Traneksamik asit uygulanan total diz protezi uygulamalarında dren kullanılmaması kan kaybını azaltır mı?
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NACİ RUŞEN SENİH AYAN
Danışman: Alpaslan ÖZTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Traneksamik Asidin (TEA) Total Diz Protezi (TDP) uygulamalarında kullanımı kan kaybını ve allojenik kan transfüzyonu (AKT) ihtiyacını azaltıcı etkileri nedeniyle popülerlik kazanmıştır ve son yıllarda cerrahlar tarafından rutin olarak kullanılmaya başlanmıştır. TDP uygulaması sonrası eklem içi hematom formasyonundan kaçınmak için dren yerleştirilmesi de negatif basınç ile drene olan hematomun tamponad etkisini ortadan kaldırarak ameliyat sonrası (AS) kan kaybını arttırdığı raporlanmıştır. Bizim çalışmamızın amacı drenli ve drensiz olarak yapılan TDP uygulamalarında ameliyat öncesi (AÖ) ve sonrası (AS) damar içi TEA alan hastalarda sonuçların karşılaştırılması ve kan kaybı yönünden herhangi bir fark olup olmadığının analizidir. Gereç ve Yöntem: Mart 2017 ile Mart 2019 arasında ameliyat edilen hastaların verileri ileriye dönük olarak toplanmış ve retrospektif olarak analiz edilmiştir. Ardışık 94 osteoartritli (OA) hastanın 97 dizi iki gruba ayrılmıştır (Grup 1 hemovak drenli, Grup 2 hemovak drensiz). Drenli grup (53 diz; ortalama (ort.) 66,1±7,0 yaş; 10 erkek; 43 kadın) ve drensiz grup (44 diz; ort. 63,7±7,5 yaş; 4 erkek; 40 kadın). Bütün hastalara AÖ ve AS TEA uygulandı (turnike şişirilmeden 30 dk önce 15 mg/kg TEA 100 mL ‰9'luk izotonik sodyum klorür içerisinde 30 dk.'lık sürede damar içi infüzyon şeklinde ve AS 3. saatte 10 mg/kg damar içi şeklinde). İki grup kan kaybı, AKT oranı, komplikasyonlar (kruriste şişlik, yüzeyel/derin enfeksiyon gibi), tromboembolik olaylar [derin ven trombozu (DVT) ve pulmoner embolizm (PE)] ve hastanede kalış süreleri açısından karşılaştırıldı. Bulgular: İki grup arasında demografik veriler, vücut kitle indeksi (VKİ), operasyon tarafı, ASA skoru ve anestezi tipi açısından fark yoktu. AÖ ort. hemoglobin (Hb) değerlerinde fark yoktu ancak AS 1. gün ort. Hb değeri hemovak drenli grupta daha düşüktü (p=0,017). Toplam kan kaybı ve AKT oranları istatistiksel olarak anlamlı olmamasına rağmen drensiz grupta daha düşüktü [Kan kaybı (mL): Grup 1 için, 1360,9±502,5 / 646,1-2641,6 (1251,6), Grup 2 için 1205,6±505,0 / 396,6-2521,0 (1157,5) (p=0,134); AKT oranı: Grup 1'de 53 vakada 11 (%20,8) ve Grup 2'de 44 vakada 5 (%11,4)]. Enfeksiyon oranı ve hastanede kalış süresi drensiz grupta daha düşüktü; ancak istatistiksel olarak anlamlı değildi. Sonuç: Çalışmamızda AÖ ve AS uygulanan TEA ile dren kullanılmadan yapılan TDP olgularında AS 1. günde Hb düşüşünde azalma tespit ettik. Ancak kan kaybı ve AKT oranları drenli grupla karşılaştırıldığında anlamlı bir farklılık bulunmadı. Çalışmamızdaki bulguların ışığında TDP uygulamalarında dren kullanılmasının, kullanılmamasına göre bir avantajı bulunmadığını gördük. Gelecekte daha uzun takipli çalışmalara ihtiyaç olduğunu düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: Allojenik Kan Transfüzyonu; Hemoglobin Düşüşü; Hemovak Dren; Toplam Kan Kaybı; Total Diz Protezi; Traneksamik Asit.