaşı, cinsiyet, doğum şekli, anne sütü alma, ek gıda bilgi düzeyi arasında hiçbirinde ilişki saptanmamıştır (p>0,05). Bakanlığın başladığı +3 içerikli demir ile özel olarak ayrıca ailelerin aldığı +2, +3, lipozomal demir içerikli preparatlar kıyaslandığında hiçbirinin anemi ve DEA açısından üstünlüğü saptanmamıştır (p>0,05). Bebekte anemi ve DEA ile anneye ait; annenin gebelikte demir profilaksisi alıp almaması, profilaksi aldığı süre, gebelik sırasındaki anemisi, postpartum anemi ilişkisi bulunmamıştır (p>0,05). Sonuç: Çalışmamızda demir profilaksisi etkin bir şekilde süt çocuklarında uygulanmıştır. Düzenli kullanımda DEA gelişimini önlemede etkili olduğunu göstermektedir. Farklı demir preparatlarının DEA ve anemi üzerindeki etkisi belirlenememiştir. Annelerin gebelik ve doğum sonrası dönemde yüksek oranda anemi yaşadığı gözlemlenmiştir, bu da daha iyi beslenme ve demir takviyelerinin önemini vurgulamaktadır. Sigara maruziyeti ve annelerin eğitim düzeyi, anemi riskini etkileyebilecek faktörler olarak belirlenmiştir. Daha düşük gelir düzeyine sahip ailelerde aneminin daha yaygın olduğu görülmüştür. Bu bulgular, DEA'nin önlenmesi ve yönetilmesi için klinik uygulamalara rehberlik edebilir. Anahtar Kelimeler: anne, süt çocuğu, gebelik, demir eksikliği, anemi