Rinoplasti hastalarında piezoelektrik cihazı ile manuel kemik testere ve klasik model osteotom kombine yönteminin peroperatif ve postoperatif karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, KULAK BURUN BOĞAZ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AHMET CAN PARMAKSIZ

Danışman: Melih ÇAYÖNÜ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, rinoplasti operasyonlarında kullanılan iki farklı endonazal osteotomi tekniği olan piezo yöntemi ile manuel testere-osteotom kombinasyonunu karşılaştırmaktır. Karşılaştırma; osteotomi süresi, vital bulgular, intraoperatif kanama ve postoperatif ödem, ekimoz, ağrı gibi parametreler açısından yapılmıştır. Elde edilen veriler, daha az morbidite ile hasta memnuniyetini artırabilecek cerrahi yöntemin belirlenmesine katkı sağlamayı hedeflemektedir. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde rinoplasti geçiren 50 hasta(25 piezo grubu, 25 kombine grup) dahil edilmiştir. Tüm hastalara tek bir cerrah tarafından transvers ve lateral osteotomi uygulanmıştır. Osteotomi süresi kronometre ile ölçülmüş; kanama miktarı cerrah tarafından 0–5 arası puanlanmış ve intraoperatif kan basıncı/nabız gibi vital bulgular kaydedilmiştir. Postoperatif ödem, ekimoz ve ağrı değerleri; 6. saat, 1., 4. ve 7. günlerde görsel analog skala (VAS) ve klinik gözlemle değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmada piezo ve manuel testere-osteotom kombinasyonu kullanılan iki hasta grubu karşılaştırılmıştır. Osteotomi süresi açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır; piezo grubunda ortalama süre 17,32 dakika, kombine grupta ise 18,72 dakika olarak ölçülmüştür. Buna karşın intraoperatif kanama miktarı piezo grubunda anlamlı derecede daha düşük bulunmuştur(p<0,01).Ayrıca vital bulgular değerlendirildiğinde, piezo yöntemi ile opere edilen hastalarda ameliyat sırasındaki sistolik kan basıncının ve nabız değişimlerinin kombine gruba kıyasla daha düşük olduğu belirlenmiştir. Postoperatif ödem açısından, piezo grubunda 4. ve 7. günlerde ödem düzeyleri kombine gruba kıyasla anlamlı şekilde daha düşük bulunmuştur(p=0,01). Postoperatif ağrı düzeyleri her iki grupta da benzer bulunmuş, herhangi bir istatistiksel fark gözlemlenmemiştir. Sonuç: Piezo yöntemi, benzer sürede uygulanabilen, ancak daha az kanama, daha iyi hemodinamik stabilite ve daha hızlı postoperatif iyileşme sağlayan bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Postoperatif ödem ve ekimozda anlamlı azalma sağlarken, ağrı düzeyi açısından iki yöntem arasında fark gözlenmemiştir. Cerrahi stresin ve ek medikasyon ihtiyacının azaltılması piezo yöntemini hasta konforu ve güvenliği açısından üstün kılmaktadır. Bu bağlamda, piezoelektrik osteotomi, uygun hasta grubunda tercih edilebilecek modern ve güvenli bir tekniktir.