Serum ürik asit düzeyinin düşük over rezervli (DOR) infertil hastalardaki düzeylerinin sağlıklı fertil hastalarla karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FATMA DÜNDAR
Danışman: Gülşah İLHAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada Serum ürik asit düzeyinin düşük over rezervli (DOR) infertil hastalardaki düzeylerinin sağlıklı fertil hastalarla karşılaştırılmasını amaçladık. Gereç ve Yöntem: 01 MAYIS 2025 – 01 AĞUSTOS 2025 tarihleri arasında, T.C. Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği İn Vitro Fertilizasyon (IVF) Bölümü'ne çocuk istemi ile başvuran düşük over rezervi tanısı alan bu nedenle IVF tedavisi planlanan 50 hasta ve Jinekolojik Polikliniği'ne başvuran 50 sağlıklı fertil hastaya rutin jinekolojik muayene ve over rezerv testleri yapılmıştır. 20 yaşından küçük 40 yaşından büyük hastalar, vücut kitle indeksi (VKİ) ≥ 30, vücut kitle kitle (VKİ) ≤18.5, bilinen hipertansiyonu, diyabeti, insülin rezistansı, gut hastalığı, endometriozisi, geçirilmiş over operasyonu, tiroid hastalığı ve polikistik over sendromu (PCOS)'u olan hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. Düşük over rezervi (DOR) tanısı Bologna kriterlerine göre tanımlanmıştır. Tüm hastaların yaş, VKİ, gravida, parite, abortus sayısı, bazal hormon profilleri ve antral folikül sayısı (AFC), sigara kullanımı, ek hastalıkları kaydedilmiştir. Menstrüasyonun 3. Gününde her iki grupta da merkez laboratuvarımızda serum ürik asit düzeyleri çalışılmıştır. İki grup arasındaki karşılaştırmalar uygun istatistiksel yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda düşük over rezervli infertil hastalar ile sağlıklı fertil hastalar arasındaki serum ürik asit düzeyleri değerlendirilmiştir. Çalışmada düşük over rezervine sahip hastalarda serum ürik asit düzeylerinin kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede daha yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca hasta grubunda Anti-Müllerian hormon (AMH) düzeylerinin daha düşük, folikül stimülan hormon (FSH) ve estradiol (E2) düzeylerinin daha yüksek olduğu ve antral folikül sayısının anlamlı derecede azaldığı belirlenmiştir. Bununla birlikte VKİ değerlerinin hasta grubunda daha düşük olduğu görülmüştür. Lojistik regresyon analizinde serum ürik asit düzeyleri ve FSH değerlerinin düşük over rezervi açısından bağımsız risk faktörleri olduğu gösterilmiştir. Sonuç: Elde edilen bulgular serum ürik asit düzeylerinin düşük over rezervi ile ilişkili olabileceğini göstermektedir. Bu durum, serum ürik asit düzeyinin over rezervinin değerlendirilmesinde potansiyel bir biyokimyasal belirteç olarak klinik açıdan kullanılabileceğini düşündürmektedir. Ancak bu ilişkinin mekanizmalarının daha iyi anlaşılabilmesi ve klinik kullanımının netleştirilebilmesi için daha geniş örneklem grupları ile yapılacak prospektif çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Ürik asit, infertilite, düşük over rezervi