Yenidoğan sarılığında, fototerapi tedavisinin endotelyal progenitör hücreler üzerine etkisinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BÜNYAMİN AY
Danışman: Ahmet ÖZDEMİR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Hiperbilirubinemi yenidoğan bebeklerin en sık görülen klinik sorunlardan biridir. Erken doğan bebeklerde % 80 oranında, zamanında doğan bebeklerin yarısında görülür. Hiperbilirubinemi direkt (konjuge) hiperbilirubinemi ve indirekt (unkonjuge) hiperbilirubinemi olarak ikiye ayrılır. Bebeklerde doğumdan sonraki ilk birkaç gün içinde fizyolojik olarak bilirubinlerde artış olmaktadır ve bu duruma yenidoğan sarılığı denmektedir. Yenidoğan sarılığı indirekt hiperbilirubineminin en sık nedenidir. Direkt hiperbilirubineminin en sık nedeni ise kolestazdır. Yenidoğan sarılığının tedavisinde en güvenilir ve maliyeti en uygun tedavi şekli fototerapidir. Fototerapi yenidoğan sarılığında konjugasyona ihtiyaç duymadan indirekt bilirubin düzeyini düşürüp bilirubin ensefalopatisi gibi bilirubinin toksik etkilerinin gelişmesini engellemek için uygulanan bir tedavi yöntemidir. Fototerapideki amaç bilirubinin bir foton absorbe etmesini sağlamaktır. Son zamanlarda fototerapinin, sadece bilirubin üzerine etkisi olmadığı, adhezyon molekülleri, sitokinler ve büyüme faktörü reseptörleri, hücre yüzeyi reseptörlerinin ekspresyonunu ve fonksiyonunu etkilediğine dair kanıtlar artmaktadır. Endotel progenitör hücreler (EPC) yaşamın her döneminde var olan mononükleer hücrelerdir. EPC dolaşımdaki tüm hücrelerin ~ %0,01'i kadardır. Sağlıklı bir kişide EPC endotelin hücre tamirine katkıda bulunur. Endotel progenitör hücrelerin dolaşıma salınımında artışa sebep olan birçok patolojik ve fizyolojik olay mevcuttur. Bu salınımı arttıran en önemli sebep doku iskemisi ve hasarıdır. Olgunlaşma yönünden, hematopoetik kök hücrelerle endotel hücreler arasında bir yerde olduğu da bilinen EPC, endotel hücre belirteç proteini olan VEGFR2'yi ve hematopoetik kök hücre yüzey belirteci olan CD34'ü taşıdıkları gösterilmiştir. Ama endotel hücreleri az miktarda da olsa CD34 belirteci taşıyabildikleri için araştırmacılar EPC'in endotel hücrelerden ayrımını yapabilmek amacıyla endotel hücrelerince taşınmayan CD133'ü, olgunlaşmamış endotel progenitör hücrelerce taşındığının gösterilmesi olmuştur. Fenotipinlerinin CD34+CD133+ CD309 hücreler EPC olarak nitelendirilmiştir. Çalışmamızdaki hedefimiz kliniğimizde neonatal indirekt hiperbilirübinemi tanılı ve 24 saat tekli standart ışın tedavisi alan hastaların fototerapi öncesi ve sonrası EPC sayılarının korelasyonunu incelemektedir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, kliniğimizde indirekt hiperbilirubinemi tanısı alan ve tekli standart fototerapi başlanan 33 hasta ile, fototerapi sınırında altında, herhangi bir sağlık problemi olmayan 33 sağlıklı yenidoğan dahil edildi. Bulgular: 33 hasta ve 33 kontrol grubunda olmak üzere toplam 66 yenidoğan çalışmaya dahil edildi. Hasta grubuna 24 saat fototerapi verildi. Her iki grupta 17 (%51,5) erkek, 16 (%48,5) kız hasta bulunmaktadır. Her iki grupta 12 (%36,4) hastanın doğum şekli sezeryan (C/S) ve 21 (%63,6) hastanın doğum şekli normal spontan vajinal yolla (NSVY) idi. Hasta grubundakilerin doğum haftası istatistiksel olarak kontrol grubundan yüksektir. Grup içi karşılaştırmalara göre hasta grubunun birinci (0,112±0,194) ve 24. Saat (0,139±0,248) CD 34+ değerleri arasındaki fark istatistiksel olarak önemli değildir ( p=0,481). Gruplar arası karşılaştırmalara göre hasta grubundakilerin FT öncesi EPC değerleri (1,457±0,757) istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde kontrol grubunun EPC değerinden (1,930±0,623) düşüktür (P=0,007). Grup içi karşılaştırmalara göre çalışma grubunun 24.saat EPC değerleri (2,008±0,927) istatistiksel olarak FT öncesi (1,457±0,757),( p<0,001) değerlerinden yüksektir. Doğum şekline göre kıyaslandığında FT öncesinde CD 34+ değerleri C/S grubunda (0,216±0,301), NSVY grubuna göre(0,052±0,021) istatistiksel olarak yüksektir (P=0,017). Grup içi karşılaştırmalara göre A kan grubuna sahip hastaların (36,4) 24. saat CD34+CD133+CD309 değerleri (2,161±1,106) istatistiksel olarak FT öncesinde değerlerinden (1,510±0,772) yüksektir (p=0,032). Grup içi karşılaştırmalara göre, çalışma grubunun TB 17-22 mg/dl grubunun 24. saat CD34+CD133+CD309 değerleri (2,296±1,033), yine çalışma grubunun TB 14-17 mg/dl grubunun 24. saat değerlerinden (1,664±0,658) istatistiksel olarak yüksekti (p=0,049). Sonuçlar: Hiperbilirubinemi tanısı ile 24 saat fototerapi verilen hastalarda fototerapiden 24 saat sonra EPC düzeyleri artmıştır. Bu artış hasta grubundaki kan grubu A olan bebekler, C/S'li anne bebeklerinde ve hasta grubundaki TB 17-22 mg/dl arasında olan bebeklerde daha fazladır. Fototerapi dolaşımdaki EPC sayısını arttırmaktadır. Kontrol grubunun EPC düzeyleri hasta grubunun fototerapi öncesi EPC değerlerinden daha yüksektir. Bu sonuç bilirubinin dolaşımdaki EPC sayısı üzerine negatif etkisi olabileceğini düşündürdü. Bilirubinin dolaşımdaki EPC sayısı üzerine olumlu ve olumsuz etkisi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.