Meme kanseri riskini öngörmede; gail risk skoru, vücut kitle indeksi ve mamografik görüntüleme arasındaki korelasyon


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL GAZİOSMANPAŞA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FEYZA NUR GEZER

Danışman: Okcan BASAT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Meme kanseri dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen ve en fazla ölüme sebep olan kanserdir. Özellikle tanımlanmış risk faktörlerinden bir ya da bir kaçına sahip olan kadınlar meme kanseri için yüksek riskli kabul edilebilir. Tarama yapılarak meme kanserinde erken tanı ve tedaviyle ölüm oranlarının azaltılabildiği bilinmektedir. Taramada altın standart yöntem mamografidir. Ek olarak risk skorlama yöntemlerinden de faydalanılabilir. En sık kullanılan risk modeli ise Gail risk skorlama modelidir. Bu çalışmanın amacı tarama amaçlı mamografi çektiren 40 yaş üstü sağlıklı kadınlarda vücut kitle indeksi (VKİ), Gail risk skoru ve mamografi görüntüleme sonuçları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Yöntem: Bu çalışma prospektif, tanımlayıcı olarak planlandı ve Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne 1 Nisan 2023 - 1 Ekim 2023 tarihleri arasında başvuran ve dahil edilme kriterlerine uyan 40 yaş üstü kadınlar ile gerçekleştirildi. Verilerin elde edilmesinde; Hasta Bilgi Formu ve Gail risk modeli kullanıldı. Anlamlılık p 1.66) kategoride yer almaktaydı. Gail Skoruna göre risk grubundaki 54 kişinin 10'una (%54'ün %18,5'i) meme kanseri tanısı kondu. Mamografi sonuçlarına göre ise 39 kişi (%10) BI-RADS 5 ve 6 olarak değerlendirildi. Bu 39 kadının hepsi meme kanseri tanısı aldı. Çalışma süresi sonunda 389 kadından 54'üne (%13,9) meme kanseri tanısı kondu. Gail risk skoru 1,66'nın altı ve üstü olmanın meme kanseri tanısı üzerinde anlamlı bir etki göstermediği görüldü. Gail risk skorunun kriterleri ayrı ayrı değerlendirildiğinde ilk canlı doğum yaşı ile meme kanseri riski arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p<0,001). Ancak ilk adet yaşı, birinci derece akrabada meme kanseri öyküsü olması ve daha önce biyopsi yaptırıp yaptırması ile anlamlı bir ilişkiye rastlanmadı. VKİ'nin yüksekliğinin ise meme kanseri tanısı üzerinde negatif etkisi olduğu görüldü (p= 0,041). Sonuç: Meme kanseri, risk faktörleri ele alınarak ve tarama programları kullanılarak erken tanı konarak tedavi edilebilen bir kanser türüdür. Risk faktörlerinden VKİ, meme kanseri tanısı alanlarda daha düşük çıksa da VKİ'nin yüksek olması başka klinik problemlere yol açabileceği unutulmamalıdır. Taramada altın standart olan mamografi tanı için çok anlamlı olup 40 yaş üstü kadınların iki yılda bir mamografi ile taranmasını mutlaka önerilmelidir. Tarama programlarında kullanılan risk analiz modellerinden en yaygını Gail risk modelidir. Yaptığımız çalışmada modelin meme kanseri risk değerlendirilmesinde kullanımının uygun olmadığını görsek de riski belirlemek için kullanılan kriterlerden ilk canlı doğum yaşının tanıda anlamlı olduğunu gördük. Bu sebeple modelin kullandığı kriterlerin tek tek değerlendirilmesi ve uzun süreli hasta takibi ile yapılacak kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Meme kanseri, risk faktörleri, vücut kitle indeksi, mamografi, Gail risk skoru