Sıçan epigastrik flep modelinde lokal anestezik ilaçların gecikmiş kanama oluşumuna etkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET TAPAN

Danışman: Ramazan Erkin ÜNLÜ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Plastik cerrahi pratiğinde lokal anestezikler oldukça sık kullanılmaktadır. Rekonstrüktif ve estetik işlemlerde geniş bir kullanım alanı vardır. Genel anestezinin korkulan komplikasyonlarına karşı, hastaya alternatif sunan bir işlem olabildiği gibi genel anestezi sırasında da kullanılabilmektedir. Lidokain, prilokain ve bupivakain bunlardan bazıları olup sempatik blokaja sekonder olarak çeşitli derecelerde vazodilatasyon yapmaktadırlar. Bu etkileri sebebiyle lokal kanamalarda artışa sebep olmaktadırlar. Cerrahi pratikte ise hematom, sıkça karşılaşılan bir komplikasyondur. En sık sebep genellikle cerrahi işlem sırasında yetersiz yapılan hemostazdır. Yetersiz yapılan hemostazın önemli sebeplerinden biri de gözden kaçan bir damar ya da hastanın düşük sistolik basıncı ile hemostazın yapılması neticesinde gelişen gecikmiş kanamadır. Çalışmamızda 36 adet Wistar albino sıçan, kontrol grubu, lidokain grubu, lidokain-epinefrin grubu ve bupivakain grubu olmak üzere 4 deney grubuna ayrıldı. Sıçanlara uygulanan genel anestezi sonrası 20 cm2'lik epigastrik flepler planlandı. Fleplere yapılacak enjeksiyon 2 mL idi. Böylece fleplere cm2 başına 0,1 mL ilaç enjeksiyon yapıldı. Lokal anestezik verilecek tüm gruplarda verilecek toplam ağırlık 4 mg/kg olarak hesaplandı. Epigastrik flepler hazırlandıktan sonra kanama kontrolü sağlanarak flepler yerine adapte edildi. 24 saat sonunda sıçanlar sakrifiye edildi. Sıçanların sakrifikasyonundan 2 saat sonra flep altında biriken koagulumlar toplanarak hassas terazi ile hesaplandı. Makroskobik ve istatistiksel sonuçlar değerlendirildi. Makroskobik olarak değerlendirildiğinde lidokain-epinefrin grubunda daha fazla koagulum birikimi, lidokain ve bupivakain gruplarında ise daha az miktarda koagulum birikimi gözlendi. Ancak yapılan analizde, istatistiksel olarak anlamlı bir sonuç bulunmamıştır.