Aile sağlığı merkezine kayıtlı 65 yaş ve üzeri bireylerde covid-19 anksiyetesi ve depresyon sıklığının araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE ÇAYIRTEPE

Danışman: Süleyman ERSOY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Coronavirus Disease-2019 (COVID-19) pandemisi toplum ve bireylerin ruh sağlığını olumsuz yönde etkilemiştir. Özellikle hastalığın morbidite ve mortalite oranlarının daha yüksek olduğu yaşlı bireylerin pandemiden, psikolojik olarak da daha fazla etkilenmiş olduğu düşünülmektedir. Covid-19 pandemisinin yaşlılar üzerine sebep olduğu psikolojik etkiler hakkında yeterli miktarda çalışma bulunmamaktır. Çalışmamızda 65 yaş ve üzeri bireylerin pandemiden psikolojik olarak etkilenip etkilenmediklerinin, COVID-19 korkusu ve depresyon düzeyleri ve buna neden olan faktörlerin, COVID-19 hastalığı ve alınan önlemlere karşı tutum ve davranışlarının, COVID-19 korkusu yaşayan bireylerle depresyon görülme durumları arasında ilişkinin olup olmadığının araştırılması amaçlandı. Yöntem: Çalışmaya Ümraniye Eğitim Aile Sağlığı Merkezine çeşitli nedenlerle başvuran 65 yaş ve üzeri 282 gönüllü birey dahil edilmiştir. Katılımcılara onayları alındıktan sonra sosyodemografik özellikler, bazı alışkanlıklar ve COVID-19 pandemisi ile ilgili bireyin psikolojik ve sosyal durumundaki değişimler ile ilgili 28 sorudan oluşan bir anket formu, Geriatrik Depresyon Ölçeği kısa formu (GDS-15) ve Covid-19 Korkusu Ölçeği (KKÖ) olmak üzere üç ayrı anket formu uygulanmıştır. Elde edilen veriler istatistiksel analiz sonrası, anlamlılık p<0.05 düzeyi dikkate alınarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışma 143'ü (%50.7) kadın ve 139'u (%49.3) erkek olmak üzere toplam 282 olgu ile yapılmıştır. Olguların yaşları 65 ile 95 arasında değişmekte olup, yaş ortalaması 71.65±6.26'dır. Çalışmaya katılan hastaların %30.9'unda geriatrik depresyon saptanmış olup; kadınlarda geriatrik depresyon görülme oranı (%40.6), erkeklerden (%20.9) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Kadınlarda KKÖ puanları da erkeklerden daha yüksek saptanmıştır (p<0.05). Olguların %16'sı Covid-19 bulaşmasından hiç kaygılanmazken, %44'ü biraz ve %40.1'i çok kaygılandığını söylemiştir. Covid-19 bulaşmasından çok kaygılananların GDS-15 ve KKÖ puanları, hiç kaygılanmayan ve biraz kaygılananlardan anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0.05). Covid-19 hakkında bilgi düzeyi iyi olan ve eğitim seviyeleri yüksek olanlarda GDS-15 puanları daha düşük saptanmıştır (p<0.05). Pandemi öncesinde yakınlarıyla düzenli ve sık görüşenlerin oranı %44.7 iken pandemi sürecinde bu oran %2.1'e düşmüştür. Olguların %21.6'sı pandemi döneminde uyku düzeninin bozulduğunu söylemiştir, uyku düzeni bozuk olanlarda GDS-15 ve KKÖ puanları daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Olguların %84.8'inde eşlik eden kronik hastalık mevcut olup; kronik hastalığı bulunanlar ve düzenli ilaç kullananlarda KKÖ puanları yüksek saptanmıştır (p<0.05). Olguların %24.5'inde Covid-19 pandemisinden önce anksiyete, depresyon vb. psikiyatrik hastalık ve antidepresan kullanım öyküsü olup, bu hastalarda GDS-15 ve KKÖ puanları daha yüksek saptanmıştır (p<0.05). Fiziksel aktivite düzeyi düşük olan bireylerde GDS-15 ve KKÖ puanları daha yüksek saptanmıştır (p<0.05). Çalışmaya dahil edilen katılımcıların GDS-15 ile KKÖ puanları arasında pozitif yönlü, %34 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmıştır (p<0.001). Sonuç: Hem Covid-19 pandemisinin yaşlılarda daha ağır seyirli olduğunun bilinmesi, hem de pandemi sürecinde salgının yayılmasını önlemek ve özellikle yaşlıları salgından korumak adına alınan önlemler bireylerin özellikle de yaşlıların ruh sağlığını olumsuz etkilemiştir. Çalışmamızda elde edilen bulgular pandeminin psikolojik etkileri açısından beklenen sonuçlardır. Pandeminin ne zaman sona ereceği kesin olarak bilinmemektedir. Bu zaman zarfında özellikle yaşlı bireylerin doğru bilgilendirilmesi, psikolojik problemlerinin ortaya konması ve bu sorunlarının çözülmesiyle ortaya çıkabilecek depresyon gelişme riskini azaltabiliriz. Aile hekimliği bütüncül bir yaklaşımı içerdiğinden özellikle 65 yaş üstü hastalarda COVID-19 ile ilgili şikâyetler sorgulanırken, ruh sağlığı açısından da hastalar değerlendirilmeli ve desteğe ihtiyacı olan kişilerin belirlenip, bireylere özel çözüm önerileri sunulmalı, gerekli desteklerin alınması sağlanmalıdır. Anahtar sözcükler: COVID-19, yaşlılar, anksiyete, geriatrik depresyon.