İç hastalıkları servisinde yatan hastalarda NT-proBNP değerinin prognoz ile ilişkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL FATİH SULTAN MEHMET SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET KARAGÜVEN

Danışman: Ali ÖZDEMİR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ N-terminal pro-B-tipi Natriüretik Peptid (NT-proBNP), pro-BNP proteininin başlangıç bölgesinden salınan bir peptittir. Bu peptit, kalp odacıklarında ve dokularda üretilen BNP hormonunun biyolojik öncülüdür. BNP'nin artması kalp kasının gerilmesine bağlı olarak gerçekleşir ve vazodilatasyon ile diürezin artmasına neden olurken, renin ve aldosteron salgılanmasını azaltır. NT-proBNP ve BNP, özellikle kalp yetmezliği tanı ve takibinde kullanılır ve kardiyovasküler bozuklukların değerlendirilmesinde önemli göstergelerdir. Yapılan çalışmalar, NT-proBNP'nin kalp yetmezliğine bağlı mortalite ile güçlü bir ilişki gösterdiğini ortaya koymuştur. Ancak, NT-proBNP yüksekliğinin sadece kalp yetmezliği değil, pnömoni, serebrovasküler olaylar ve böbrek yetmezliği gibi diğer durumlarda da mortalite ile ilişkilendirildiği görülmüştür. Bu bağlamda, çalışmamızda NT-proBNP'nin, komorbid hastalıklar ve hastaneye yatış sebebinden bağımsız olarak İç Hastalıkları servisinde yatan hastalarda servisten ayrılış şekli ile ilişkilendirilip ilişkilendirilemeyeceğini değerlendirmeyi amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM Bu çalışmada, Ocak 2022 ile Ekim 2023 tarihleri arasında Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları servisinde yatarak takip edilen hastaların NT- proBNP değerleri retrospektif olarak incelendi. Hastaların yatış sürecinde bakılan serum NT- proBNP düzeyleri, servisten ayrılış şekli, yatış sebebi olan primer tanıları ve komorbid hastalıkları incelendi. Hastalar, iyilik haliyle taburcu edilenler (kontrol grubu) ve Yoğun Bakım Ünitesi'ne sevk edilen veya serviste vefat edenler olmak üzere iki gruba ayrıldı. Her iki gruptaki hastaların NT-proBNP değerleri karşılaştırıldı. Ayrıca, hastaların komorbiditeleri ve ek hastalıkları incelendi ve gruplar komorbiditelerine göre sınıflandırıldı. Tedaviyi red formu imzalayarak veya YBÜ dışında başka bir servise sevk edilerek ayrılan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. İnceleme döneminde NT-proBNP sonucu bulunan ve yatarak takip edilen 971 hasta belirlendi. Tüm hastalarda NT-proBNP değeri yatış gününde alınan bir tetkik olup, yatış sürecinde tekrarlayan NT-proBNP değerleri dikkate alınmadı. BULGULAR Çalışmaya yaşları 68,49 ± 17,69 olan toplam 971 hasta dahil edilmiştir. Hastaların hastanede İç Hastalıkları servisine yatışları sonrasında prognozları incelendiğinde, 814 hasta servisten taburcu edildiği, 151 hastanın durumları nedeni ile Yoğun Bakım Ünitesi'ne sevk edildiği ve 6 hastanın ise ex olduğu görülmüştür. Hastaların NT-proBNP değerleri ile taburculuk şekilleri arasında anlamlı fark saptanmıştır. Servisten Taburcu olanlar ile servisten YBÜ'ye sevk edilerek veya ex olarak ayrılanların karşılaştırıldığı incelememizde iki grup arasında anlamlı fark bulunmakta idi (Taburcu – YBU veya Ex: 3732.15 ±7297– 10923.38 ± 12572.35 ;p: <0.001). Hasta grubumuz komorbiditelerine göre ayrılıp incelendiğinde , yapılan analiz sonuçlarına göre YBÜ'ye sevk edilme veya ex olma ihtimali en fazla olan gruplar sırası ile maligniteye sahip olanlar, demansı bulunanlar, ileri yaşı olanlar ve NT-proBNP değerleri yüksek olanlar olarak görülmektedir. SONUÇ Çalışmamızın sonuçlarına göre İç hastalıkları servisinde yatan hastalarda NT-proBNP yüksekliği kötü prognoz ile ilişkili bulunmuştur. ANAHTAR KELİMELER NT-proBNP, prognoz, risk belirleme, yatan hastalar