Genç erişkin bireylerde D vitamini düzeyinin biyokimyasal osteomalazi prevalansı üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YAĞMUR İZGİ

Danışman: Feray AKBAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Bu çalışmanın amacı, genç erişkin bireylerde D vitamini düzeylerinin biyokimyasal osteomalazi ile ilişkisini değerlendirmek ve biyokimyasal belirteçler temelinde osteomalazi prevalansını belirlemektir. Özellikle asemptomatik seyredebilen bu hastalığın toplumda gerçek yaygınlığını ortaya koymak ve erken tanı açısından riskli grupları tanımlamak hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif kesitsel çalışmaya, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi dahiliye polikliniğine başvuran, dahil etme ve hariç tutma kriterlerine uyan toplam 3807 birey (1824 kadın, 1983 erkek) dahil edilmiştir. Katılımcıların yaş ortalaması 38.3 ± 8.9 yıldır. Serum kalsiyum (Ca), fosfor (P), 25(OH)D, parathormon (PTH), alkalen fosfotaz (ALP), albümin ve kreatinin düzeyleri değerlendirilmiştir. Albümin düzeltmeli kalsiyum hesaplanmış ve biyokimyasal osteomalazi, dört parametreden (ALP yüksekliği, Ca düşüklüğü, fosfor düşüklüğü, PTH yüksekliği) en az ikisinin pozitif olmasıyla tanımlanmıştır. Bulgular: Çalışmada biyokimyasal osteomalazi prevalansı genel popülasyonda %3.57, kadınlarda %4.05 ve erkeklerde %3.12 olarak saptanmıştır. Kadın bireylerde osteomalazi oranı anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Osteomalazi saptanan bireylerin tamamında D vitamini düzeyleri yetersiz veya eksik olup, ortalama 25(OH)D düzeyi 9.0 ± 4.3 μg/L idi. D vitamini eksikliği olan bireylerde kalsiyum düzeyi, yetersizlik grubuna göre anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (p<0.05). Ayrıca kadın bireylerde PTH düzeyleri erkeklere kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksekti (p<0.05). Osteomalazi grubunda en sık rastlanan biyokimyasal belirteç PTH yüksekliği idi (%69.11), bunu ALP yüksekliği (%65.44), kalsiyum düşüklüğü (%46.32) ve fosfor düşüklüğü (%40.44) izledi. Sonuç: Bu çalışma, genç erişkin bireylerde D vitamini eksikliğinin biyokimyasal osteomalazi ile yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Tek başına 25(OH)D düzeyi tanı için yeterli olmayıp, çoklu biyokimyasal parametrelerin birlikte değerlendirilmesi tanı doğruluğunu artırmaktadır. Kadın cinsiyetin daha yüksek risk taşıması, çevresel ve kültürel faktörlerin rolünü işaret etmektedir. Bulgular, toplum temelli taramalarda invaziv olmayan yöntemlerle osteomalaziye yönelik erken saptama yapılmasının halk sağlığı açısından önemli bir gereklilik olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar kelimeler: D vitamini eksikliği, biyokimyasal osteomalazi