< 34 gh altında doğan preterm yenidoğanlarda akut böbrek hasarı sıklığı ve ilişkili risk faktörlerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TUĞÇE ÖZKAN

Danışman: Didem ARMAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

VI. ÖZET AMAÇ: Akut böbrek hasarı (ABH), böbrek fonksiyonlarında ani azalma ile karakterize olup sıvı-elektrolit dengesi, asit-baz homeostazı ve metabolik atıkların eliminasyonunda bozulmaya yol açan klinik bir sendromdur. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde ABH insidansı kullanılan tanım kriterlerine ve hasta popülasyonuna göre değişmekle birlikte %18–30 arasında bildirilmektedir. Bu çalışmada, 34 gebelik haftasının altında doğan prematüre yenidoğanlarda ABH sıklığının KDIGO kriterlerine göre belirlenmesi ve ABH gelişimi ile ilişkili perinatal ve postnatal risk faktörlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamız, retrospektif, tek merkezli ve tanımlayıcı gözlemsel bir araştırma olarak planlandı. Çalışma, Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde gerçekleştirildi. Çalışma kapsamında 01 Ocak 2023 – 31 Aralık 2025 tarihleri arasında yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenen olgular retrospektif olarak değerlendirildi. Çalışmaya 01 Ocak 2023–31 Aralık 2025 tarihleri arasında izlenen, 34 gebelik haftasının altında doğmuş 136 preterm yenidoğan dahil edilmiştir. Hastaların demografik, antenatal, perinatal, klinik, laboratuvar ve tedavi verileri hasta dosyalarından elde edilmiştir. ABH değerlendirmesi KDIGO kriterlerine göre yapılmış ve olgular ABH gelişen ve gelişmeyen hastalar olarak iki gruba ayrılmıştır. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen 136 hastanın ortalama gestasyon yaşı 30,42±2,93 hafta olup, ortalama doğum ağırlığı 1515,99±565,42 gram olarak belirlenmiştir. Ortalama gestasyon yaşı 30,42±2,93 hafta olup, ortalama doğum ağırlığı 1515,99±565,42 gram olarak belirlenmiştir. Çalışmaya dahil edilen 136 hastanın 46'sında (%33,8) KDIGO kriterlerine göre ABH saptanmıştır. ABH gelişen hastaların gestasyon yaşı, doğum ağırlığı, doğum boyu ve doğum baş çevresi değerleri anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (p<0,001). Ayrıca ABH gelişen hastaların 1. ve 5. Dakika APGAR skorlarının anlamlı olarak daha düşük olduğu belirlenmiştir (p < 0,001). Antenatal steroid kullanımı ABH gelişen hastalarda daha düşük bulunurken (p=0,032), maternal hipertansif hastalıklar ABH gelişmeyen grupta daha yüksek oranda görülmüştür (p=0,003). Postnatal takiplerinde ABH gelişen hastalarda invaziv ve non-invaziv mekanik ventilasyon süresi daha uzun (p=0,009, p=0,005); sürfaktan, postnatal steroid ve oksijen gereksinimi daha yüksek bulunmuştur (p<0,001, p<0,001, p<0,001). Patent duktus arteriosus varlığı ABH grubunda anlamlı olarak daha yüksek saptanmıştır (p=0,003). Sepsis sıklığı ABH gelişen hastalarda anlamlı olarak daha yüksek olup (p=0,015), özellikle geç sepsis oranı anlamlı derecede fazladır (p=0,022). Prematüre retinopatisi varlığının ABH gelişen hastalarda anlamlı olarak daha yüksek bulunurken (p=0,002), Evre 3 ROP yalnızca ABH grubunda görülmüştür. Konvülziyon hikayesi, diüretik kullanımı, inotrop desteği, eritrosit süspansiyonu ve taze donmuş plazma transfüzyonu ihtiyacı ABH gelişen hastalarda anlamlı olarak daha yüksek oranlarda saptanmıştır (p<0,001, p=0,023,p<0,001, p<0,001, p<0,001). Mortalite oranı ABH gelişen hastalarda anlamlı olarak daha yüksek saptanmıştır (p=0,016). ABH grubunda 3. ve 7. gün serum kreatinin düzeyleri daha yüksek saptanırken (p<0,001), 2., 3. ve 7. gün enteral beslenme miktarları anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (p<0,001, p<0,001, p=0,003). SONUÇ: Çalışmamızda 34 gebelik haftasının altında doğan prematüre yenidoğanlarda ABH'nin önemli sıklıkta görüldüğü saptanmıştır. ABH gelişen hastaların daha düşük gestasyon haftasına sahip ve klinik açıdan daha ağır seyirli bir hasta grubunu oluşturduğu görülmüştür. Bulgularımız, prematüre yenidoğanlarda ABH'nin yalnızca böbrek fonksiyonlarını etkileyen izole bir durum olmadığını, aynı zamanda artmış morbidite ve mortalite ile birlikte seyreden önemli bir klinik sorun olduğunu göstermektedir. Bu nedenle yüksek riskli prematürelerde böbrek fonksiyonlarının erken dönemden itibaren yakından izlenmesi ve önlenebilir risk faktörlerinin dikkatle yönetilmesi önem taşımaktadır.