Fonksiyonel kabızlığı olan çocuk hastalarda fizyoterapi ve ilaç tedavisi kombinasyonunun tek başına ilaç tedavisi ile karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR DR. BEHÇET UZ ÇOCUK HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEMA ÖNDER

Danışman: Çiğdem Ömür ECEVİT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Fonksiyonel kabızlık çocukluk çağında her yaş grubunda oldukça sık karşılaşılan bir sağlık sorunu olup yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Hastalığın patofizyolojisi multifaktöryel olup dissinerjik dışkılama paterninin önemli rol oynadığı düşünülmektedir. Çalışmamızda fonksiyonel kabızlık tanılı olgularda geleneksel olarak uygulanmakta olan ilaç tedavisine ek olarak fizyoterapi egzersizlerinin uygulanmasının tek başına ilaç tedavisi kullanımına kıyasla tedavi başarısına katkısının araştırılması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya S.B.Ü. İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi SUAM Çocuk Gastroenteroloji Hepatoloji ve Beslenme polikliniklerine başvuran, 4-18 yaş arasındaki, Roma IV kriterlerine göre fonksiyonel kabızlık tanısı almış olan 65 hasta dahil edildi. Tüm hastalara ilk başvurularında ilaç tedavisinin başlanmasıyla birlikte uygun tuvalet eğitimi ve kabızlığa yönelik yaşam tarzı değişiklikleri hakkında bilgilendirme yapıldı. Olguların 35'i yalnızca standart ilaç tedavisiyle izlenecek; diğer 30'u ise ilaç tedavisine ek olarak abdominal izometrik egzersizler, abdominal masaj, pelvik taban egzersizleri ve diyafragmatik solunum egzersizlerini içeren fizik tedavi ve rehabilitasyon (FTR) programına dahil edilecek şekilde randomize olarak gruplandırıldı. FTR eğitimleri olguların yeterli uyumu sağladığı netleşene dek tekrarlayan seanslar halinde verildi. Tüm hastaların demografik verileri, hastalığa ilişkin semptomları (kabızlık süresi, dışkılama sıklığı, dışkı kıvamı, kanama varlığı, dışkı tutma, dışkı kaçırma, ağrılı dışkılama, karın ağrısı, gaz-şişkinlik hissi) ve klinik bulguları çalışmanın başlangıcında ve 3 aylık takip sürecinde aylık olarak Olgu Rapor Formu'na (EK-1) kaydedildi. Bulgular: Çalışmamıza katılan hastaların yaş ortalaması 10,6±3,8 yıldır. Hastaların cinsiyet dağılımı ve diğer demografik veriler bakımından gruplar arasında anlamlı fark bulunmamaktadır. Hastaların en sık yakınmaları karın ağrısı (%76,9) ve ağrılı dışkılama (%72,3) olmuştur. En sık muayene bulgusu fekalomdur (%23,1). İlk başvuruda hastaların %82,9'unun gaita kıvamı kabızlık ile uyumludur. Hastaların yaşların ve toplam kabızlık süreleri arttıkça dışkı kıvamlarının kabızlık lehine olma sıklığı artmıştır. Anal fissür varlığı ile fekalom ve dışkıda kanama yakınması arasında; dışkı tutma alışkanlığı ile de enkoprezis ve fekalom varlığı arasında da pozitif yönde anlamlı ilişki gösterilmiştir. Hastaların yaşı küçüldükçe enkoprezis sıklığı artmıştır. Hastaların dışkıda kanama, ağrılı dışkılama, karın ağrısı ve gaz-şişkinlik hissi şikayetleri bakımından FTR uygulamasının tedavi başarısına katkısı gösterilememiştir. İlaç+FTR grubunda hastaların dışkı tutma alışkanlıkları ilaç grubuna kıyasla 2,7 kat (p=0,017), dışkı kaçırma yakınmaları 1,7 kat (p=0.288), dışkı kıvamları ise 1,8 kat (p=0,148) daha fazla iyileşme göstermiştir. Hastaların dışkı tutma alışkanlıkları ilaç+FTR grubunda ilaç grubuna kıyasla 2,7 kat daha fazla iyileşme göstermiştir (p=0,017). İlaç+FTR grubunda hastaların aylık dışkılama sıklığındaki artış ilaç grubuna kıyasla nispeten fazla olmakla birlikte saptanan fark istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde değildir (p=0,374). Tüm parametrelerde zaman içerisinde iyileşme kaydedilmiş, en belirgin iyileşmenin 0-1. ay periyodunda da olduğu görülmüştür. Sonuç: Fonksiyonel kabızlığı olan çocuklarda standart ilaç tedavisine alternatif olarak öne sürülen yaklaşımlar arasında FTR uygulamaları tedavi başarısına katkı sağlayabilecek etkin bir modalite olarak öne çıkmaktadır. Çalışmamızda hastaların dışkı tutma alışkanlıklarındaki iyileşmede FTR uygulamalarının eklenmesiyle istatistiksel anlamlı artış olduğu gösterilmiştir. Bunun yanında FTR programına alınan grupta dışkı kaçırma, dışkılama sıklığı ve dışkı kıvamı parametrelerindeki tedavi başarısının da rölatif olarak daha iyi olduğu dikkat çekmiştir. Hastalarda en belirgin iyileşmenin 0-1 ay periyodunda görülmüş olması devam eden süreçte tedavi uyumunun azaldığı düşüncesini akla getirmiştir. Hastalar ve yakınları bu bakımdan desteklenmeli, tedavi uyumunu artıracak hamleler yapılmalıdır. Çocukluk çağı fonksiyonel kabızlık tedavisinde fizyoterapi uygulamalarının yeri hakkındaki bilgi ve deneyimlerimiz henüz kısıtlıdır. Özellikle tedaviye refrakter kronik fonksiyonel kabızlığı olan olguların da kapsanacağı, büyük ölçekli randomize kontrollü çalışmalarla literatürün bu alanda zenginleştirilmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Fonksiyonel kabızlık, fizyoterapi, çocuklar