Laparoskopik sleeve gastrektomi ameliyatı geçiren obez hastalarda farklı peep uygulamalarının peroperatif serebral perfüzyon ve kognitif fonksiyon üzerine etkileri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERDİNÇ UZUNAY

Danışman: Sadık ÖZMEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Son yıllarda dünya genelinde yaygın olarak karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olan obezite için laparoskopik sleeve gastrektomi ameliyatları önemli bir tedavi yöntemidir. Morbid obez hastalar laparoskopik cerrahi için çeşitli riskler taşırlar. Çalışmamızda laparoskopik sleeve gastrektomi ameliyatları sırasında yaygın kullanılan iki farklı ekspiryum sonu pozitif basınç (PEEP) değerinin serebral perfüzyon ve nörokognitif fonksiyon üzerine etkilerini araştırdık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, elektif laparoskopik sleeve gastrektomi ameliyatına giren 50 hastanın verilerinin kaydı ile prospektif ve gözlemsel olarak planlandı. Yaşı 18'den büyük veya 65'in altında olan, (American Society of Anaesthesiologist) ASA II ve ASA III, Vücut kitle indeksi 35 ve üzerinde olan hastalar çalışmaya dahil edildi. Hastalar rastgele PEEP 5cmH2O ve PEEP 10cmH2O olarak eşit iki gruba ayrıldı. Tüm hastaların preoperatif olarak demografik bilgileri, beden kitle indeksleri, yandaş hastalıkları ve sigara öyküleri ile rutin Hb ve biyokimyasal laboratuvar sonuçları, preoperatif mini mental durum skorları (MMSE), bazal bölgesel serebral oksijen saturasyon (rSO2) değerleri (T1) zamanı olarak kaydedildi. Tüm hastalarımıza hastanemizdeki elektif laparoskopik sleeve gastrektomide uygulanan rutin anestezi prosedürleri uygulandı. İndüksiyon sonrası (T2), entübasyon sonrası (T3), baş yukarı pozisyon sonrası (T4), pnömoperitonyum (pp) sonrası 10.dk (T5), CO2 desuflasyonu sonrası (T6), pozisyon düzeltilmesi sonrası (T7), ekstübasyon sonrası (T8) zamanlarda kalp atım hızı (KAH), ortalama arteryel basıncı (OAB), saturasyon (SpO2), rSO2; ventilatör parametreleri açısından tepe havayolu basıncı kaydedildi. Pnömoperitonyum boyunca intraabdominal insuflasyon basıncı 9- 12 mmHg arasında olacak şekilde sınırlandırıldı. (T3), (T5), (T6) ve (T8) zamanlarında arteryel kan gazı alınarak pO2, pCO2 ve serum laktat değerleri kaydedildi. Hastaların ayrıca anestezi süreleri, toplam verilen sıvı miktarları, kanama miktarları ve vazoaktif ve/veya nitrogliserin uygulanıp uygulanmadığı ve peroperatif dönemde gelişen komplikasyonları kayıt altına alındı. Operasyon sonrası dönemde postoperatif 12.saat, 24.saat, 48.saatte vital bulguları ile mini mental durum testleri değerlendirildi. Operasyon sonrası ağrı skorları postoperatif 1.saat, 6.saat ve 24. saatte Vizüel Ağrı Skoru (VAS) ile değerlendirildi. Bulgular: Her iki grupta hastaların demografik ve hemodinamik verileri arasında anlamlı farklılık yoktu. Grupların tepe havayolu basınçları, rSO2 değerleri tüm zaman dilimlerinde ayrı ayrı değerlendirildiğinde aralarında anlamlı farklılık saptanmadı. Grupların mini mental durum ve ağrı skorları her iki grupta tüm zaman noktalarında istatistiksel olarak benzerdi. Sonuç: Çalışmamızın sonuçları, laparoskopik sleeve gastrektomi operasyonları sırasında uygulanan 5 ve 10 cmH2O PEEP değerlerinin hemodinamik, serebral perfüzyon ve nörokognitif fonksiyonlar açısından benzer etkilere sebep olduğunu ve her ikisinin de güvenle kullanılabileceğini göstermektedir.