Non-operatif tedavi edilmiş erişkin kalkaneus kırıklarında fonksiyonel sonuçları belirleyen faktörlerin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERT HIDIROĞLU
Danışman: Ali UTKAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çoğu zaman non-operatif tedavilerle başarılı sonuçlar elde edilse de kalkaneus kırıkları ortopedik cerrahi ve klinik sonuçları açısından sorunlu bir kırık grubu olarak değerlendirilmektedir ve tüm dünyada bu kırıkların tedavisi açısından tartışmalar devam etmektedir. Çalışmamızda; non-operatif tedavi edilmiş kalkaneus kırıklı erişkin hastalarda tedavi sonrası kalkaneustaki hacim değişiminin radyolojik olarak ölçümüyle hastaların fonksiyonel sonuçlarının paralellik gösterip göstermediği incelenmiştir. Tarafımızca non-operatif tedavisi yapılmış 46 adet kalkaneus kırıklı erişkin hastanın kırık anındaki ve birinci yıl kontrollerindeki bilgisayarlı tomografi görüntülerinden kalkaneus hacimleri elde edildi ve hacimlerdeki değişim yüzdesi hesaplandı. Hacim değişiminin hastaların AOFAS skoru, Creighton-Nebraska HFA skoru ve Iowa Kalkaneal skoru ile karşılaştırılarak fonksiyonel sonuçlara etkisi olup olmadığı değerlendirildi. Hastalar kırık tiplerine göre sınıflandırıldı. Çalışmaya dahiledilen hastaların; 9'unda Essex-Lopresti Çökme tipi, 3'ünde Essex-Lopresti dil tipi, 5'inde Sanders 1 A, 4'ünde Sanders 1 B, 6'sında Sanders 1 C, 1'inde Sanders 2 A, 6'sında Sanders 1 B, 3'ünde Sanders 2 C, 9'unda vertikal cisim tipi kırık izlendi. Cavalieri metoduyla hastaların kırık anındaki ve birinci yıldaki hacim değerleri bilgisayarlı tomografi görüntüleri vasıtasıyla hesaplandı ve hacim değişim yüzdeleri elde edildi. En yüksek çökme değerleri Sanders tip 2 ve Essex-Lopresti çökme tipi kırıklarda görüldü. Bu yüzdeler hastaların fonksiyonel skorları ile karşılaştırıldı. Negatif yönde kuvvetli bir ilişki görüldü (p<0,05) Kalkaneus kırıklarında non-operatif tedavi sonrası görülen hacim değişiminin, hastaların fonksiyonel sonuçlarını etkileyen faktörlerden olduğu bu çalışmayla ortaya konmuştur. Kalkaneus kırıklarının tedavileri planlanırken yalnızca eklem yüzlerinin anatomik redüksiyonu değil, kalkaneus hacmini korumaya yönelik girişimler, özellikle de hacim değişiminin yüksek oranlarda izlendiği kırık tiplerinde gözönünde bulundurulmalıdır.