Kadın ve erkek multipl skleroz hastalarında progresif faza geçiş ile ilişkili hastalık özellikleri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FERİDE POLADOVA
Danışman: Huriye Hayat GÜVEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Multipl skleroz (MS) birçok özelliği ile kadın ve erkekler arasında farklılık gösterir. Hormonlar, genetik faktörler ve immun sistem arasındaki karmaşık etkileşimler; olasılıkla, MS riski, hastalığın inflamatuvar aktivitesi ve progresyonundaki cinsiyet farklılıklarından sorumludur. Bu çalışmada kadın ve erkek MS hastalarında progressif faza dönüşüm ile ilişkili olabilecek klinik özelliklerin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma kapsamındaki değerlendirmeler iki ayrı aşamada yapıldı. Birinci aşamada; MS polikliniğinde izlenen hastalık süresi ≥10 yıl olan hastalar hastalığın relapsing remitting (RR) seyirli devam ediyor olması ya da RR formdan progressif forma dönüşmüş olmasına göre iki grupta sınıflandırılarak hastalık özellikleri açısından karşılaştırıldı. İkinci aşamada ise; hastalık süresi kısıtlaması olmaksızın, hastalığı RR formda başlayıp progressif forma dönüşmüş olan tüm hastalar belirlenerek, progresyon hızı üzerine etkili olan faktörler araştırıldı. Her iki aşamada da kadın ve erkek hastalar ayrı ayrı değerlendirilerek karşılaştırmalar yapıldı. Sonuçlar: Çalışmanın birinci aşamasındaki analizlere, hastalık süresi ≥10 yıl olan 278 MS hastası (204 kadın, 74 erkek) alındı. Yüz doksan dört hasta RR (146 kadın, 48 erkek), 84 hasta ise sekonder progressif (SP) (58 kadın, 26 erkek) formda hastalığa sahipti. Kadın SPMS hastalarının, kadın RRMS hastalarına göre yaş ortalamasının daha yüksek, hastalık süresinin daha uzun, toplam atak sayısı, yıllık atak oranı ve ilk 5 yıldaki atak sayılarının daha fazla, spinal kord demiyelinizan lezyonu görülme oranının daha yüksek olduğu saptandı (sırasıyla, p<0.001, p<0.001, p=0.007, p<0.001, p<0.001 ve p<0.001). Erkek SPMS hastalarında, erkek RRMS hastalarına göre yaş ortalaması daha yüksek, hastalık süresi daha uzun, toplam atak sayısı, yıllık atak oranı, ilk 2 ve 5 yıldaki atak sayıları daha yüksek olarak bulundu (sırasıyla, p=0.002, p=0.004, p<0.001, p<0.001, p<0.001 ve p<0.001). Lojistik regresyon analizi ile incelendiğinde; kadınlarda, sırasıyla, yıllık atak oranı (OR=1.793; %95 GA 1.445-2.227; p<0.001), hastalık başlangıç yaşı (OR=1.105; %95 GA 1.044-1.170; p<0.001) ve spinal kord lezyonu (OR=19.450, %95 GA 2.225-170.009, p=0.007); erkeklerde ise yıllık atak oranı (OR=3.015; %95 GA 1.689-5.380; p<0.001) ve hastalık başlangıç yaşı (OR=1.169; %95 GA 1.022-1.336; p=0.023) progressif forma dönüşüm ile ilişkili en belirleyici özellikler olarak belirlendi. Çalışmanın ikinci aşamasındaki analizlere hastalık süresi sınırlaması olmaksızın, hastalığı RR formdan SP forma dönüşmüş olan, 100 hasta (65 kadın, 35 erkek) alındı. 6 aylık, 1 yıllık, 3 yıllık, 5 yıllık ve 10 yıllık progresyonsuz sağkalım hızları kadın hastalarda sırasıyla; %100, %98.5, %90.8, %75.4 ve %26.2; erkek hastalarda sırasıyla; %97.1, %88.6, %57.1, %48.6 ve %20 idi. Progressif forma dönüşüm olmaksızın beklenen ortalama yaşam (hastalık) süresi kadınlarda 99.1 ay (%95 GA 83.8-114.4); erkeklerde 80.1 ay (%95 GA 57.5-102.6) olarak saptandı. Kadınlara göre erkeklerin progressif forma dönüşüm açısından, prognozu daha kötü olmasına karşın, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı. Klinik özelliklerin progressif faza geçiş üzerine etkileri incelendiğinde, tek değişkenli istatistiksel analizlere göre; kadın hastalarda hastalık başlangıç yaşı ilerledikçe, yıllık atak oranı arttıkça ve hastalığın spinal bulgularla başlamasıyla progressif faza geçiş hızının istatistiksel olarak anlamlı şekilde arttığı saptandı (sırasıyla, p=0.003; p<0.001 ve p=0.013). Toplam atak sayısı ile progressif faza geçiş hızı arasında istatistiksel olarak anlamlı ve ters yönlü birliktelik görüldü (p<0.001). Erkek hastalarda ise; yıllık atak oranı arttıkça ve hastalığın piramidal bulgularla başlamasıyla progressif faza geçiş hızının istatistiksel olarak anlamlı şekilde artmakta olduğu saptandı (p<0.001 ve p=0.024). Çoklu değişkenli Cox regresyon analizinde, kadınlarda yıllık atak oranı (OR=1.159; %95 GA 1.098-1.225; p<0.001) ve hastalık başlangıç yaşı (HR=1.066; %95 GA 1.028-1.105; p<0.001); erkeklerde ise sadece yıllık atak oranı (HR=1.127; %95 GA 1.065-1.193; p<0.001) progressif faza geçiş hızı üzerinde en fazla belirleyici etkiye sahip bağımsız belirteçler olarak bulundu. Yorum: Çalışmamızın sonuçları kadın hastalarla arasındaki fark belirgin olmasa da, erkek MS hastalarında progressif forma dönüşümün daha sık ve hızlı olduğuna; progressif forma dönüşümü öngörücü prognostik faktörler açısından kadın ve erkek hastalar arasında belirgin bir ayrışma bulunmadığına işaret etmiştir. Kadın ve erkek MS hastalarında sık ataklar ve hastalık başlangıcının daha geç olması progressif seyirle ilişkili özellikler olarak bulunmuş, kadınlarda spinal kord demiyelinizan lezyonlarının bulunması da SPMS ile ilişkilendirilmiştir. Kadınlarda sık ataklar ve hastalık başlangıç yaşının daha ileri olması, erkeklerde ise sadece atakların sık olması progressif faza geçiş üzerine etkili bağımsız faktörler olarak bulunmuştur. Sonuçlarımız ayrıca kadınlarda spinal bulgularla, erkeklerde piramidal bulgularla hastalık başlangıcının progressif faza geçiş için öngörücü olabileceğini düşündürmüştür. Anahtar Kelimeler: Multipl Skleroz (MS), Cinsiyet, Progresyon, sekonder progressif multipl skleroz (SPMS)