Efor testi sonucu pozitif olan stabil angina pektorisli hastalarda hrr 1-2, rate pressure product, QT disperisyonu ile koroner arter hastalığı yaygınlığı ve ciddiyetni değerlendirmede kullanılan gensını skoru arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖNDER KAYA

Danışman: Fatma Nihan TURHAN ÇAĞLAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Efor testi pozitif Olan Stabil Angina Pektrorisli (SAP) hastalarda Efor Testi Parametrelerinden Heart Rate Recovery (HRR) 1,2, Rate Pressure Product (RPP) ve EKG'de QT Dispersiyonu İle Perkütan Koroner Girişim Sonucu Koroner Arter Hastalığı Yaygınlığı Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi planlandı. Koroner arter hastalığı trombotik bir süreç olup bu süreci önceden öngördüren efor testi gibi objektif iskemi testleri ve EKG'de kullanılan parametrelerin (HRR1-2, RPP, DUKE skoru, QT dispersiyonu) perkütan koroner girişim sonrası hesaplanan Gensini skoru ile pozitif korelasyon göstereceği düşünüldü. .Gereç ve yöntem: 1 Mart 2020 – 1 Aralık 2020 tarihleri arasında Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Polikliniği'ne göğüs ağrısı şikayeti ile başvuran, efor testi sonucu pozitif olarak kabul edilen stabil koroner arter hastalığı şüphesi olan çalışmaya dâhil etme ve etmeme kriterlerine dikkat edilerek koroner anjiyografi yapılan 200 kişilik hasta grubu çalışmaya dâhil edilmiştir. Hastaların demografik özellikleri, kardiyovasküler risk faktörleri, biyokimya ve hemogram değerleri anjiografi öncesi sorgulanmış ve kaydedilmiştir. Hastaların işlemden önce dinlenme esnasında 25 mm/sn hız ve 10 mm/mV genlikte çekilen 12 derivasyonlu EKG'lerinden QT, QTc, QTd daha önce anlatıldığı gibi hesaplanmıştır. Hastalara Schiller CS 200 marka koşu bandında Bruce protokülüne uygun şekilde treadmill egzersiz testi yapıldı. Efor testi sonrası en az 3 dakikalık dinlenme(recovery) kaydı alındı. Her kademe sonunda hastaların kalp hızı, kan basıncı kayıt edildi. Efor testi pozitif olarak değerlendirilen hastalarından raporlarından HRR1 ve 2, RPP, Duke skoru daha önce anlatıldığı üzere formülüne uygun şekilde hesaplandı. HRR1 hesaplanırken 12 ve üstü değerler normal kabul edilirken, 12' nin altındaki değerler anormal kabul edildi. HRR2 için 22 ve üzeri normal kabul edilirken 22'nin altı anormal değer olarak kabul edildi.200 hastanın koroner anjiyografileri Siemens marka cihaz ile yapıldı.Gensini skoru birbirinden bağımsız deneyimli iki kardiyolog tarafından hesaplandı. Gensini skoru Gensini'nin yaptığı çalışmada belirttiği hesaplama metoduyla belirlendi. Hastaların koroner anjiografik görüntü çekimleri sol koroner sistem için 4 pozisyonda, sağ koroner sistem için 2 pozisyonda değerlendirildi. Yapılan değerlendirmede epikardiyal koroner arterlerde %50 ve daha fazla darlık saptanan hastalar kritik koroner darlık olarak kabul edildi. %50'den az darlık saptanan ve yavaş akım izlenen hastalar non kritik koroner darlık olarak değerlendirildi. Hastalarımız KAG sonucuna göre normal koroner arter, non-kritik koroner arter ve kritik koroner arter hastalığı olarak gruplandırıldı. Aynı zamanda hastalar KAG sonucu normal koroner arter ve kritik KAH olmak üzere 2 grupta incelendi. Hastaların HRR1, 2, RPP ve QTd değerleri ile Gensini skoru arasında ilişki olup olmadığına bakıldı. Bulgular: Çalışmamız %43'ü (n=86) kadın, %57'si (n=114) erkek olmak üzere 200 hasta grubu ile yapıldı. Çalışmaya katılan olguların yaşları 29 ile 77 arasında değişmekte olup, ortalama 56,21±9,35 yaş olarak saptanmıştır. Çalışmaya aldığımız olguların %34'ü (n=68) sigara kullanmaktadır. Hastaların %27,5'inde (n=55) diyabet tanısı mevcut iken, %45'inde (n=90) hipertansiyon tanısı mevcuttur. Hastaların %5'inda (n=19) hiperlipidemi tanısı mevcut iken %3,5'inde (n=10) aile öyküsü mevcuttur. Koroner anjiyografi yapılan hastaların sonuçlarına bakıldığında, %27'si normal koroner arter (n=54), %47'si non-kritik KAH (n=94), %26'sı kritik KAH (n=52) olarak değerlendirildi Gensini skoru ile QTD ölçümleri arasında pozitif yönlü (Gensini skoru arttıkça, QTC artan) istatistiksel olarak anlamlı güçlü düzeyde ilişki saptanmıştır (r=0,742; p=0,001; p<0,01). Gensini skoru ile HRR1 ve HRR2 ölçümleri arasında negatif yönlü (Gensini skoru arttıkça, HRR1 ve 2 azalan) istatistiksel olarak anlamlı güçlü düzeyde ilişki saptanmıştır (r=-0,672, r=-0,626; p=0,001; p<0,01). Gensini skoru ile Duke skoru arasında negatif yönlü (Gensini skoru arttıkça Duke skoru azalan) istatistiksel olarak anlamlı güçlü düzeyde ilişki saptanmıştır (r=-0,632; p=0,001; p<0,01). Gensini skoru ile RPP arasında negatif yönlü (Gensini skoru arttıkça, RPP değeri azalan) istatistiksel olarak anlamlı zayıf düzeyde ilişki saptanmıştır (r=-0,210; p=0,003; p<0,01). Sonuç: Yaptığımız çalışmada efor testi pozitif olan SAP'li hastalarda HRR1, 2, RPP ve istirahat EKG'sindeki QTd ile Gensini skoru arasında anlamlı bir ilişki saptanmış olup ciddi ve yaygın KAH olma olasılığı olan hastaları tahmin etme açısından yardımcı olabileceği çalışmamızda gösterilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: HRR1, HRR2, RPP, QTd, Duke skoru, Gensini Skoru