Kronik hemodiyaliz hastalarında MIA (malnütrisyon, inflamasyon, ateroskleroz) sendromu ve vasküler kalsifikasyon ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MELİS KURŞUN

Danışman: Gürsel YILDIZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç:  Son Dönem Böbrek Yetmezliği evresinde yer alan hastalarda malnütrisyon, inflamasyon ve ateroskleroz sık görülmekte olup, bu üçlü durum 2000 yılında "Malnütrisyon-İnflamasyon-Ateroskleroz (MIA) Sendromu" olarak tanımlanmıştır. MIA sendromunun bileşenleri, hastaların morbidite ve mortalite risklerini belirgin biçimde artırmakta, özellikle kardiyovasküler olayların patogenezinde önemli rol oynamaktadır. Vasküler kalsifikasyon ise bu süreçte sık karşılaşılan ve kardiyovasküler mortalitenin belirleyicisi olabilen bir bulgudur. Bu çalışmada, hemodiyaliz tedavisi alan hastalarda MIA sendromu bileşenleri ile vasküler kalsifikasyon arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Bu kesitsel çalışmaya, 2024 yılı itibariyle İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Hemodiyaliz Ünitesi'nde rutin hemodiyaliz (HD) tedavisi alan 79 kronik HD hastası dahil edilmiştir. Dahil edilme kriterleri; 18 yaş üstü, malignitesi olmayan son dönem böbrek yetmezliği hastası olmak olarak belirlenmiştir. Hastaların yaş, cinsiyet, diyaliz süresi, günleri ve eşlik eden hastalıkları kaydedilmiştir. Oniki saatlik açlık sonrası alınan rutin kan örneklerinde biyokimyasal, hematolojik, hormonal ve inflamatuvar parametreler değerlendirilmiştir. İncelenen parametreler arasında üre, kreatinin, sedimantasyon, fibrinojen, elektrolitler, albümin, lipid profili, ferritin, CRP, HbA1c, PTH ve vitamin düzeyleri yer almıştır. Hastaların KİMK ölçümleri yapılmıştır. Ayrıca aterom plak varlığı da kayıt altına alınmıştır. Bulgular: Bu çalışmada, HD tedavisi alan 79 hastada malnütrisyon-inflamasyon-ateroskleroz sendromu ile vasküler kalsifikasyon arasındaki ilişki değerlendirildi. Hastalar MİA kriterlerine göre sınıflandırıldı; her üç bileşeni de sağlayan MİA-3 grubunda, a %16,5 hasta yer aldı. Cinsiyet dağılımı benzerdi (p>0,05), ancak MİA grupları arasında yaş, albümin, ESR, karotis intima media kalınlığı, koroner arter hastalığı ve plak varlığı açısından anlamlı farklar saptandı (p<0,05). MİA-3 grubunda albümin düzeyleri en düşük, vasküler belirteçler ise en yüksekti. Bulgular, MİA sendromu bileşenlerinin artmasıyla birlikte vasküler hasarın belirginleştiğini göstermekte ve bu hastalarda kardiyovasküler riske yönelik erken değerlendirme gerekliliğine işaret etmektedir. Sonuç: SDBY hastalarında MİA sendromu bileşenlerinin birlikte bulunması, mortaliteyi artırmakta ve kardiyovasküler komplikasyonlara zemin hazırlamaktadır. Bu nedenle, HD hastalarında malnütrisyon, inflamasyon ve aterosklerozun erken dönemde tanınması ve multidisipliner yaklaşımlarla yönetilmesi, hasta sağkalımını arttırabilir. Anahtar Kelimeler: MİA sendromu, hemodiyaliz, malnütrisyon, inflamasyon, ateroskleroz, vasküler kalsifikasyon, kardiyovasküler risk