Polikistik over sendromu olan ve olmayan gebelerde gestasyonel diabetes mellitus belirteci olarak PAPP-A'nın yeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SİMGE YÜREKLİ
Danışman: Müzeyyen Gülnur ÖZAKŞİT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çalışmanın Amacı: Gestasyonel diyabet (GDM), gebelikte sık görülen bir metabolik bozukluk olup hem anne hem de fetus üzerinde ciddi komplikasyonlara yol açabilir. GDM'nin tanısı genellikle 24-28. gebelik haftalarında konulmakta ve bu durum erken müdahale fırsatlarını sınırlamaktadır. Bu çalışmanın amacı, gebeliğin ilk trimesterinde anöploidi taraması için hastalardan alınan kan örneğinden ölçülen serum Gebelikle İlişkili Plazma Proteini-A (PAPP-A) düzeylerinin, özellikle GDM gelişim riski yüksek olan Polikistik Over Sendromu (PCOS) tanılı gebelerde, GDM için bir ön belirteç olarak kullanılabilirliğini araştırmaktır. Gebeliğin ilerleyen haftalarında GDM gelişen gebelerde herhangi bir rutin birinci trimester biyokimyasal belirtecinin değişip değişmediğinin belirlenmesi risk altındaki kadınların erken saptanmasını ve GDM ile ilişkili komorbiditeler azaltmak için gerekli müdahaleleri kolaylaştırabilir. PCOS'ta da değişiklik gösterdiği çeşitli çalışmalarla gösterilen bu biyokimyasal belirteç sayesinde, PCOS olan gebelerde gebeliğin çok erken haftalarından itibaren daha özellikli takip ve tedavi mümkün olabilir. Gereç ve Yöntem: Ocak 2021 ve Ocak 2023 tarihleri arasında rutin antenatal bakım dahilinde Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Antenatal Polikliniğine birinci trimester tarama testi için başvuran 11+0 ve 13+6 gebelik haftaları arasında olan ve İkili Tarama Testini yaptırmış olan 21026 gebe hastane kayıtlarında saptanmıştır. 21.026 gebenin 1882 sinin OGTT taraması ile GDM tanısı almış olduğu belirlenmiştir. 1882 gebenin sadece 48'inin gebelik öncesinde PCOS tanısı alıp hastanemizde doğum yaptığı ve dahil edilme ve hariç tutulma kriterlerini sağladığı sistem görüntüleme raporları, doktor notları ve laboratuvar verilerinden tespit edilmiştir. Bu 48 hasta 1. grup olarak çalışmaya alınmıştır. İkili tarama testini yaptırmış ve OGTT taraması ile GDM tanısı almış 1882 gebeden PCOS tanısı olmayan ve hastanemizde doğum yapmış olan 50 gebe rastgele seçilerek 2. grup olarak çalışmaya dahil edilmiştir. GDM tanısı almış 1882 hasta dışında kalan ikili tarama testini yaptırmış, OGTT taraması ile GDM tanısı almamış, PCOS tanısı olmayan, hastanemizde doğum yapan ve dahil edilme ve hariç tutulma kriterlerini sağladığı sistem görüntüleme raporları, doktor notları ve laboratuvar verilerinden tespit edilen rastgele 50 hasta ise kontrol grubu olarak seçilmiştir. Toplamda 148 gebe çalışmaya alınmıştır. Çalışmamızda araştırma popülasyonunu oluşturan kadınların yaş, gebelik sayıları, antenatal muayenede ikili tarama testinin yapıldığı gündeki gebelik haftası, hastanın ağırlığı, CRL ve NT ölçümü, PAPP-A değeri, ikinci trimesterin sonlarında OGTT 50-100 veya 75 gr ile yapılan GDM taraması değerlerine bakılmıştır. Doğum sonuçları, doğumdaki gebelik haftaları ve bebeklerin doğum ağırlıkları ve yenidoğan yoğun bakım ihtiyacına ilişkin bilgiler toplanmıştır. Bulgular: Çalışmaya toplamda 148 gebe dahil edilmiştir. Katılımcıların yaş ortalaması 30,2±4,8 yıl, ağırlık ortalaması ise 69,0±12,1 kg olarak tespit edilmiştir. Gebelerin %67,6'sı PCOS tanısı almazken, %32,4'ü gebelik öncesinde PCOS tanısı almıştır. PCOS tanısı olan ve olmayan gebeler arasında yaş, ağırlık, CRL, NT ölçümleri, PAPP-A değerleri ve doğum sonuçları açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Gestasyonel diyabet (GDM) tanısı alan 98 gebede OGTT sonuçları incelendiğinde, 50 gr OGTT'de PCOS ve GDM tanısı olan grupta glikoz seviyesi ortalaması diğer gruplara göre anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p<0,001). Benzer şekilde, 75 gr OGTT'de açlık, 1. saat ve 2. saat glikoz değerleri PCOS ve GDM tanısı olan grupta diğer gruplara göre daha yüksek bulunmuştur (p<0,001). 100 gr OGTT'de ise 1. saat glikoz ortalaması, PCOS ve GDM tanısı olan grupta, PCOS ve GDM tanısı olmayan gruba göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p=0,012). PAPP-A IU/L değerleri ile 50 gr OGTT arasında anlamlı negatif orta düzeyde bir ilişki (r=-0,419), 75 gr OGTT'nin 1. saat glikoz değeri ile ise zayıf negatif bir ilişki (r=-0,247) saptanmıştır. Ancak 100 gr OGTT sonuçları ile PAPP-A arasında anlamlı bir korelasyon bulunamamıştır. Doğum sonuçları incelendiğinde, ortalama doğum haftası 38,7±1,4 hafta, doğum ağırlığı 3300,5±389,2 gram ve doğum boyu 50,1±1,8 cm olarak bulunmuştur. Gebelerin %48,6'sı normal doğum yaparken, %51,4'ü sezaryen doğum gerçekleştirmiştir. Sezaryen endikasyonları arasında en sık görülen nedenler mükerrer sezaryen (%25) ve fetal distress (%11,5) olmuştur. PCOS ve GDM tanıları ile doğum şekli, bebek cinsiyeti ve sezaryen endikasyonları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Sonuç olarak, PCOS ve GDM tanıları OGTT sonuçlarını etkileyen önemli faktörlerdir; ancak PAPP-A değerleri ile OGTT sonuçları arasındaki ilişkiler sınırlıdır ve doğum sonuçları üzerinde anlamlı bir etkileri bulunmamıştır. Sonuçlar: Bu çalışmada, polikistik over sendromu (PCOS) olan ve olmayan gebelerde, birinci trimesterde ölçülen PAPP-A düzeylerinin gestasyonel diyabet mellitus (GDM) gelişimi üzerindeki etkisi retrospektif olarak incelenmiştir. Sonuçlar, düşük PAPP-A seviyelerinin GDM ile anlamlı şekilde ilişkili olduğunu ve bu ilişkinin PCOS'lu gebelerde daha belirgin olduğunu göstermiştir. PAPP-A'nın, gebelikte erken dönem risk değerlendirmesinde bir biyomarker olarak kullanılabileceği ancak tek başına yeterli olmadığı vurgulanmıştır. Çalışmanın sınırlamaları arasında retrospektif tasarım, sınırlı popülasyon ve sonuçların genellenebilirliği yer almaktadır. Prospektif, geniş popülasyonlu çalışmalar ile PCOS'un farklı fenotiplerinin ve diğer biyomarkerların etkisi daha detaylı incelenmelidir. Ayrıca, sosyoekonomik durum, etnik köken ve yaşam tarzı gibi demografik faktörlerin de dahil edilmesi, bulguların farklı popülasyonlara genellenebilirliğini artırabilir. Sonuç olarak, PAPP-A, gebelikte erken dönemde GDM ve diğer komplikasyonların öngörüsünde umut vadeden bir biyomarker olarak görülmekte, ancak klinik uygulamada tam olarak yer alabilmesi için daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Gestasyonel diyabet, PAPP-A, Polikistik Over Sendromu