Basit febril konvülziyon ve komplike febril konvülziyon geçiren hastalarda nöroprotektif olan gelsolin ve apelin-13 düzeylerinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞENUR ALKAYA
Danışman: Ayşe KAÇAR BAYRAM
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Febril nöbetler çocukluk çağında en sık görülen nörolojik bozukluktur. Basit ve komplike nöbet olarak iki gruba ayrılır, febril status ise komplike nöbetin bir alt grubudur. Viral ve bakteriyel patojenler, bazı aşılar ve pozitif aile öyküsü, ateşli nöbetlere yatkınlık oluşturabilir. Çoğu iyi huyludur, kendi kendine sonlanır, fakat kompleks ve uzun süreli nöbetlerin hipokampal meziyotemporal skleroza ve kompleks parsiyel epilepsiye yol açtığı ileri sürülmüştür. Gelsolin, aktin filamanına bağlanan, kalsiyum bağlayan bir proteindir. Merkezi sinir sisteminde (MSS) hücre içi kalsiyumu stabilize ederek, nöronları apopitozdan koruduğu gösterilmiştir. Apelin-13 ve apelin reseptörü, kalp, beyin, böbrek gibi birçok dokuda bulunur. MSS korteksinde, hipokampus, talamus ve serebellumda izolen edilen Apelin-13'ün, nörofizyolojik rolleri olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, basit ve komplike konvülziyon geçiren hastalardaki Apelin-13 ve Gelsolin düzeylerini kontrol grubu ile kıyaslayıp, bu proteinlerin düzeylerindeki sapmanın, nöbet etiyopatogenezi ile ilişkisini aydınlatmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, kliniğimize basit febril konvülziyon (BFK) ile başvuran 47, komplike febril konvülziyon (KFK) ile başvuran 51 hasta ve herhangi bir sağlık problemi olmayan 50 sağlıklı çocuk dahil edildi. Bulgular: 98'i hasta, 50'si kontrol olmak üzere 148 çocuk çalışmaya alındı. Febril konvülziyon (FK) geçiren hastaların 47'si basit, 51'i KFK ile başvurdu. BFK ile başvuran hastaların ortalama yaşı 12 ay, KFK ile başvuran hastaların ortalama yaşı 24 ay olarak bulundu. BFK ile başvuran hastaların %91,5'unun, KFK ile başvuran hastaların %66,7'sinin başvurun anındaki ilk nöbetiydi (p=0.004). KFK grubunda ebeveynde FK öyküsü, BFK grubuna göre yüksekti (%21,3'e, %45,1, p=0.018). Antiepileptik kullanımı, KFK grubunda BFK'ya göre anlamlı derecede yüksekti (%4,3'e %58,8, p<0.001). KFK grubunda ailede epilepsi varlığı %33,3, BFK grubunda 8,5 bulundu (p=0.003). Apelin-13'ün, BFK grubunda ortalama değeri 33.15 ng/L, KFK grubunda 41.59 ng/l, kontrol grubunda ise 10.38 ng/L bulundu, apelin-13 düzeyi hasta grubuna kıyasla kontrol grubunda anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p<0.001). Gelsolin'in ortalama değeri BFK grubunda 93,95 mg/L, KFK grubunda 165,60 mg/L, kontrol grubunda ise 47,85 mg/L bulundu, Gelsolin düzeyi hasta grubuna kıyasla kontrol grubunda anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p<0.001). Sonuçlar: Apelin-13 ve Gelsolin düzeyleri hasta grubuna kıyasla, kontrol grubunda anlamlı derecede düşük bulunmuştur. Sonuçlar bu proteinlerin FK etiyopatogenezinde rol aldığını düşündürmektedir. Bu proteinlerin nöroprotektif özelliklerinin olması, post konvülzif dönemde nöronal hasarı azaltmak amacıyla yükseldiği olasılıklarını akla getirmektedir. Bu sonuçlar febril konvülziyona yaklaşımı ve özellikle ateşli nöbetle ilişkili kronik süreçte gelişen epilepsileri öngörmede bir biyobelirteç olup olmayacağı ileride yapılacak kontrollü çalışmalarla belirlenecektir. Çalışmamızın sonuçları, febril konvülziyona yaklaşım ve ilerde tedavi prensiplerinde değişikliklere yol açabilmesi açısından önemlidir. Literatürde febril konvülziyonda, pediatrik yaş grubunda Apelin-13 ve Gelsolin düzeylerinin kontrol grubuna göre kıyaslandığı ilk insan çalışmasıdır.