Prematüre bebeklerde trombosit belirteçlerinin intrakraniyal kanama sıklığı ve şiddeti üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EMİNE YAVUZ
Danışman: Hayriye Gözde KANMAZ KUTMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, 32. gebelik haftasının altında doğan çok preterm bebeklerde yatışta ve erken postnatal dönemde ölçülen trombosit indekslerinin intraventriküler kanama (IVK) gelişimi ve kanama şiddeti ile ilişkisini değerlendirmek ve bu parametrelerin şiddetli IVK için prediktif değerini araştırmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif, gözlemsel, vaka-kontrol çalışması; Ocak 2023–Ocak 2025 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde izlenen, gebelik yaşı 32 haftanın altında olan preterm bebekler üzerinde yürütülmüştür. Hastalar, yaşamın ilk 7 gününe ait transfontanel ultrasonografi bulgularına göre; IVK saptanmayanlar, hafif IVK (evre 1–2) ve şiddetli IVK (evre 3 ve/veya intraparankimal kanama) olmak üzere üç gruba ayrılmıştır. Trombosit sayısı (PLT), ortalama trombosit hacmi (MPV), trombosit dağılım genişliği (PDW) ve trombositkrit (PCT) değerleri doğum sonrası 0., 3. ve 7. günlerde kaydedilmiştir. Ayrıca maternal, perinatal ve neonatal klinik değişkenler ile inflamatuvar belirteçler değerlendirilmiştir. Şiddetli IVK için trombosit indekslerinin öngördürücü performansı ROC analizleri ile incelenmiş, bağımsız risk faktörleri çok değişkenli lojistik regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: 32. gebelik haftasının altında doğan çok preterm bebeklerde yatış sırasında IVH şiddeti arttıkça MPV ve PDW'nin anlamlı olarak yükseldiği; korelasyon analizinde PLT ve PCT ile IVH şiddeti arasında negatif, MPV ve PDW ile pozitif yönde anlamlı ilişki bulunduğu saptandı. ROC analizinde ise PLT, MPV ve PDW'nin IVH şiddetini ayırt etmede istatistiksel olarak anlamlı olduğu gösterildi. Yaşamın 3. gününde, IVH şiddeti arttıkça yalnızca MPV'nin anlamlı olarak yükseldiği; korelasyon analizinde PLT ile IVH şiddeti arasında negatif, MPV ile x pozitif yönde anlamlı ilişki bulunduğu saptandı. ROC analizinde ise MPV'nin IVH şiddetini ayırt etmede istatistiksel olarak anlamlı olduğu gösterildi. Yaşamın 7. gününde, IVH şiddeti arttıkça MPV ve PDW'nin anlamlı olarak yükseldiği, buna karşılık PLT ve PCT'nin anlamlı olarak azaldığı saptandı. Korelasyon analizinde de aynı yönlü ilişkiler anlamlı bulundu. ROC analizinde PCT, PDW ve özellikle MPV ile PLT'nin IVH şiddetini ayırt etmede istatistiksel olarak anlamlı olduğu gösterildi. Çok değişkenli analizlerde trombosit indekslerinin tek başına bağımsız risk faktörü olarak yer almadığı, IVH şiddetinin değerlendirilmesinde klinik ve perinatal faktörlerle birlikte ele alınması gerektiği görüldü. Sonuç: Bu çalışmada trombosit indekslerinin IVH şiddeti ile zaman bağımlı ilişkiler gösterdiği saptanmıştır. Yatışta MPV ve PDW'nin IVH şiddeti ile ilişkili bulunması, bu parametrelerin erken dönemde IVH gelişimi ve IVH şiddetini öngörmede yardımcı olabileceğini düşündürmektedir. Yaşamın 7. gününde MPV ve PDW artışı ile birlikte PLT ve PCT düşüşü, IVH'ye bağlı sekonder etkiler ve inflamatuvar yanıtı gösteriyor olabilir. Ancak trombosit indekslerinin tek başına bağımsız risk faktörü olmadığı ve klinik ile perinatal faktörlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: İntraventriküler kanama; prematüre; trombosit sayısı; ortalama trombosit hacmi; plateletkrit; platelet dağılım genişliği; risk faktörleri.