Obezite cerrahisi geçiren kadınların cerrahi öncesi ve sonrası kan hormon düzeyleri ve menstrüasyon parametrelerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GİZEM ERZURUMLU

Danışman: Raziye NARİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Reprodüktif dönemde kadınlarda adet düzensizliği birçok sebepten dolayı ortaya çıkmakta olup; poliendokrin metabolik over sendromu, tiroid fonksiyon bozuklukları, hiperprolaktinemi, insülin direnci, obezite, ani kilo değişiklikleri, kronik stres, yoğun fiziksel aktivite, sistemik hastalıklar, ilaç kullanımı adet düzenini etkileyebilen başlıca faktörler arasında yer almaktadır. Menstrüel döngü; hipotalamus, hipofiz, overler ve endometrium arasında kurulan hassas nöroendokrin dengenin klinik yansımasıdır. Bu nedenle siklus düzeninde meydana gelen bozulmalar, çoğu zaman organizmanın hormonal, metabolik ya da yapısal düzeyde verdiği erken bir uyarı niteliği taşır. Bu bağlamda adet düzensizliği, yalnızca üreme fonksiyonunun değil; kadının endokrin, metabolik, psikolojik ve genel sağlık durumunun da önemli bir göstergesi olarak kabul edilmelidir. Düzenli bir menstrüel siklus, hormonal senkronizasyonun devam ettiğini gösterirken; düzensiz kanama çoğu zaman bu senkronizasyonun bozulduğuna işaret eden değerli bir klinik bulgudur. Bu nedenle adet düzensizliği, kadının bütüncül sağlığını değerlendirmeye olanak sağlayan önemli bir klinik belirti olarak ele alınmalıdır. Obezite, bu fizyolojik dengeyi bozarak yalnızca kilo artışı, metabolik hastalıklar ve kardiyovasküler riskler açısından değil; aynı zamanda ovulatuvar fonksiyon, adet düzeni, klinik hiperandrojenizm bulguları, fertilite potansiyeli ve genel sağlık açısından da önemli sonuçlara yol açabilmektedir. Diyet, egzersiz ve yaşam tarzı değişiklikleri obezite tedavisinde ilk basamak yaklaşımı oluşturmakla birlikte, bu yöntemlerle yeterli ve sürdürülebilir kilo kaybı sağlanamayan obez hastalarda bariatrik cerrahi etkili bir tedavi seçeneği olarak uygulanmaktadır.Çalışmamızda, sleeve gastrektomi uygulanan kadın hastalarda hızlı kilo verme sürecinin kan hormon düzeylerine, menstrüasyon parametrelerine etkisini preoperatif ve postoperatif dönemde karşılaştırmayı ve klinik yansımasını ortaya koymayı amaçladık. Materyal ve Metod: Çalışmamız, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde, preoperatif ve postoperatif dönemlerin karşılaştırıldığı tek merkezli gözlemsel ve kesitsel bir çalışma olarak yürütüldü. Genel Cerrahi Kliniği tarafından sleeve gastrektomi uygulanmasına karar verilen ve çalışma kriterlerini karşılayan 18-45 yaş aralığındaki 48 kadın hasta değerlendirildi. Hastaların operasyondan önce demografik verileri,sigara kullanımı,adet düzenleri, kan hormon düzeyleri(FSH, LH, TSH, E2,Total Testosteron, AMH, Prolaktin, DHEAS, 17-OH Progesteron),Ferriman-Gallwey Skoru değerlendirildi. İnterobserver variabiliteyi önlemek ve değerlendirme standardizasyonunu sağlamak amacıyla tüm Ferriman-Gallwey skorlamaları aynı araştırmacı tarafından gerçekleştirildi.Elde edilen veriler postoperatif 6.ay verileri ile karşılaştırıldı. Ayrıca postoperatif 6. ay kontrolünde hastaların cerrahi memnuniyet düzeyleri 0-10 puanlık görsel analog skala (VAS) kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Toplam 48 hastanın postoperatif 6. ayda medyan vücut ağırlığı 121,5 kg'dan 86 kg'a, medyan VKİ değeri ise 45,09 kg/m²'den 33,42 kg/m²'ye geriledi ve bu değişimler istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Kan hormon düzeyleri değerlendirildiğinde, postoperatif 6. ayda LH medyan değeri 6,19 IU/L'den 6,40 IU/L'ye, E2 medyan değeri 51 ng/L'den 95 ng/L'ye yükselirken; TSH medyan değeri 1,88 mUI/L'den 1,39 mUI/L'ye, prolaktin medyan değeri ise 15,82 µg/L'den 9,08 µg/L'ye geriledi ve bu değişimler istatistiksel olarak anlamlı bulundu. FSH, total testosteron, AMH, DHEAS ve 17-OH progesteron düzeylerinde preoperatif ve postoperatif dönemler arasında anlamlı değişiklik izlenmedi. VKİ değişimi ile kan hormon düzeylerindeki değişimler arasında anlamlı korelasyon saptanmadı. Menstrüasyon parametreleri incelendiğinde, preoperatif dönemde adet düzensizliği bulunan 21 hastanın 12'sinde postoperatif dönemde adet düzeninin normale döndüğü görüldü ve adet düzenindeki bu değişim istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Ferriman-Gallwey skorunda postoperatif dönemde anlamlı azalma saptandı. Adet düzeni düzelen ve düzelmeyen hastalar arasında kilo kaybı, VKİ değişimi, Ferriman-Gallwey skor değişimi ve kan hormon düzeylerindeki değişimler açısından anlamlı fark bulunmadı. Sonuç: Çalışmamız, sleeve gastrektomi uygulanan obez kadınlarda, postoperatif erken dönemde menstrüel düzen ve klinik hiperandrojenizm bulgularında anlamlı iyileşmeler görülebileceğini ortaya koymaktadır. Postoperatif altıncı ayda vücut ağırlığındaki anlamlı azalmaya karşın, kilo değişimi ile kan hormon düzeyindeki değişimler arasında anlamlı korelasyon saptanmaması, cerrahi sonrası reprodüktif ve endokrin sistemde izlenen etkilerin yalnızca kilo kaybı ile açıklanamayacağını düşündürmektedir. Bu durum; insülin duyarlılığındaki iyileşme, adipokin dengesindeki değişim, inflamatuvar yükün azalması, seks hormon bağlayıcı globulin düzeyleri, serbest androjen fraksiyonu ve hipotalamo-hipofizer-over aks fonksiyonundaki iyileşme gibi çok yönlü mekanizmaların sürece katkı sağlayabileceğini göstermektedir. Dünya genelinde bariatrik cerrahi ve menstrüel düzen arasındaki ilişkiyi ortaya koyan çalışmalar son yıllarda artmakla birlikte, ülkemizde bu alandaki çalışmaların sınırlı olması nedeniyle, sleeve gastrektomi sonrası erken dönemde VKİ değişimi, kan hormon düzeyleri, menstrüel düzen, ve Ferriman-Gallwey skorunu birlikte değerlendiren çalışmamız, bariatrik cerrahinin obez kadınlarda reprodüktif ve endokrin sonuçlarına ilişkin mevcut bilgi birikimine katkı sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Bariatrik cerrahi, Ferriman-Gallwey skoru, hızlı kilo kaybı, hormonal parametreler, menstrüel düzen, obezite, sleeve gastrektomi, üreme sağlığı