OPERE OLAN AKCİĞER KANSERLİ HASTALARDA NÜTRİSYONEL DURUMUN VE İNFLAMATUAR BELİRTEÇLERİN MORBİDİTEYE ETKİSİ
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SÜREYYAPAŞA GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ONUR DERDİYOK
Danışman: İrfan YALÇINKAYA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Akciğer kanseri nedeniyle cerrahi operasyon geçiren hastalarda diyabetli, karaciğer, böbrek yetmezliğinde gözlendiği gibi kronik düşük dereceli inflamasyon gözlenir. Özellikle ameliyat öncesi dönemde akciğer kanserli hastalarda metabolizmada meydana gelen temel değişiklikler postoperatif komplikasyonlar için önemlidir. Bu araştırmada günümüzde en sık gözlenen kanser tiplerinden olan akciğer kanserli hastaların beslenme durumu ve inflamatuar parametrelerinin postoperatif morbiditeye etkisini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Kasım 2018- Mayıs 2019 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ), Hamidiye Tıp Fakültesi Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Göğüs Cerrahisi Bölümü'nde aydınlatılmış onamları alındıktan sonra küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK) nedeniyle torakotomiyle akciğer rezeksiyonu uygulanan 100 hasta çalışmaya alındı. SBÜ, Hamidiye Tıp Fakültesi Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden etik kurul onay belgesi alındı. Tüm hastalara ameliyat öncesi bilgisayarlı tomografi (BT) ve pozitron emisyon tomografi (PET/BT), kraniyal manyetik rezonans görüntüleme (MR) ve solunum fonksiyon testleri ile karbonmonoksit difüzyon (DLCO) ölçümü rutin olarak yapıldı. Hastaların 83'ü erkek, 17'si kadındı. Senkron tümörü olan, uzak organ metastazı olan, sublober rezeksiyon yapılan, video yardımlı toraks cerrahisi (VATS) lobektomi yapılan, komplet rezeksiyon uygulanamayan (R1-2) ve ekstended rezeksiyon yapılan ile bilinen diabetes mellitusu (DM) olan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Cerrahi olarak rezektabl olarak kabul edilen hastalarda boy, kilo, vücut kitle indeksi (VKİ), nütrisyonel risk skorlaması (NRS) ölçüldü. Ayrıca albumin, insülin seviyesi, HbA1c, nötrofil, lenfosit ve nötrofil/lenfosit oranlarını (N/L) içeren biyokimyasal tetkikleri değerlendirildi. Bulgular: Nötrofil, lenfosit ve nötrofil/lenfosit ve VKİ değerleri ile komplikasyonlar arasındaki ilişki anlamlı değildi. Operasyon sonrası majör komplikasyon görülme oranı insülin yüksekliği olanlarda ilişkili bulundu (P=0,001). Revizyon uygulanan hastalarda insülin yüksekliği ve HbA1c oranının daha yüksek olduğu tespit edildi (ortalama 75,0 vs 23,4; P=0,001, 6,6 vs 6,0; P=0,031). Aynı şekilde uzamış hava kaçağı, insülin ve HbA1c yüksekliği olanlarda daha fazla gözlendi (60,7 vs 20,0; P=0,001, 6,6 vs 6,0; P=0,001). Pnömoni gelişme riski ise insülin ve albümin düzeyi yüksek hastalarda mevcuttu (70,0 vs 25,0; P=0,001). Sonuç: İnsülin ve HbA1c seviyesi yüksek hastalarda komplikasyon oranı daha yüksek gözlendi. Albümin seviyesinin ise inflamasyona sekonder akut faz reaktanı olarak yükseldiği düşünüldü. Hiperglisemi stresle indüklenen bir parametredir, özellikle preoperatif süreçte sıklıkla rastlanan hiperglisemi, glisemik disregülasyona yol açar. Preoperatif akciğer kanserli hastaların bu açıdan takip edilmesi postoperatif morbiditelerin önlenmesi açısından önerilir. Ayrıca cerrah operasyon öncesi ameliyat genişliği ve riskini bu parametreleri göz önüne alarak planlamalıdır.