Sinemada engellilik temsillerinin dönüşümü: 1980'lerden günümüze sinemada engellilik temsili üzerine nitel bir araştırma


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, SOSYAL HİZMET ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEDİNE SENA BOYRAZ

Danışman: Sümeyye Beyza ABAY ALYÜZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu tez çalışması, 1990'lerden günümüze Batı sinemasında yer alan engelli karakterleri sosyal dışlanma perspektifinden analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada engelli bireylerin gündelik yaşam, ekonomik ilişkiler, mekansal erişim ve kültürel bağlamlarda karşılaştıkları sosyal dışlanmayı ortaya koymak hedeflenmiştir. Aynı zamanda karakterlerin baş etme mekanizmaları ve güçlenme süreçleri sosyal hizmet disiplini bağlamında incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Batı sinemasından dört film oluşturmaktadır. Bu filmler; Forrest Gump (1994), I Am Sam (2001), The Theory of Everything (2014) ve CODA (2021) şeklindedir. Betimsel analiz yöntemi kullanılarak, çalışmada belirtilen araştırma sorularını aydınlatmak amacıyla engellilik temsiline ilişkin sahneler tematik olarak sınıflandırılmış ve sistematik bir analiz amaçlanmıştır. Seçilen filmlerde sosyal dışlanmanın farklı boyutları kapsamında veriler içeren ve başrollerinde engelli karakterler olan filmler olması kriter olarak alınmıştır. Bulgular: Analiz edilen filmler, engelli karakterlerin gündelik hayatta maruz kaldıkları sosyal dışlanma pratiklerini ve geliştirdikleri baş etme stratejilerini ortaya koymuştur. Bulgular, dışlanmanın yalnızca tutumsal önyargılarla sınırlı kalmayıp mekansal ve kurumsal boyutlara ulaştığını; karakterlerin ise mağduriyet kalıbına teslim olmak yerine sosyal destek, alternatif iletişim ağları ve ekonomik bağımsızlık eylemleriyle toplumsal hayata katılım sağlayan aktif öznelere dönüştüğünü kanıtlamaktadır. Sonuç: Çalışma, sinemada engellilik temsillerinin edilgen bir eksenden çıkarak çok boyutlu bir dönüşüm geçirdiğini ortaya koymaktadır. Engelli karakterlerin maruz bırakıldığı dışlanma pratikleri geleneksel ve acıma odaklı kalıplardan izler taşısa da; güncel anlatıların sorgulayan ve bireylerin aktif baş etme stratejilerini merkeze alan hak temelli bir yaklaşıma evrildiği, sinemanın da bu değişime paralel biçimde kapsayıcı ve güçlendirici temsiller ürettiği sonucuna ulaşılmıştır.