Gebelikte antiepileptik ilaç kullanan annelerin 0-1 yaş arası bebeklerinde Bayley III gelişim ölçeği ve Denver II gelişimsel tarama testinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BENGÜ ÖVER
Danışman: Arzu YILMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Epilepsili bireylerin gestasyonel dönemdeki izlem ve yönetimi, klinik açıdan oldukça karmaşık bir süreçtir. Bu hastalar çoğunlukla sağlıklı yenidoğan dünyaya getirse de spontan preterm doğum, intrauterin gelişme geriliği, perinatal mortalite, yapısal doğumsal anomaliler ve nörogelişimsel bozukluklara yönelik riskler, sağlıklı gebeliklere oranla anlamlı derecede artış göstermektedir. Bu çalışmanın amacı; gebeliğinde antiepileptik ilaç kullanan annelerin 0–1 yaş arası bebekleri ile gebeliğinde antiepileptik ilaç kullanmayan annelerin 0-1 yaş arası bebeklerine uygulanan Bayley-III Gelişim Ölçeği ve Denver II Gelişimsel Tarama Testi sonuçlarını karşılaştırarak, intrauterin antiepileptik ilaç maruziyetinin bebeklerin bilişsel, dil ve motor gelişimleri üzerindeki etkisini değerlendirmek ve ayrıca her iki ölçeğin nörogelişimsel izlem sürecine olan katkılarını ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışma, 01.01.2023–01.01.2024 tarihleri arasında SBÜ Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gelişimsel Pediatri Polikliniği'ne başvuran, gebelikte antiepileptik ilaç (AEİ) maruziyeti olan 25 bebek ile maruziyeti olmayan 35 bebekten oluşan toplam 60 bebeği kapsamaktadır. Tüm olguların Bayley-III ve Denver II test sonuçları ile anamnez verileri hastane bilgi sisteminden geriye dönük olarak elde edilmiştir. Örneklem, intrauterin AEİ maruziyetine göre belirlenmiş; 34. gebelik haftasından önce doğan prematüre bebeklerin değerlendirmeleri düzeltilmiş yaşa göre yapılmıştır. Gelişim düzeyini etkileyebilecek faktörleri izlemek amacıyla vaka takip formu oluşturulmuştur. Veriler, SPSS 26.0 programında %95 güven düzeyinde analiz edilmiş; gruplar arası farklar uygun istatistiksel testlerle değerlendirilmiş ve p 0,05). Ancak, eşler arası akrabalık (p=0,04) ve annenin günlük ekran süresi (p=0,02) açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmıştır. Bayley-III alt test puanlarında bilişsel, dil ve motor alanlar bakımından gruplar arasında anlamlı fark izlenmemiştir (p>0,05). Buna karşın, Denver II GTT sonuçlarında kontrol grubunda normal gelişim oranı daha yüksek, hasta grubunda ise şüpheli ve anormal sonuçlar daha yaygın bulunmuş; bu fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0,01). Denver II GTT ile Bayley-III alt testlerinin karşılaştırılmasında, her üç gelişim alanında da GTT sonuçlarına göre anlamlı fark saptanmış, ikili karşılaştırmalarda tüm gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu belirlenmiştir (p<0,001). Bayley-III alt testleri altın standart olarak alındığında, Denver II GTT'nin duyarlılık ve özgüllüğü sırasıyla bilişsel alanda %100,0 ve %79,3; dil alanında %71,4 ve %83,0; motor alanda %100,0 ve %83,6 olarak hesaplanmıştır. Sadece hasta grubuna ait analizde ise bu oranlar bilişsel alanda %100,0 ve %62,5; dil alanında %100,0 ve %75,0; motor alanda %100,0 ve %71,4'tür. Sonuç: Gebelikte AEİ kullanan annelerin bebekleri, intrauterin dönemde nörotoksik etkilere maruz kalma olasılığı nedeniyle nörogelişimsel açıdan risk altında kabul edilmektedir. Gelişimsel bozukluklar her zaman doğum sonrası erken dönemde belirgin olmayabileceğinden, bu bebeklerin bilişsel, dilsel ve motor alanlardaki gelişimlerinin erken çocukluk döneminden itibaren sistematik ve çok boyutlu değerlendirme yöntemleriyle izlenmesi kritik öneme sahiptir. Aynı zamanda, gelişimsel değerlendirme sürecinde kullanılan Denver II GTT pratik bir tarama aracı olarak öne çıkmakta; ancak daha kapsamlı ve tanısal açıdan güçlü olan Bayley-III Gelişim Ölçeği ile birlikte değerlendirilmesi, yanlış pozitiflik olasılığını azaltmak ve daha doğru sonuçlar elde etmek açısından önem arz etmektedir.