Otizm özellikleri olan ve olmayan obsesif kompulsif bozukluk hastalarının üstbilişler ve obsesif inanışlar açısından karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FATMA NUR BALDAN

Danışman: Güliz ŞENORMANCI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu araştırmanın amacı otizm özellikleri olan ve olmayan obsesif kompulsif bozukluk tanılı hastalarda üstbilişler ve obsesif inanışları karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Araştırmada Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi psikiyatri polikliniklerine ayaktan tedavi olmak amacıyla başvuran OKB tanılı 100 hastaalınmıştır. Araştırmada psikiyatrik tanılar DMS-5 aracılığıyla değerlendirilmiştir. Araştırmaya katılmaya gönüllü olan tüm katılımcılar sosyodemografik veri formu, Yale Brown ObsesyonKompulsiyonDerecelendirme Ölçeği (Y-BOKÖ), Otizm-Spektrum Anketi (OSA), Obsesif İnanışlar Ölçeği-44 (OİÖ-44) ve Üst Biliş Ölçeği-30 (ÜBÖ-30) ile değerlendirilmiştir. Bulgular: OKB tanılı hastaların yaş ortalaması 31,81±11,38 olup, vakaların %62'sinin kadın olduğu saptandı. OSA ölçeğine göre OKB hastalarında Otizm spektrumbelirtidüzeylerinin%24 olduğu belirlendi. Obsesif ve kompulsif belirti oranlarınınotizm özellikleri olan ve olmayan OKB hastaları arasında istatistiksel açıdan anlamlı seviyede farklı olmadığı (p>0,05), otizm özellikleri gösteren vakaların göstermeyen vakalara göre daha düşük oranda içgörüye sahip olduğu (p<0,05) bulundu. Pearsonkorelasyon analizine göre araştırmada değerlendirilen OKB tanılı tüm hastaların OSA toplampuanları ile Y-BOKÖ (r=0,225, p=0,024) puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı seviyede pozitif ilişki olduğu bulundu. OSA toplam puanları ile OİÖ-44toplam ve alt ölçek puanları arasında 0,477-0,443 aralığında istatistiksel açıdan anlamlı seviyede pozitif ilişki olduğu (p<0,05) bulundu. OSA toplam puanları ile ÜBÖ-30toplam ve alt ölçek puanları arasında 0,418-0,233 aralığında istatistiksel açıdan anlamlı seviyede pozitif ilişki olduğu (p<0,05) bulundu. Otizm özelliği gösteren tüm olguların OİÖ-44toplam ve alt ölçek puanları ile ÜBÖ-30kontrol edilemezlik ve tehlike alt ölçek özelliklerinin, otistik özellik göstermeyen olgulara göre anlamlı derecede yüksek olduğu (p<0,05) belirlendi. Hiyerarşik regresyon analizinde Y-BOKÖ puanlarının %25'inin OİÖ-44, OSA ve ÜBÖ-30 tarafından istatistiksel açıdan anlamlı seviyede açıklandığı; model alt değişkenleri incelendiğinde sadece ÜBÖ-30puanlarının anlamlı seviyede etkili olduğu (p<0,05) bulundu. Hiyerarşik regresyon analizinde OİÖ-44 puanlarının %46'sının Y-BOKÖ, OSA ve ÜBÖ-30 tarafından istatistiksel açıdan anlamlı seviyede açıklandığı; model alt değişkenleri incelendiğinde ÜBÖ-30 (p<0,05) ve OSA (p<0,05) puanlarının anlamlı seviyede etkili olduğu (p<0,05) bulundu. Sonuç: Araştırma sonucunda OKB tanılı hastalarda OSB belirtilerinin yaygın olduğu ve OSB belirtilerinin obsesif inanışlar ve üst bilişsel özelliklerle bağlantılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. OKB tanılı hastalarda üst bilişsel fonksiyonlara hedef alan müdahalelerin obsesif inanışları azaltmada iyi bir yol olabileceği, değişmeyen obsesif inanışların otistik belirtilerle bağlantılı olabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Obsesif kompulsif bozukluk, otizm spektrum bozukluğu, üstbiliş, obsesif inanışlar