Gebelerde maternal ve fetal dinamik tiyol disülfid dengesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FATMA AKIN

Danışman: Betül KOZANHAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Sezaryen sırasında kullanılan anestezik teknikler ile ilişkili olarak maternal-fetal oksidatif stres önemli ölçüde etkilenebilir. Bu araştırmada maternal ve fetal dinamik tiyol-disülfid dengesinin değerlendirilmesi ve uygulanmış olan anestezi türü ile bu denge arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlandı. Araştırmaya ASA I-II, 18-40 yaş arasında olan ve genel anestezi (n=40) (Grup G) ve spinal anestezi (n=40) (Grup S) altında elektif sezaryen operasyonu uygulanan hastalar dahil edildi. Tiyol-disülfid dengesi Erel ve Neşelioğlu tarafından geliştirilen yeni ve otomatik bir ölçüm yöntemi ile çalışıldı. Kan örnekleri, preoperatif ve postoperatif 2. saatte anneden ve yenidoğan doğar doğmaz venöz korddan alındı. Ayrıca yenidoğanda umblikal arter kan gazı analizi ve APGAR skoru da karşılaştırıldı. Gruplar demografik özellikler ve preoperatif albümin, nativ tiyol, disülfid, total tiyol, nativ tiyol/total tiyol, disülfid/nativ tiyol ve disülfid/total tiyol düzeyleri açısından benzerdi (sırası ile p=0.53, p=0.30, p=0.79, p=0.30, p=0.82, p=0.81, p=0.83). Postoperatif nativ tiyol ve total tiyol Grup G'de Grup S'den daha yüksekti ancak istatistiksel anlamlı fark yoktu (sırası ile p=0.64, p=0.15). Disülfid/total tiyol ve nativ tiyol/disülfid için postoperatif değerler Grup G'de anlamlı derecede yüksekti (sırası ile p=0.03, p=0.03). Her iki grupta da postoperatif nativ tiyol/total tiyol preoperatif değerlerden düşük olmakla birlikte sadece Grup G'deki düşüş istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0.03). Postoperatif disülfid seviyeleri Grup G'de anlamlı derecede yüksek (p=0.008) iken Grup S'de anlamlı fark yoktu (p=0.093). Yenidoğan venöz kord kanında albümin, nativ tiyol/total tiyol, disülfid, nativ tiyol/disülfid ve total tiyol/disülfid değerlerinde gruplar arasında anlamlı fark tespit edilmedi (sırası ile p=0.17; p=0.88; p=0.53; p=0.86 ve p=0.81). Grup G'de nativ tiyol ve total tiyol seviyeleri istatistiksel olarak anlamlı ölçüde düşük idi (nativ tiyol için p=0.01, total tiyol için p=0.003). Umblikal arter kan gazı analizinde pH, pCO2, baz açığı, hemoglobin, glukoz, laktat ve bikarbonat seviyelerinde gruplar arası anlamlı fark yoktu (sırası ile p=0.15; p=0.33; p=0.16; p=0.66; p=0.10; p=0.17 ve p=0.22). Grup G'de pO2 değeri istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu (p=0.001). Sonuç olarak bu araştırmada elektif sezaryen operasyonlarında genel anestezi uygulaması spinal anestezi ile karşılaştırıldığında, annede disülfid düzeyinde artışa ve yenidoğanda nativ ve total tiyolde azalmaya neden olarak tiyol-disülfid dengesinde bozulmaya yol açmıştır. Bu durum, hem genel anestezi grubundaki annelerin hem de yenidoğanların spinal anestezi grubuna göre daha yüksek oksidatif strese maruz kaldıklarını düşündürmektedir. Anahtar kelimeler: Oksidatif stres, sezaryen, spinal anestezi, tiyol-disülfid dengesi