Primer glomerüler hastalıkların tanı biyopsilerinde saptanan interstisyel fibrozis şiddeti ile hastalığın seyri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KADİR İNTAŞ
Danışman: Fatma AYERDEN EBİNÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Bu çalışmanın amacı biyopsi ile kanıtlanmış primer glomerülonefritteki interstisyel fibrozis derecesinin biyopsi anındaki hastalık aktivite parametreleri ile ilişkisini değerlendirmektir. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu çalışma Ocak 2014 – Aralık 2021 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji kliniğinde takip edilen primer glomerülonefrit tanısı konmuş hastalar alınarak gerçekleştirildi. Çalışma retrospektif, kesitsel ve tek merkezli olarak planlandı. Hastaların cinsiyeti, biyopsi anındaki yaşları, komorbid hastalıkları (Diyabetes Mellitus, Hipertansiyon, Aterosklerotik Kalp Hastalığı), laboratuvar sonuçları, renal biyopsi bulguları, immünsupresif ve renin anjiotensin sistem blokajı için tedavi alıp almadıkları, renal sağkalımları hasta dosyalarından geriye dönük olarak kaydedildi. BULGULAR: Toplam 176 erişkin Primer Glomerülonefrit tanısı olan hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların %18'inde Membranöz Nefropati, %42'sinde Fokal Segmental Glomerüloskleroz+Minimal Değişiklik Hastalığı, %39'unda İmmünglobulin A Nefropatisi tanıları mevcuttur. Hastaların biyopsi sırasındaki medyan yaş değerleri 48.5 (37-57.75) yıl, medyan izlem süreleri 27.63 (10.40-45.47) aydı. Hastaların %64.2'si erkek, %35.8'i kadındı. Çalışmada yer alan hastalar böbrek biyopsi sonucundaki interstisyel fibrozis derecesine göre yok, hafif, orta ve ağır olarak dört gruba ayrıldı. Gruplar biyopsi anındaki demografik, laboratuvar ve biyopsi verileri açısından karşılaştırıldı. Buna göre laboratuvar bulguları içinden tahmini Glomerüler Filtrasyon Hızı, serum albümin, kreatinin, hemoglobin değerlerinde anlamlı farklılık tespit edildi (sırasıyla; p<0,001; p:0,02; p<0,001; p<0,001; p:0,003). Hastaların başlangıç ve son kontrol değerleri esas alınarak çalışma izlem süresi boyunca oluşan değişim yüzdeleri hesaplandı. Buna göre gruplar arasında, tahmini Glomerüler Filtrasyon Hızı, serum kreatinin ve 24 saatlik proteinüri değişim yüzde farkları istatiksel olarak anlamlı bulundu (sırasıyla p:0,002; p:0,002; p:0,025). Sonuçta fibrozis şiddeti artıkça, tahmini Glomerüler Filtrasyon Hızında azalma, kreatinin ve 24 saatlik proteinüride artış tespit edildi. Kaplan Meier sağkalım eğrisi, yüksek İF grubundaki hastaların hastalık prgoresyonu açısından daha yüksek riske sahip olduğunu göstermiştir (log-rank test p<0,001). Çok değişkenli cox modellerinde yaş, global glomerüloskleroz oranı, renin anjiotensin sistem blokaj ve immünsupresif tedavi kullanımı, tanı anındaki tahmini Glomerüler Filtrasyon Hızı, proteinüri değerleri ile düzeltme yapıldıktan sonra hala interstisyel fibrozis şiddeti hastalık progresyon riski ile ilişkiliydi. Ancak tam remisyon üzerine olan etki istatiksel anlamlılığını kaybetti. SONUÇ: Bu çalışmada 4 ana primer glomerülopati (Minimal Değişiklik Hastalığı, Fokal Segmental Glomerüloskleroz, İmmünglobulin A Nefropatisi, Membranöz Nefropati) varlığında interstisyel fibrozis şiddetinin kronikleşmeyi gösteren biyopsi bulguları ile korele olduğu bulundu. Beraberinde bazal interstisyel fibrozis şiddetinin daha kötü bazal böbrek fonksiyonları ile ilişkili olduğu izlendi. Ayrıca interstisyel fibrozis şiddetinin 4 primer glomerülopati varlığında hastalık progresyonu için bağımsız bir risk faktörü olduğu tespit edildi. Anahtar Kelimeler: Glomerülonefritler, interstisyel fibrozis, böbrek biyopsi