Rektum kanseri nedeniyle total mezorektal eksizyon yapılan hastalarda postoperatif anastomoz darlıklarının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AHMET YAVUZ

Danışman: Sadettin ER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Kolorektal kanser erkeklerde ve kadınlarda en sık teşhis edilen ve mortaliteye neden olan üçüncü kanserdir. Rektum kanseri için radikal rezeksiyon güvenilir ve etkili bir tedavidir ancak post-operatif komplikasyonlar görülmektedir. Total mezorektal eksizyon (TME), rezektabl rektum kanseri için altın standart cerrahi prosedürdür. Rektum kanseri cerrahisi sonrası kolorektal anastomozla ilgili en sık görülen komplikasyon anastomoz kaçağıdır. Kolorektal anastomozlarda en sık ikinci ciddi komplikasyonu anastomoz darlığıdır ve insidansı %3-30'dur. Anastomoz darlığının mortalite oranı çok yüksek olmasa da, hastaların yaşam kalitesini etkiler. Ayrıca hastalarda sık dışkılama, bağırsak tıkanıklığı ve fekal inkontinasa neden olabilir. Bu nedenle, anastomoz darlığının riski yüksek olan hastaları belirlemek ve görülme sıklığını azaltmak için önleyici tedbirler almak özellikle gereklidir. Ancak, az sayıda çalışma anastomoz darlığının risk faktörlerini araştırmış olup, çalışmalar arasında değişken sonuçlar elde edilmiştir. Bu nedenle, bu araştırmanın amacı rektum kanseri nedeniyle total mezorektal eksizyon yapılan post-operatif benign anastomoz darlığını etkileyen risk faktörleri incelemektir. Gereç- Yöntem: Çalışmamıza, 1 Ocak 2019 - 31 Aralık 2024 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde rektum kanseri nedenli TME yapılan 1034 hasta arasından hasta dosyaları retrospektif olarak incelenerek, 18 yaşından küçük, hartman prosedürü veya miles prosedürü uygulanan, palyatif cerrahi yapılan, rektum kanseri neden olduğu komlikasyonlar (kanama,tıkanıklık ve perforasyon) nedeniyle acil cerrahi yapılan, aynı anda birden fazla primer tümörü olanlar, operasyon sırasında karın için tespit edilen yaygın implantların olması, ameliyat öncesi tanı ve tedavi amaçlı testleri ve tetkikleri hastanemiz hasta takip sistemi vasıtası ile ulaşılamayan, preoperatif ve postoperatif değerlerine erişilemeyen 375 hasta çalışma dışı bırakıldı. Çalışma kapsamına alınan 659 hastanın dosyaları retrospektif olarak incelendi ve yaş, cinsiyet, preoperatif albümin ve hemoglobin değeri, preoperatif kemoterapi ve radyoterapi varlığı, diyabetis mellitus (DM) varlığı, sigara kullanım öyküsü, preoperatif klinik evre, ameliyat notları, postoperatif anastomoz komlikasyonları ve patoloji raporu gibi parametreler değerlendirildi. Propensity skor eşleştirme (PSM) sonrası 47 darlık gelişen ve 141 gelişmeyen olmak üzere toplam 188 hastayla analiz gerçekleştirildi. Bulgular: Çalışmamızda PSM sonrası darlık gelişen 47 hasta ile gelişmeyen 141 hasta karşılaştırıldığında; yaş, cinsiyet, preoperatif albümin ve hemoglobin düzeyleri, sigara kullanımı, diyabet varlığı, klinik evre, patolojik evre, koruyucu ostomi, operasyon türü (açık/laparoskopik/robotik/açığa konverte) ve sirküler boyutu ile darlık gelişimi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Ancak; neoadjuvan radyoterapi ve/veya kemoterapi alan hastalarda, intersfinkterik rezeksiyon uygulananlarda, postoperatif anastomoz kaçağı/fistül gelişenlerde, el ile anastomoz yapılanlarda, alt ve orta rektum lokalizasyonlu tümörlerde ve splenik fleksura mobilizasyonu yapılmayanlarda darlık gelişme oranı anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Çok değişkenli analizde ise en güçlü bağımsız risk faktörleri postoperatif anastomoz kaçağı/fistül varlığı (OR: 5,259; p=0,001) olarak saptanmıştır. Sonuç: Rektum kanseri nedeniyle TME yapılan hastalarda anastomoz darlığı gelişiminde başlıca risk faktörleri; neoadjuvan tedavi, anastomoz kaçağı/fistülü, intersfinkterik rezeksiyon, elle anastomoz, tümörün alt-orta rektum yerleşimi ve yetersiz kolon mobilizasyonudur. Bu risk faktörlerine sahip hastalarda darlık gelişme olasılığı daha yüksek olduğundan, dikkatli cerrahi teknikler uygulanmalı ve postoperatif takip özenle planlanmalıdır. Çalışmamız, bu risk faktörlerini ortaya koyarak literatüre katkı sağlamış, anastomoz darlığını önlemeye yönelik stratejilere ışık tutmuştur. Anahtar Kelimeler: Rektum Kanseri, Total Mezorektal Eksizyon (TME), Kolorektal Anastomoz, Anastomoz Darlığı