Yüksek doz metotreksat tedavisi alan hastalarda toksisiteyi etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZEYNEP TANYELİ
Danışman: Ganiye Begül YAĞCI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Kanser tedavisinde kür sağlamak için yoğun kemoterapi rejimlerinin kullanılması, erken ve geç dönemde tedavi ilişkili ciddi yan etkilerin de görülmesine neden olmaktadır. Bu çalışmada hastanemizde kanser nedeniyle yüksek doz metotreksat tedavisi almış olan çocuklarda tedavi öncesindeki laboratuvar bulgularıyla ilaç metabolizmasını etkileyebilen genetik bulguların metotreksat toksisitesi gelişimi üzerinde etkili olup olmadığı, tedavi sonrasında toksisite gelişen ve gelişmeyen hastaların laboratuvar ve klinik bulgularının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Hastalar ve Yöntemler: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Numune Eğitim Araştırma Hastanesi Çocuk Hematoloji/Onkoloji servisinde Ocak 2014-Mayıs 2017 yılları arasında çocukluk çağı kanser tanısı ile yüksek doz metotreksat tedavisi alan hastaların dosyaları demografik özellikleri, hastalara verilen metotreksat dozu ve uygulama süresi, tedavi öncesinde ve sonrasındaki laboratuvar bulguları, metilen tetrahidrofolat redüktaz (MTHFR) enzimi gen polimorfizmi analiz sonuçları, toksisiteyle ilişkili klinik bulgular yönünden retrospektif olarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya yüksek doz metotreksat tedavisi verilen 50 hasta dahil edildi. Hastaların %66'sı (n=33) erkek, %34'ü kız (n=17) idi. Tanı anındaki ortalama yaş 8,57±4,19 yıl (2yıl 10 ay-17 yıl) idi. Hastalardan 33'ü (%66) Non-Hodgkin Lenfoma, 10'u osteosarkom (%20), 7'si (%14) Akut Lenfoblastik Lösemi tanısıyla izlenmekteydi. Hastaların 25'ine (%50) 5 gr/m2 dozunda 24 saatlik infüzyonla, 8'ine (%16) 1 gr/m2 'dozunda 4 saatlik infüzyonla, 7'sine 1 gr/m2 'dozunda 36 saatlik infüzyonla, 10'una (%20) 12 gr/m2 dozunda 4 saatlik infüzyonla metotreksat verilmiş olduğu saptandı. Klinik bulgulara göre 37 hastada (%74) toksisite geliştiği, 13 hastada (%26) gelişmediği görüldü. Uzun süreli infüzyonla (24 ya da 36 saat) tedavi verilen grupta istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek oranda metotreksat toksisitesi görüldü (p=0,01). MTHFR gen polimorfizmi analizine göre herhangi mutasyonu olan ve olmayanl hastalarda toksisite görülme sıklığı benzer bulundu (p=0,70). Toksisite görülme oranları açısından karşılaştırıldıklarında herhangi bir mutasyonu olmayan hastaların %86,7'sinde toksisite bulguları saptanırken, herhangi bir mutasyonu olan olguların %85,7'sinde toksisite bulguları olduğu görüldü. Toksisite görülen ve görülmeyen hastalar arasında tedavi öncesi ortalama Aspartat Aminotansferaz (AST) düzeyleri açısından anlamlı fark saptandı (p=0,05) ve AST>29 olanların %93,8'inde, AST≤29 olanların %64,7'sinde toksisite geliştiği ve 2 grup arasında metotreksat toksisitesi gelişme oranları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu bulunmuştur. (p=0,02). Sonuç: Sonuç olarak çalışmamızın bulguları metotreksat dozu ve uygulama süresinin toksisiteyi belirleyen en önemli faktörlerden biri olduğunu vurgulamıştır. Uzun süreli infüzyonla tedavi verilen hastalarda klinik bulguların yakın takip edilmesiyle ve tedavi öncesinde karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda doz modifikasyonu yapılmasıyla ciddi ve geri dönüşümsüz komplikasyonların önlenebileceği düşünülmüştür. Anahtar kelimeler: Yüksek doz metotreksat, Çocukluk çağı kanserleri, Metotreksat toksisitesi.