Depresif ergenlerde duygu tanıma ve duyguların yüz ifadesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NİSA AYBİGE ERŞAN BÜYÜKKARA
Danışman: Gülser ŞENSES DİNÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, depresif ergenlerde duygu tanıma ve duyguların yüz ifadeleri ilişkisinin, sağlıklı ergenlerle karşılaştırılarak incelenmesidir. Depresyonlu ergenlerin duygu süreçlerine dair daha ayrıntılı bilgi edinmeyi, tedavi ve izleme süreçlerinde daha etkili müdahalelerin geliştirilmesine katkı sağlamayı hedeflemektedir. Çalışma, aynı zamanda bu alanda yapılacak gelecekteki araştırmalara temel oluşturacak ve alan yazındaki boşlukları doldurmaya yönelik bir adım atılmasına yardımcı olacaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışma örneklemimiz, 12-18 yaş arasındaki 36 depresif ergen ve 34 sağlıklı ergenden oluşmaktadır. Katılımcıların tümü "Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi—Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli (ÇDŞG-ŞY)" ile değerlendirilerek Major Depresif Bozukluk (MDB) grubunda ek tanıların varlığı, kontrol grubunda ise psikiyatrik tanılar dışlanmıştır. Çalışmada yer alan katılımcılar, Sosyodemografik Veri Formu, Çocuk ve Ergenler için Depresyon Ölçeği (ÇDÖ), Çocuklar için Aleksitimi Ölçeği (ÇAÖ) ve Çocukluk Çağı Kaygı Bozuklukları Değerlendirme Ölçeği (KAYBÖ) ile değerlendirilmiştir. Duygu tanıma ve duyguların yüz ifadesi üç aşamada değerlendirilmiştir: 1) Katılımcılara Sözel Olmayan İpuçlarını Algılama Becerilerini Değerlendirme Aracı (SOİAB)'ndan elde edilen 12 duygu ifadesi içeren fotoğraf gösterilerek, ilgili duyguyu tespit etmeleri ve yoğunluğunu değerlendirmeleri istenmiştir. 2) Katılımcılara duygu betimleyen hikayeler okutulmuş, ana karakterin hissettiği duygunun seçilmesi istenmiştir. Ayrıca katılımcılardan bu duyguyu yüz ifadeleriyle göstermeleri istenmiş ve kayıt altına alınmıştır. 3) Katılımcılara duygu içerikli 6 video (nötr, mutlu, üzüntü, iğrenme, kızgınlık, korku) izletilmiş ve izleme sırasındaki yüz ifadeleri kaydedilmiştir. Tüm yüz ifadesi verileri Morphcast Yüz Tanıma Uygulaması ile analiz edilmiştir. Bulgular: MDB grubu ve kontrol grubu sosyodemografik özellikler açısından benzerdi. Depresyon grubunun ÇDÖ, ÇAÖ ve KAYBÖ puanları kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek bulunmuştur. SOİAB yüz ifadeleri alanında MDB grubunun toplam puanları kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşüktü. Cinsiyetler arasında ise anlamlı fark saptanmamıştır. Depresyon, varlığı, korku dışındaki duyguların doğru tanınmasında öngörücü bir faktör değildi. Korku duygusunun tanımasında ise depresyon varlığı ve yüksek kaygı düzeyi (KAYBÖ>25) öngörücü faktörlerdi. MDB grubunda ÇDÖ puan artışı, üzüntü ve korku duygularının doğru tanınmasında artış ile ilişkili bulundu. Hikayelerden duygu tanımada MDB ve kontrol grupları arasında anlamlı fark bulunmamıştır. MDB grubunda mutluluğun istemli yüz ifadesindeki değeri kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşüktür. MDB grubunda mutlu video izlerken istemsiz yüz ifadesindeki toplam mutluluk değeri kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşüktür. Depresyonda diğer duygular için istemli ve istemsiz yüz ifadesinde fark bulunmamıştır. Cinsiyetler arasında nötr duygusu dışında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Sonuç: Çalışmamız depresif ergenlerin duygu tanıma becerilerinde duygulara özel olmayan bozulma olduğunu göstermektedir. Beklentimizin aksine depresyonda üzüntü ve mutluluk duygularının tanınması korunmaktadır. Depresyonu olan ergenler korku duygusunu tanımada daha duyarlıdır. Depresyon puanı arttıkça korku ve üzüntü duygularına tanıma oranı artmaktadır. Ayrıca, depresif ergenlerde mutluluk duygusunun hem istemli hem de istemsiz yüz ifadelerinde belirgin bir azalma gösterdiği tespit edilmiştir. Bu bulgular, ergenlik dönemindeki depresyonun yalnızca duygu tanıma becerilerini değil, aynı zamanda duyguların yüz ifadesini de olumsuz etkilediğini ortaya koymaktadır. Güncel çalışmalar, duyguların psikopatolojiler ile ilişkisine yoğunlaşmakta olup gelecekte yapay zeka tabanlı yüz ifadesinden duygu tanıma uygulamalarının psikiyatrik hastalıklarda hızlı bir tanı ve tedavi izlem aracı olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Gelecekte yapılacak daha geniş örneklemli ve farklı tasarımlı çalışmalar depresif ergenlerde duygu tanıma ve duyguların yüz ifadesi süreçlerine dair bilgimizi arttıracaktır.