Beşinci metakarp boyun kırıklarında ulnar oluklu atel ve cerrahi tespit yöntemlerinin klinik sonuçlarının karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YUSUFHAN ASLAN
Danışman: Uğur TİFTİKÇİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç : Metakarp boyun kırıklarının tedavisinde konservatif ve cerrahi tedaviler günümüzde halen sıklıkla kullanılmaktadır. Kırık redüksiyonu sonrası 45 derece üzeri kırıkta açılanma ve 3mm üzeri kısalıklarda cerrahi tedavi ön planda tercih edilmektedir fakat son yıllarda 45 derece üzeri açılanmalarda ve 3 mm üzeri kısalıklarda konservatif tedavinin de cerrahi kadar başarılı olduğu görülmüştür. Planlanan çalışmada beşinci metakarp boyun kırıklarının tedavisinde konservatif ve cerrahi tedavilerin klinik sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem : Bu tez çalışması, 2018–2024 yılları arasında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne beşinci metakarp boyun kırığı nedeniyle başvuran hastalar arasında, ulnar oluklu atel ve cerrahi tespit yöntemlerinin (retrograd pinleme ve plak vida) klinik sonuçlarını karşılaştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya cerrahi sınırda (>45° volar angulasyon) olup düzenli takibi olan ve patolojik kırığı bulunmayan 94 hasta dahil edilmiştir (52 atel, 42 cerrahi). Kavrama kuvveti Jamar el dinamometresi ile, eklem hareket açıklığı gonyometre ile, fonksiyonel durum ise Q-DASH ve VAS skorları ile değerlendirilmiştir. Radyolojik analizler PACS sistemi üzerinden yapılmış; AP grafilerde SH-Stip yöntemiyle kısalık, oblik grafilerde ise intramedüller yöntemle açılanma ölçülmüştür. Ölçümler iki gözlemci tarafından iki hafta arayla yapılarak yüksek iç ve dış tutarlılık sağlanmıştır (intra-rater ICC: 0.87, inter-rater ICC: 0.81). Çalışma, cerrahi sınırdaki hastaların bir kısmının tedavi tercihiyle atel grubuna dahil edilmesi sayesinde, klinik pratiği yansıtan homojen ve karşılaştırılabilir gruplar oluşturarak tedavi yöntemlerinin etkinliğini değerlendirmiştir. Bulgular : Bu çalışmada beşinci metakarp boyun kırığı nedeniyle tedavi edilen 94 hasta konservatif (ulnar oluklu atel) ve cerrahi (plak vida, retrograd pinleme) olmak üzere üç gruba ayrılarak karşılaştırıldı. Radyolojik olarak konservatif grupta hem volar açılanma (başlangıçta 61°, nihai 52°) hem de metakarpal kısalık daha fazla iken, cerrahi gruplarda bu değerler anlamlı şekilde daha düşüktü. Ancak fonksiyonel sonuçlara bakıldığında, konservatif grupta kavrama kuvveti daha yüksek, Q-DASH (9) ve VAS (1) skorları ise daha düşüktü; bu da daha iyi el fonksiyonu ve daha az ağrıya işaret etmekteydi. Eklem hareket açıklığı da cerrahi gruplara göre benzer veya daha iyiydi. En çarpıcı fark ise komplikasyon oranlarındaydı: konservatif grupta hiç komplikasyon görülmezken, plak vida grubunda %53, retrograd pinleme grubunda %16 oranında komplikasyon saptandı. Korelasyon analizlerinde ise açılanma ve kısalık arttıkça VAS ve Q-DASH skorlarının kötüleştiği, ancak kavrama gücüyle istatistiksel ilişki olmadığı görüldü. Sonuç : Sonuç olarak, cerrahi ile daha iyi radyolojik sonuçlar alınsa da, konservatif tedavi daha iyi fonksiyonel sonuçlar ve daha düşük komplikasyon oranları ile dikkat çekmektedir. Anahtar Kelimeler : Metakarp, konservatif, kısalık, açılanma, boyun