Santral seröz koryoretinopatide optik koherens tomografi bulguları ile prognoz değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL FATİH SULTAN MEHMET SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FATİH BİLGEHAN KAPLAN
Danışman: Banu AÇIKALIN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç Çalışmadaki amacımız sıklıkla genç yaşta izlenen santral seröz koryoretinopati (SSKR) hastalığının başvuru anındaki objektif optik koherens tomografi (OKT) bulgularını değerlendirerek hastanın prognozu hakkında öngörü elde edilip edilemeyeceğini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem Kliniğimizde Ocak 2017- Eylül 2019 tarihleri arasında takip ve tedavi edilen SSKR tanısı alan hastalar taranarak 55 hastanın 59 gözü çalışmaya dahil edildi. 30 göz kronik SSKR, 29 göz ise akut SSKR idi. Hastaların ilk başvuru anında, 1. ay ve 6. ay kontrollerinde tam oftalmolojik muayene bulguları, OKT görüntüleri ve ilk başvuru anındaki floresein fundus anjiyografi kayıtları incelendi. Hastaların ilk başvuru anındaki OKT bulguları ile 6. ay görme keskinlikleri arasındaki ilişki tüm hastalarda ve ayrı ayrı alt gruplarda değerlendirildi. Bulgular Tüm hastalar bir arada değerlendirildiğinde ilk başvuru anındaki OKT bulguları ile 6. ay görme keskinliği arasında ilişki saptanan bulgular; santral retina kalınlığı, subretinal sıvı yüksekliği, santral nöroretina kalınlığı, intra- ve subretinal hiperreflektif nokta sayısı idi. 6. ay görme keskinliğini hiperreflektif nokta sayısı negatif yönde etkilerken, diğer OKT bulgularının pozitif yönde anlamlı olarak etkilediği gösterildi (p<0,05). Akut SSKR grubunda OKT verilerinin hiçbirinde anlamlı ilişki saptanamadı. Kronik SSKR grubunda 6. ay görme keskinliği ile başvuru anındaki santral nöroretina kalınlığı arasında pozitif yönde, hiperreflektif nokta sayısı ve subretinal sıvı dansitesi ile negatif yönde anlamlı ilişki saptandı(p<0,05). Sonuç Başlıca endişeleri semptom süresi ve sonuçta elde edecekleri görme düzeyi olan sıklıkla genç ve tip A kişiliğindeki SSKR hastalarında başlangıçta yapılan OKT değerlendirmesinin hastanın prognozunu değerlendirmede yardımcı olabileceği sonucuna vardık.