Robotik yardımlı laparoskopik radikal prostatektomilerde near infrared spektroskopi (NIRS) ölçümlerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP ERGİN ARSLAN

Danışman: Betül GÜVEN AYTAÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş-Amaç: Prostat kanseri, erkeklerde en sık rastlanan ikinci malignite olup, cerrahi tedavide robotik yardımlı laparoskopik radikal prostatektomi (RYLRP) günümüzde en sık tercih edilen yöntem haline gelmiştir. RYLRP, derin trendelenburg pozisyonu ve CO₂ pnömoperitoneumu gerektirmesi nedeniyle, serebral hemodinamik üzerinde belirgin fizyolojik değişikliklere yol açabilmektedir. Bu değişiklikler, özellikle ileri yaş hastalarda serebral otoregülasyon mekanizmasını zorlayarak hipoperfüzyon ve buna bağlı nörolojik komplikasyon riskini artırabilir. Serebral oksijenasyonun intraoperatif olarak değerlendirilmesi, bu tür komplikasyonların önlenmesinde kritik bir öneme sahiptir. Yakın kızılötesi spektroskopi (Near-Infrared Spectroscopy – NIRS), frontal bölgede yer alan sensörler aracılığıyla bölgesel serebral oksijen saturasyonunu (rSO₂) noninvaziv ve sürekli olarak monitörize etme imkânı sunan, güncel ve güvenilir bir teknolojidir. NIRS, özellikle periferik oksijen satürasyonunun yeterli göründüğü ancak serebral hipoksinin gelişebileceği durumlarda erken tanı sağlayarak klinik yönetimi yönlendirmede önemli katkılar sunmaktadır. Çalışmamızın birincil amacı, robotik yardımlı laparoskopik prostatektomi uygulamalarının ve operasyon sürecindeki pozisyon değişikliklerinin serebral perfüzyona etkisini NIRS ile izlenmesidir. Çalışmamızın ikincil amacı ise robotik cerrahinin serebral perfüzyon açısından güvenirliğinin araştırılmasıdır. Gereç-Yöntem: Çalışmamıza etik kurul onayı alındıktan sonra 65 yaş üstü, ASA II-III risk grubu 68 hasta dâhil edildi. Hastaların yaş, boy, kilo, vücut kitle indeksi (VKİ), eşlik eden komorbiditeler, düzenli kullanılan ilaçlar, ASA skoru ve eğitim düzeyi ameliyathane girişinde kaydedilmiştir. Standart ASA monitörizasyonuna ek olarak, serebral oksijenasyonu değerlendirmek amacıyla bilateral frontotemporal yerleşimli NIRS sensörleri ve anestezi derinliği için BİS monitörü kullanılmıştır. Bazal veriler dahil tüm hemodinamik ve metabolik parametreler sistematik olarak izlenmiştir. Anestezi indüksiyonu preoksijenizasyon sonrası midazolam, fentanil, lidokain, propofol ve rokuronyum ile gerçekleştirilmiş; entübasyon sonrası anestezi idamesi sevofluran ve remifentanil infüzyonuyla, BİS hedefi 40–60 ve MAC 0,8–1,0 aralığında olacak şekilde sağlanmıştır. İntraabdominal basınç 12 mmHg ile sınırlı tutulmuştur. SAB, DAB, OAB, kalp hızı, SpO₂, BIS, NIRS (sağ ve sol), EtCO₂, PaO₂, PaCO₂ ve hemoglobin gibi parametreler; bazal, anestezi indüksiyonu sonrası, cerrahi başlangıcı, insüflasyon sonrası, trendelenburg pozisyonu (30°) sonrası ve her 30 dakikada bir olmak üzere; ayrıca supine dönüş, cerrahi sonu ve anestezi sonrası dönemlerde kaydedilmiştir. Ek olarak, trendelenburg süresi, total cerrahi süresi, anestezi süresi, intraoperatif kanama miktarı kayıt altına alınmıştır. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 69.00±3.59 yıl olup, yaş aralığı 65 ile 80 yıl arasında değişmektedir. Steep trendelenburg pozisyonu sonrası 30. dakikada ölçülen sağ NIRS değerlerinin, giriş (bazal) değerlerine göre daha düşük olduğu tespit edilmiştir (p 0.05). Sonuç: Çalışmamızda, serebral oksijenasyon değerlerinin stabil tutulmasının serebrovasküler komplikasyonların önlenmesine katkı sağladığını göstermektedir. Özellikle yaşlı hastalarda serebrovasküler otoregülasyon bozulma riski arttığı için, bu hastalar için sürekli ve dikkatli bir serebral oksijenasyon izlemi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. İntraoperatif serebral oksijenasyon takibi, hemodinamik parametrelerin doğru yönetimi ve uygun cerrahi pozisyonlama ile birlikte, serebral güvenliği etkin bir şekilde sağlamaktadır. Çalışmamız, NIRS teknolojisinin intraoperatif serebral oksijenasyon takibinde güvenli ve etkili bir yöntem olduğunu desteklemektedir. Anahtar Kelimeler: Robotik cerrahi, prostatektomi, NIRS