Fetal gelişim kısıtlılığı izlenen olgularda fetal kardiyak output'un mortalite ve morbiditeye etkisi ve fetal kardiyak outputun normal gebeliklerde değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BUKET TUĞBA ÇALIŞKAN

Danışman: Hakan ERENEL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Fetal gelişim kısıtlılığı (FGK), fetal gelişimin beklenen hızın altında olduğu durumları tanımlamaktadır. FGK, perinatal mortalite ve morbiditeye yol açan önemli bir faktördür ve genellikle plasental yetmezlik, anne sağlığı sorunları veya genetik faktörler gibi çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Son yıllarda, fetal kardiyak outputun (FKO)  FGK ile olan ilişkisi üzerine çalışmalar yapılmıştır ve bu parametrenin potansiyel bir erken belirleyici olabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, 2. ve 3. trimesterde FKO'nun FGK tanısı almış ve sağlıklı fetüslarda hesaplanması ve bu parametrenin perinatal mortalite ve morbidite üzerindeki potansiyel etkisini belirlemektir. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamıza Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum kliniğine başvuran gebeliğinin 2. ve 3. trimesterinde olan toplam 123 gebe kadın, Delphi konsensusu göz önünde bulundurularak; FGK ve kontrol grubu olarak iki grupta incelemeye alındı. Olgular polikliniklerimizde ve servisimizde bulunan ARIETTA 850 model Hitachi marka ultrason cihazı ile rutin muayeneleri esnasında fetal kardiyak açıdan ultrason ve Doppler değerlendirmesine tâbi tutulup hastaların bilgileri eş zamanlı kaydedilmiştir. Olgularda fetal biyometri, Doppler, kardiyak output ve plasental fraksiyon oranı değerlendirilmiştir. Hastalar, gebelik takipleri sırasında çalışmayla ilgili ek müdahale yapılmadan doğuma kadar takip edilmiştir. Yenidoğanın tıbbi durumuyla ilgili bilgiler, çocuk doktorları tarafından değerlendirilmiştir. Bulgular : Kontrol grubundaki olguların CCO değeri 920 ± 507.7 (ml/dk) , FGK grubundaki olguların CCO değeri 616.6 ± 389.9 (ml/dk) olarak hesaplanmış olup iki grup arasındaki p değeri 0.002'dir. Arada anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Kontrol grubundaki olgularda sol kardiyak output (LCO) değeri 383.8 ± 211.5 (ml/dk), FGK grubundaki olgularda LCO değeri 284.6 ± 208.7 (ml/dk) olarak hesaplanmış ve arada istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu bulunmuştur (p=0.018). Kontrol grubundaki olgularda sağ kardiyak output(RCO) değeri 536.2 ± 333.9 9 (ml/dk), FGK grubunda RCO değeri 331.9 ± 224.5 (ml/dk) olarak hesaplanmıştır ve her iki grup arasında anlamlı fark izlenmiştir (p<0.001). Kontrol grubundaki olgularda umblikal venöz akım değeri 243.4 ±193.2 (ml/dk), FGK grubundaki olgularda ise 138.9 ± 101(ml/dk) olarak hesaplanmış olup iki grup arasında anlamlı fark saptanmıştır (p<0.001). Sonuç: Çalışmamızda kombine kardiyak output (CCO), sağ ve sol kardiyak output ve umblikal venöz akım değerlerinin gebelik haftasına göre kıyaslandığında FGK ve kontrol grubu arasında FGK grubunda bu değerlerin kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük olduğu bulunmuştur. Plasental fraksiyonun yüzdelik dağılımında FGK ve kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamamıştır. FGK grubunda özellikle erken başlangıçlı FGK tanısı almış olgularda beklenildiği gibi literatürle uyumlu olarak daha düşük doğum ağırlığı ve prematürite, mortalite ve morbidite açısından daha yüksek risk taşıdığı görülmüştür. CCO değerinin gebelik haftasına göre dağılımına bakıldığında, FGK olgularında neonatal ölümle sonuçlananların kontrol grubu veri dağılım trendi eğrilerinin ortalamasının altında kaldığı görülmüştür. Neonatal ölümlerin hepsi erken başlangıçlı gelişme geriliği olan olgularda görülmüştür. Erken doğumun ve gelişme geriliğinin kendisinin neonatal ölümlerin ana sebebi olduğunu düşünmekteyiz. Mevcut çalışma ile neonatal ölümler ve kardiyak ölçümler arasında bir ilişki kurulamamıştır. Perinatal mortalite ile ilişkili sonuçlar literatürle uyumlu olarak FGK grubunda daha olumsuz izlenmiş fakat kardiyak output ve plasental fraksiyon değerleri ile ilişkilendirilememiştir. CCO ve plasental fraksiyon değerlendirmesinin FGK olgularında takip ve tedavi sürecinde belirleyici bir rolü olduğu bu çalışmaya göre öngörülmemektedir.