2017 yıllında hastanemizde doğan Suriyeli mülteci anne bebekleri ile Türk annelerden doğan bebeklerin perinatal özelliklerinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: PINAR BAYINDIR GÜNEŞ
Danışman: Fatma NARTER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET AMAÇ: Çalışmamızda; Suriyeli mülteci anne bebekleri ile Türk anne bebeklerinin perinatal özelliklerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. GEREÇ ve YÖNTEM: Bu retrospektif çalışmamız Kartal Dr.Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi 'nde 1 Ocak-31 Aralık 2017 tarihleri arasında gerçekleşen canlı tüm Suriyeli mülteci anne bebekleri ve kontrol grubu olarak da aynı sayıda Türk yenidoğan bebekler olarak alınmıştır.Her Suriyeli mülteci yenidoğan sonraki Türk yenidoğan kontrol grubunu oluşturmuştur.Suriyeli olmayan mülteci bebekler , Suriyeli ölü doğan bebekler , dosyaları eksik olan veya ulaşılamayan yenidoğan bebekler çalışmaya dahil edilmemiştir.Analizlerde SPSS Windows versiyon 24.0 paket programı kullanıldı ve p değerinin 0,05 den küçük olması istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. BULGULAR: Çalışmamızda ortalama anne yaşı Suriyeli grupta 24,18±6,11 iken Türklerde 28,68±6,07 saptanmıştır. Yine yaşı ≤ 18 olan (%19,4'e karşın %1,5) anneler ve 4000 gr ve doğum ağırlığı <2500 gr olan bebeklerin her iki grupta da benzer sonuçları çıkmıştır.Ayrıca doğum ağırlığı<2500 gr doğumlara anne yaşının etkisi olmadığını tespit ettik. Çalışmamızda gestasyon haftası Suriyeli grupta 38.56±1,31; Türklerde 38,7±1,43 bulunmuştur. Aralarındaki fark istatiksel olarak anlamlı iken; Suriyeli grubun 9'u (% 4,5) , Türklerin 14'ü (% 7,0) <37 gestasyon haftasında doğmuştur ve aralarındaki fark istatiksel olarak anlamlı değildir.Gruplar arasında hastaneye yatış açısından fark tespit edilmemiştir. Bunlardan Suriyeli grupta hastaneye yatan bebeklerin 17' si direk yatış (47.2), 9'u anne yanından (%25) yatış, 10' u (%27.8) rehospitilizasyon şeklinde ; Türklerde 18'i direk yatış (%56.3), 7'si anne yanından (%21.9) yatış, 7'si (%21.9) rehospitilizasyon şeklinde olmuştur. Gruplar arasında solunum sıkıntısı olan yenidoğanlarda fark görülmezken, sarılık gelişen yenidoğanlarda Suriyeli grupta daha yüksek saptanmıştır. Konjenital anomali ve çoğul doğum açısından iki grup arasında fark tespit edilmemiştir.Ayrıca Suriyeli grupta 1 bebek solunum sıkıntısı nedeniyle ex olmuş, Türklerde ex görülmemiştir. Yenidoğan polikliniğine başvuruda Türklerin başvuru sayısı anlamlı derecede yüksek bulunmuştur.Türk annelerin gravida , parite ve abort sayıları Suriyeli gruba göre yüksek çıkarken ; küretaj sayısı ve ölen çocuk sayıları açısından farklılık tespit edilmemiştir.Anne hastalıkları açısından Türk annelerde kronik ve gestasyonel hastalıkların her ikisi de daha sık saptanmıştır. SONUÇLAR: Suriye'den kaçmak zorunda olan insanlar 21. yy' da dünyanın en büyük mülteci krizi haline geldi. Türkiye coğrafi yakınlığı nedeniyle Suriyeli mültecilerin ilk tercihi olmuştur.Bu nedenle mültecilerin sorunlarına yaklaşımı daha da geliştirebilmek için daha kapsamlı ve çok sayıda vakalar içeren özellikle prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Suriyeli mülteciler , yenidoğan , mülteci sağlığı , Türk mülteci politikası , perinatal sonuç