Farklı eğitim yöntemlerinin acil tıp prosedürel sedasyon bilgi ve uygulama tutumları üzerine etkisi: Randomize kontrollü bir çalışma


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HAMDİ CAN TALHAK

Danışman: Selahattin GÜRÜ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, tıp eğitiminde sık kullanılan konvansiyonel eğitim (KE), vaka bazlı eğitim (VBE) ve asenkron çevrim içi eğitim (AÇİE) yöntemlerinin, acil tıp asistanlarının prosedürel sedasyon konusundaki bilgi, tutum ve uygulama eğilimleri üzerindeki etkileri karşılaştırılmıştır. Prosedürel sedasyon, klinik önemi yüksek olmasına rağmen eğitim süreçlerinde sınırlı yer bulması nedeniyle seçilmiştir. Acil serviste sık uygulanan bu işlem, doğrudan hasta güvenliğiyle ilişkili olduğundan, eğitimin niteliği klinik sonuçlar açısından önem taşımaktadır. Tıp eğitiminde başarı, yalnızca teorik bilgiyle değil; beceri, karar verme ve özgüven gelişimiyle ölçülmelidir. Literatür, dijital ve vaka temelli yaklaşımların bu alanlarda etkin olduğunu göstermektedir. Bu doğrultuda çalışma, bilgi düzeyi ve klinik tutum değişikliklerini inceleyerek en etkili eğitim modelini belirlemeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, prosedürel sedasyon eğitiminde KE, VBE ve AÇİE modellerinin etkinliğini karşılaştıran prospektif bir araştırmadır. Çalışmaya gönüllü olarak katılan 98 acil tıp asistanı, tabakalı randomizasyon yöntemiyle üç gruba ayrılmıştır. Eğitim öncesinde ve sonrasında katılımcılara iki ölçme aracı uygulanmıştır. İlki, prosedürel sedasyon konusundaki eğilim, özgüven ve klinik yaklaşımları değerlendiren Likert tipi bir tutum anketidir. İkincisi ise bilgi düzeyini ölçmek amacıyla hazırlanan on çoktan seçmeli sorudan oluşan testtir. Aynı test, eğitim öncesinde ön test, eğitim sonrasında son test olarak uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmaya 98 Acil Tıp asistan doktoru katıldı. Eğitim sonrası yapılan incelemede AÇİE grubunda prosedürel sedasyon uygulama eğilimindeki artış KE ve VBE grubuna göre anlamlı derecede fazla saptandı (p=0,003). Ön test başarısında KE grubu daha başarılıydı (p=0,034). Son test başarılarında gruplar arasında anlamlı farklılık saptanmadı (p=0,234). Asistanlık yılı arttıkça hem ön test başarısı hem de son test başarısı arttı (sırasıyla p=0,004 p=0,006). Cinsiyetlere göre ön test ve son test puanlarında farklılık saptanmadı (sırasıyla p=0,496 p=0,286) Sonuç: Acil tıp eğitim programlarında yalnızca KE yöntemlerinin kullanılması, günümüzün eğitim gereksinimlerini karşılamada yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle klasik eğitim modelleri, çevrim içi öğrenme ortamları ve etkileşimi artırılmış yenilikçi yöntemlerle desteklenmelidir. Böyle bir bütüncül yaklaşım, hem bilgi aktarımını güçlendirecek hem de klinik beceri ve özgüven gelişimine katkı sağlayacaktır.