Nazal septal perforasyon onarımında yağ dokusukaynaklı mikrovasküler fragman kullanımı: deneysel tavşan modeli


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, KULAK BURUN BOĞAZ VE BAŞ-BOYUN CERRAHİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET ECE

Danışman: Bilge TÜRK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Nazal septal perforasyon bilateral mukoperikondriyum septal kemik ve/veya kartilajı içeren tam kat doku defektidir. Çalışmamızın amacı nazal septal perforasyonu için lokal flep tekniği ile onarımı sırasında adipöz doku kaynaklı mikrovasküler fragmanların (Ad-MVF) cerrahi başarıya etkisini makroskopik ve histopatolojik olarak araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız randomize kontrollü tek kör deneysel hayvan çalışması olarak planlandı. Hayvan Deneyleri Yerel Etik Kurulu'ndan (21/10/2024, No: 2024-50) etik onay alındıktan sonra 2-3 kg arası 14 adet, Yeni Zelanda suşu tavşan üzerinde çalışıldı. Tavşanlar randomize olacak şekilde 7 tanesi çalışma grubu, 7 tanesi kontrol grubu olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Tüm tavşanlarda anestezi altında iyatrojenik 10x10 mm tam kat septal perforasyonlar oluşturuldu. Çalışma grubunda 1 adet tavşanın inguinal bölgesinden yağ dokusu alınarak bu dokuların tip 1 kollajenaz Ad-MVF elde edildi. Her bir tavşan için 1 ml lik enjektör içinde (30.000 MVF adet/ml) hazırlandı. Tüm tavşanların oluşturulan perforasyonları için lokal ilerletme flep kullanılarak cerrahi onarımı uygulandı. Flepler kapatıldıktan sonra çalışma grubu tavşanlarında ilerletilen flep arasına 1 ml Ad- MVF, kontrol grubu tavşanlara ise aynı miktarda serum fizyolojik (SF) enjekte edildi. 2 haftalık takipten sonra tüm tavşanlar sakrifiye edildi. Perforasyon kapanma oranları ve miktarları, lokal enfeksiyon ve histopatolojik bulgular değerlendirildi ve sonuçlar gruplar arası karşılaştırıldı. Bulgular: 2 haftalık izlem sonrasında septal perforasyonlara bakıldığında çalışma grubunda (n=7) 4 hayvanda septal perforasyonun kapandığı, kontrol grubunda ise tüm hayvanlarda perforasyonların devam ettiği görüldü. Perforasyon kapanma oranının anlamlı olarak çalışma grubunda daha fazla idi (p = 0,035). Kapanmayan septal perforasyonların boyutları analiz edildiğinde Ad-MVF kullanılan grupta kalan septal perforasyonu boyutunun kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak daha küçük bir alan olduğu bulunmuştur x (p=0,001). Komplikasyonlara bakıldığında çalışma grubunda 1, kontrol grubunda 2 tavşanda makroskopik enfeksiyon lehine yorumlanabilecek pürülan sekresyon olduğu görüldü. Komplikasyon açısından gruplar arasında istatistiksel anlamlı fark gözlenmedi. Operasyon sahasındaki inflamasyon ve konjesyon histopatolojik olarak incelendiğinde, 0-3 arası puanlama yapıldı. İnflamasyon ve konjesyon açısından her iki grup arasında istatistiksel anlamlı farklılık bulunmamıştır. Histopatolojik olarak cerrahi alan fibrovasküler doku gelişimi yönünden incelendiğinde çalışma grubunda fibrovasküler doku gelişiminin kontrol grubundaki gelişime göre istatistiksel anlamlı fazla olduğu bulundu (p=0,026). Sonuç: Septal perforasyon cerrahi tedavisinde otolog Ad-MVF kullanımının septal perforasyon kapanma oranı artırdığı, perforasyonu boyutunun küçülmesini anlamlı olarak sağladığı bulunmuştur. Komplikasyon gelişme açısından anlamlı bir fark saptanmazken, histopatolojik olarak incelendiğinde fibrovasküler doku gelişimini anlamlı olarak artrdığı gösterilmiştir. İatrojenik ya da habituel oluşmuş olan septal perforasyonu cerrahisi sırasında Ad-MVF kullanılmasının cerrahi başarıyı ve histopatolojik iyileşmeyi artırdığı gösterilmiş, perforasyonu onarımında kullanması için daha fazla sayıda, kontrollü hayvan çalışmaları yapılarak ileri araştırma önerilmektedir